Düzce Üniversitesi’nden bir kardiyoloji uzmanı, Kalp Sağlığı Haftası kapsamında kalp ve damar hastalıklarının önlenebilir risk faktörleriyle yakından ilişkili olduğunu belirtti. Uzman, yaşam tarzı değişiklikleri ve düzenli takibin hastalık riskini azaltmada kritik rol oynadığını vurguladı.
Kalp hastalıkları ve risk faktörleri
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Gülşah Aktüre, kalp ve damar hastalıklarının hem dünyada hem de Türkiye’de en önemli sağlık sorunları arasında yer aldığını ifade etti. Koroner arter hastalığı, kalp yetmezliği ve ritim bozukluklarının yaşam kalitesini düşürdüğünü belirten Aktüre, bu rahatsızlıkların ani ve beklenmedik ölümlere de yol açabildiğini söyledi. Hipertansiyon, yüksek kolesterol, sigara kullanımı, diyabet, obezite, hareketsiz yaşam ve aile öyküsünün temel risk faktörleri olduğu vurgulandı.
Yaşam tarzı önerileri
Uzmanlar, kalp sağlığını korumak için yaşam tarzı değişikliklerinin önemine dikkat çekti. Haftada en az 150 dakika yürüyüş veya egzersiz yapılması gerektiği belirtildi. Ayrıca tuz, şeker ve doymuş yağ açısından düşük; sebze ve meyve yönünden zengin bir beslenme düzeninin benimsenmesi önerildi. Sigarayı bırakmanın kalp krizi riskini hızlı şekilde azalttığı ifade edilirken, kilo kontrolü ve düzenli sağlık ölçümlerinin de ihmal edilmemesi gerektiği kaydedildi.
Belirtiler ve erken uyarı işaretleri
Kalp hastalıklarının bazı belirtilerle kendini gösterebileceği aktarıldı. Göğüste baskı, yanma veya ağrı, nefes darlığı, çarpıntı, efor kapasitesinde azalma ile baş dönmesi veya bayılma gibi şikayetlerin önemli uyarı işaretleri olduğu belirtildi. Bu belirtilerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği ifade edildi.
Tedaviye uyumun önemi
Dr. Aktüre, kalp ve damar hastalıklarının tedavisinde ilaç kullanımına düzenli uyumun kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. İlaçların doktor önerisi olmadan kesilmemesi veya değiştirilmemesi gerektiğini belirten Aktüre, özellikle hipertansiyon, ritim bozuklukları, kalp yetmezliği ve koroner arter hastalığında düzensiz kullanımın ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
Hekimle iş birliği
Uzman, hastaların hekimleriyle iş birliği içinde olmalarının kalp sağlığını korumada önemli olduğunu söyledi. Yaşam tarzı değişikliklerine uyum sağlanması, kontrollerin aksatılmaması ve şikayetlerde değişiklik olduğunda hekime başvurulması gerektiği belirtildi. Kalp hastalıklarının büyük bölümünün önlenebilir olduğuna dikkat çekilerek, erken dönemde alınacak önlemlerin yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğu ifade edildi.
Kalp ve damar hastalıkları, uzun yıllardır küresel ölçekte en yaygın sağlık sorunları arasında yer alıyor. Özellikle yaşam tarzı değişiklikleri, obezite ve hareketsizliğin artmasıyla birlikte risk faktörlerinin daha belirgin hale geldiği biliniyor.
Uzman açıklamaları, kalp hastalıklarının büyük bölümünün önlenebilir olduğunu ortaya koyuyor. Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve tıbbi takibin birlikte uygulanması, riskin azaltılmasında temel unsurlar olarak öne çıkıyor.




