Bu çerçevede, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik’te yapılan değişiklik, yılın başında Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti. Düzenlemenin üzerinden yaklaşık bir yıl geçerken, sektörde “Ne değişti, ne düzeldi?” soruları yeniden tartışılmaya başlandı.
Yeni yönetmelik, estetik uygulamaların kimler tarafından, hangi koşullarda ve hangi yetkinlik çerçevesinde yapılabileceğini daha net hale getirmeyi amaçlıyor. Ancak düzenlemenin yeterliliği ve sahadaki etkileri hâlâ sektörün en çok konuşulan başlıkları arasında yer alıyor.
Uygulamalar hekimlik çatısı altında toplanıyor

Yönetmelik öncesinde; gerekli fiziki koşulların ve asgari tıbbi donanımın sağlanması halinde estetik işlemler, dermatoloji uzmanları, plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanları ile medikal estetik sertifikasına sahip hekimler tarafından yapılabiliyordu. Yeni düzenlemeyle birlikte, tıp eğitimi müfredatı uygun olan ya da onaylı sertifikalı programlarla yetkinlik kazanan tüm hekimlerin, ruhsatlı sağlık kuruluşlarında estetik uygulamalar yapabilmesinin önü açıldı.
Bu adımın temel hedefi; uygulamaların kayıt altına alınması, denetimlerin güçlendirilmesi ve estetik işlemlerin hekimlik mesleği sınırları içinde tutulması olarak öne çıkıyor.
Cerrahi ve cerrahi dışı estetikte yetki sınırları netleşti
Yönetmelik, estetik uygulamalarda yetki alanlarını da açık biçimde tanımlıyor. Buna göre estetik ameliyatlar, ülke genelinde yalnızca plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanları tarafından yapılmaya devam ediyor. Botoks, dolgu ve benzeri cerrahi dışı medikal estetik işlemler ise, ilgili sertifikalara sahip hekimler tarafından ve yalnızca ruhsatlı, denetime açık sağlık kuruluşlarında uygulanabiliyor.
Bu ayrımın, hem hasta güvenliği hem de mesleki sorumluluklar açısından önemli bir çerçeve oluşturduğu belirtiliyor.
“Düzenleme önemli bir adım ama yeterli değil”
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sağlık Bakanlığı sertifikalı ve uluslararası akreditasyonlara sahip medikal estetik ve kozmetoloji hekimi Dr. Hasan Silav, düzenlemenin sektörü disipline etme açısından önemli bir eşik olduğunu ancak tek başına yeterli olmayacağını vurguladı.
Dr. Silav, yapılan değişikliğin estetik işlemlerin hekimlerin sorumluluğunda olduğunu netleştirdiğini belirterek, “Uzun süredir ihtiyaç duyulan bir çerçeve oluşturulmaya çalışılıyor. Ancak bu adımın etkili olabilmesi için, kötü niyetli ve sistem dışı yapıların önüne geçecek daha caydırıcı yaptırımların da hayata geçirilmesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Ruhsatsız ve denetimsiz yapılanmaların sektör açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirten Silav, bu tür yapıların kalıcı biçimde sistem dışına çıkarılmasının hayati önem taşıdığını dile getirdi.
Sağlık turizmi için güven vurgusu
Yapılan düzenlemelerin yalnızca iç pazarı değil, Türkiye’nin sağlık turizmi alanındaki uluslararası konumunu da doğrudan etkilediğine dikkat çekiliyor. Dr. Silav, güçlü bir denetim ve güven ortamının oluşturulmasının, yurt dışında Türkiye hakkında yürütülen olumsuz algıların önüne geçebileceğini ifade etti.
Devletin bu süreçte yalnızca düzenleme yapmakla kalmayıp, denetim mekanizmalarını ve kalite kontrol sistemlerini uluslararası kamuoyuna doğru şekilde anlatmasının önemine vurgu yapan Silav, bu yaklaşımın Türkiye’nin sağlık turizmindeki marka değerini artıracağını söyledi.
Merdiven altı uygulamalara açık uyarı
Ruhsatsız estetik uygulamalara karşı da net bir uyarıda bulunan Dr. Hasan Silav, kuaför salonları, ev ortamları ve yetkisiz mekânlarda yapılan işlemlerin ciddi sağlık riskleri barındırdığına dikkat çekti. Sosyal medyada “kampanya”, “indirim”, “paket fiyat” gibi ifadelerle yapılan paylaşımların, denetime tabi bir sağlık kuruluşunun iletişim diliyle bağdaşmadığını vurguladı.
Bu tür içeriklerle karşılaşan kişilerin yalnızca uzak durmakla yetinmeyip, ilgili kurumlara bildirimde bulunmasının toplum sağlığı açısından önem taşıdığı ifade ediliyor.
Dr. Hasan Silav kimdir?
Dr. Hasan Silav, medikal estetik ve kozmetoloji alanında ileri seviye uygulamalar gerçekleştiren, özellikle ileri seviye medikal estetik ve ip askı işlemleri üzerine çalışan bir hekimdir. Sağlık Bakanlığı sertifikaları ve uluslararası akreditasyonlara sahip olan Silav, mesleki çalışmalarını İzmir’deki kliniğinde sürdürmektedir.



