Etkinlikte konuşmacı olarak yer alan koleksiyoner ve yazar Tolga Bugakaptan, “Geçmişten Günümüze Türkiye ve İzmir’de Gazoz Tarihi” başlıklı söyleşide, gazozun Osmanlı döneminden günümüze uzanan serüvenini katılımcılarla paylaştı. Söyleşinin moderatörlüğünü EÜ Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Haluk Sağlamtimur üstlendi.
Etkinliğe, Etnografya Müzesi Müdürü Doç. Dr. Dilek Maktal Canko ile koleksiyona ilgi duyan sanatseverler yoğun katılım gösterdi. Bugakaptan, İzmir’in gazoz tarihindeki önemi hakkında yaptığı açıklamada, şehrin sektördeki liderliğini dört temel sebebe bağladı: “İzmir’in gelişmiş liman yapısı, demiryolu ağının varlığı, narenciye bolluğu ve çok kültürlü ticaret hayatı öne çıkaran nedenlerdir. ‘Geçmişten Günümüze İzmir Gazoz Tarihi’ kitabımda da yer alan veriler ışığında, bir dönem İzmir’de 120’den fazla yerel gazoz markası sofraları süslüyordu. Gazoz, sadece bir içecek değil; Türkiye’nin toplumsal belleği, endüstriyel tasarımı ve yerel kültürünün ayrılmaz bir parçasıdır. Gazoz bizim için en masum iddia aracıydı. Gazozuna maç yapar, kaybeden takıma 'gazoz ağacı' derdik. Çay bahçelerinde 'bir gazoz, iki pipet' demek bir sevda ilanıydı. Hamam çıkışlarının vazgeçilmezi, açık hava sinemalarının neşesiydi.”
Bugakaptan, gazozun geçmişte sadece bir içecek olarak değil, mimari malzeme olarak da kullanıldığını gösterdi. Kütahya’dan getirdiği bir kerpiç örneğini katılımcılara sunarak, “Eskiden sıvanın tutması için duvarlara tersten gazoz kapakları çakılırdı. Bu durum gazozun hayatın her alanındaki varlığını kanıtlıyor” ifadelerini kullandı.
13 yıllık tutku: 1500 parçalık koleksiyon
2011 yılından bu yana gazoz şişesi, kapak, açacak ve efemera toplayan Bugakaptan, yaklaşık 1500 parçadan oluşan koleksiyonunu “istifçilikten” ayıran en önemli farkın, objelerin taşıdığı hikâyeleri bilmek ve paylaşmak olduğunu söyledi. Koleksiyonunu gelecek nesillere aktarmayı amaçladığını vurgulayan Bugakaptan, “Misyonum, gazozu sadece bir içecek olarak değil, toplumsal belleğin bir parçası olarak gelecek nesillere aktarmaktır” dedi.
Söyleşi sonunda Doç. Dr. Dilek Maktal Canko ve Prof. Dr. Haluk Sağlamtimur, Bugakaptan’a “Teşekkür Belgesi” takdim etti. Katılımcılar ayrıca, Bugakaptan’ın koleksiyonundaki parçaları yakından inceleme fırsatı buldu.




