Küresel trendlerin şekillendiği şehirlerin başında gelen Los Angeles, gastronomiden otelciliğe, lüks yaşam anlayışından tasarıma kadar pek çok alanda yeni standartların belirlendiği bir merkez olmayı sürdürüyor. Türk misafirperverliğini Amerika’nın sistematik ve ölçeklenebilir otelcilik yapısıyla buluşturan Orçun Türkay’ın Los Angeles’taki yolculuğu, Elif Zorlu Tapan’ın kaleme aldığı özel röportajla MAG’in Ocak sayısında yer aldı.

Los Angeles’ta yer alan Delphi Hotel’in Genel Müdürü olan Orçun Türkay, 1950’lerin kurumsal modernizmini yansıtan tarihî bir yapıyı ve otelin terasında bulunan ÜCA restoranını kapsamlı bir yatırımla yeniden hayata geçirdi. Yenilenen mekân, kısa sürede şehrin en dikkat çeken rooftop adreslerinden biri hâline geldi. Röportajda Türkay, son derece rekabetçi ABD pazarında Türkiye’den taşıdığı sezgisel, sıcak ve insan odaklı hizmet anlayışını, Amerika’nın disiplinli operasyonel yapısıyla nasıl birleştirdiğini anlattı.

Elif Zorlu Tapan’ın MAG okurlarıyla paylaştığı söyleşide; Türkay’ın Türkiye’de başlayan ve East Coast üzerinden Los Angeles’a uzanan kariyer serüveni, Amerikan otelcilik sisteminin işleyişi ve iki ülke arasındaki misafir beklentilerindeki farklılıklar ayrıntılı biçimde ele alındı. Türkay, Türkiye’de misafirperverliğin bir meslekten öte bir yaşam kültürü olduğunu vurgularken, Amerika’da daha kişiselleştirilmiş ancak daha az temaslı bir hizmet anlayışının öne çıktığını ifade etti.
ÜCA’nın Los Angeles’ın ikonik mekânları arasında hızla yer edinmesinin arkasındaki unsurlara da değinen Türkay, bir mekânı rakiplerinden ayıranın gösteriş değil, güçlü bir kimlik ve tutarlı bir hikâye olduğunu belirtti. Tasarım dili, müzik seçimi, servis anlayışı ve mutfağın aynı vizyonu yansıtmasının, misafirlerde aidiyet duygusu yarattığını dile getirdi.

Röportajda ayrıca Los Angeles’ın küresel trendleri belirleyen yapısı, kentin gastronomi sahnesi, otelcilik sektöründeki güncel eğilimler ve Airbnb sonrası dönemde otellerin değişen rolü de ele alındı. Türkay, otellerin artık yalnızca konaklama alanları olmaktan çıkarak sosyal ve kültürel buluşma noktalarına dönüştüğüne dikkat çekti.
Geleceğin lüks anlayışını “daha sessiz, daha kişisel ve daha rafine” sözleriyle tanımlayan Orçun Türkay, gösterişli deneyimlerin yerini zahmetsiz, özel ve samimi detayların aldığı yeni bir döneme girildiğini vurguladı. 1950’lerin ikonik bir yapısını yönetmenin karar alma süreçlerine etkisini de anlatan Türkay, geçmişe saygı duyan ancak geleceği cesurca inşa eden bir vizyonla hareket ettiğini ifade etti.

Elif Zorlu Tapan imzası taşıyan bu özel röportaj, Los Angeles odağında küresel otelcilik trendlerini, Türk misafirperverliğinin uluslararası alandaki gücünü ve lüks kavramının geçirdiği dönüşümü MAG Ocak sayısında mercek altına alıyor.




