Meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çeken uzmanlar, memede ortaya çıkan değişikliklerin ve düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor.
Ekim ayında meme kanserine dikkat çekiliyor
Dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri, genç yaşlarda da daha fazla gündeme geliyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de her yıl yaklaşık 27 bin kadına meme kanseri tanısı konuluyor.

Meme kanserinde erken tanıya dikkat çekmek amacıyla her yıl ekim ayında farkındalık çalışmaları yürütülüyor. Acıbadem Sağlık Grubu da Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında bu yıl “Seven fark eder” mesajıyla bir farkındalık kampanyası başlattı.
Kampanyada sevmenin; fark etmek, önemsemek ve harekete geçmek anlamına geldiğine dikkat çekiliyor. Kadınlara kendi sağlıklarının yanı sıra sevdiklerinin sağlığına da önem vermeleri, meme sağlığı konusunda farkındalıklarını artırmaları ve düzenli kontrollerini aksatmamaları hatırlatılıyor.
“Şikayetim yok” düşüncesine dikkat
Meme kanserinde temel hedefin, hastalık henüz belirti vermeden erken evrede tanı konulması ve tedaviye başlanması olduğunu belirten Acıbadem Ataşehir Meme Merkezi Sorumlusu, Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Çakmakçı, düzenli kontrollerin önemine dikkat çekiyor.
“Benim hiçbir şikayetim yok’ düşüncesi, erken tanı ve erken tedavi şansını engellemektedir. Bu nedenle düzenli kontrolleri yaptırmak gerekir” diyor.
Gelişen görüntüleme yöntemlerinin meme kanserinin daha erken dönemde tespit edilmesine katkı sağladığını belirten Prof. Dr. Çakmakçı; fazla kilo, menopoz sonrası obezite, fiziksel aktivite azlığı, sigara, alkol kullanımı ve bazı hormonal tedavilerin de meme kanseri riskini artırdığını ifade ediyor.
Memede yeni ortaya çıkan kitle
Meme kanserinin en bilinen belirtilerinden biri memede daha önce bulunmayan bir kitlenin fark edilmesi. Özellikle sert, düzensiz ya da zaman içinde büyüyen oluşumların değerlendirilmesi gerekiyor.
Bununla birlikte her meme kitlesinin kanser olmadığına dikkat çekiliyor. Kist, fibroadenom ve diğer iyi huylu meme hastalıkları da kitle oluşumuna neden olabiliyor.
Prof. Dr. Metin Çakmakçı, “30 yaşındaki bir kadının memesinde saptanan kitle yüzde 90 olasılıkla iyi huylu, yüzde 10 olasılıkla kötü huylu iken, 60 yaşında bu oran yüzde 50-50 olur. Tüm yaş grupları birlikte düşünüldüğünde meme kitlelerinin yüzde 80’i iyi huyludur, yüzde 20’si kanserdir” diyor.
Meme şeklinde veya büyüklüğünde değişiklik
Memelerin birbirinden bir miktar farklı olması normal kabul ediliyor. Ancak daha önce olmayan belirgin büyüme, küçülme, şekil değişikliği veya asimetri ortaya çıkması durumunda dikkatli olunması gerekiyor.
Özellikle kısa sürede gelişen ya da zaman içinde belirginleşen değişikliklerin meme muayenesi ve gerekli görüntüleme yöntemleriyle değerlendirilmesi önem taşıyor.
Deride çökme ve çekilme
Meme derisinde sonradan ortaya çıkan çöküntü, içeri doğru çekilme, kalınlaşma, şişlik veya portakal kabuğunu andıran görünüm de dikkate alınması gereken değişiklikler arasında yer alıyor.
Bu bulgular, tümörün deri altındaki dokuları çekmesi veya meme dokusunda meydana gelen değişiklikler nedeniyle ortaya çıkabiliyor.
Meme başındaki değişiklikler
Meme başının daha önce normal olan konumundan içeri doğru çekilmesi, yön değiştirmesi veya çevresinde yeni bir değişiklik oluşması da değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında bulunuyor.
Özellikle tek taraflı ve yeni gelişen meme başı değişikliklerinde hekim değerlendirmesinin geciktirilmemesi önem taşıyor.
Kendiliğinden gelen akıntıya dikkat
Emzirme dönemi dışında meme başından kendiliğinden gelen akıntı da dikkate alınması gereken bulgulardan biri. Özellikle kanlı ve memeyi sıkıştırmadan ortaya çıkan akıntının değerlendirilmesi gerekiyor.
Meme başı akıntısının farklı nedenleri olabileceği ve her akıntının kanser anlamına gelmediği belirtiliyor. Ancak özellikle tek memeden kendiliğinden gelen akıntının ihmal edilmemesi gerekiyor.
Kızarıklık ve deri değişiklikleri
Meme derisinde yeni gelişen kızarıklık, pullanma, tahriş, kalınlaşma, kabuklanma veya meme başı çevresindeki geçmeyen değişiklikler de meme kanserinin belirtileri arasında sayılıyor.
Bu tür bulgular enfeksiyon veya dermatolojik hastalıklar nedeniyle de oluşabiliyor. Ancak özellikle tedaviye rağmen düzelmeyen, tek taraflı ve yeni gelişen değişikliklerde meme kanseri olasılığının da değerlendirilmesi gerekiyor.
Koltuk altında şişlik
Koltuk altında veya köprücük kemiği çevresinde yeni ortaya çıkan şişlik ya da ele gelen lenf bezi de meme kanserinde görülebilen bulgular arasında yer alıyor.
Bu tür şişliklerin enfeksiyonlar başta olmak üzere farklı nedenleri bulunabiliyor. Ancak açıklanamayan, geçmeyen veya giderek büyüyen şişliklerin, memedeki diğer değişikliklerle birlikte değerlendirilmesi önem taşıyor.
Belirtiyi beklemeyin! Erken tanı için dikkat!
Meme kanseri taraması ve kontrol programının; kişinin yaşı, aile öyküsü, genetik riskleri, meme yapısı ve diğer risk faktörleri dikkate alınarak kişiye özel planlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Metin Çakmakçı sözlerine şöyle devam ediyor:
“Özellikle ailesinde meme veya yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların risk değerlendirmesini daha erken yaptırmaları önem taşır. Unutulmamalıdır ki; erken tanı, meme kanserinin tedavi başarısını artıran en önemli faktörlerden biridir. 40 yaş altındaki kadınların meme kanseri risk grubunda olmaları durumunda düzenli olarak ultrasonografi ve MR kullanılarak doktor kontrolü çok önemlidir. 40 yaş sonrası ise her yıl ultrasonografi ve mamografi yaptırmaları, erken tanı şansını artırır. Bu nedenle Ekim ayının mesajı yalnızca ‘meme kanserinin farkında olmak’ değil; kendi sağlığımızın sorumluluğunu almak, düzenli kontrollerimizi aksatmamak ve mememizde yeni bir değişiklik fark ettiğimizde zaman kaybetmeden hekime başvurmaktır.”



