29 Eylül Dünya Kalp Günü kapsamında kalp kapağı hastalıklarına dikkat çeken Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Taşar, hastalığın belirtilerini ve kalp kapaklarına zarar verebilen alışkanlıkları anlattı.
Kalp kapağı hastalıkları günümüzde daha sık görülürken, kalp kapağı değişimine duyulan ihtiyaç da yalnızca ileri yaşlarla sınırlı kalmıyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Taşar, yaşam süresinin uzaması ve yaşlı nüfusun artmasının yanı sıra modern yaşamla birlikte ortaya çıkan bazı alışkanlıkların da kalp kapağı hastalıklarının görülme sıklığında etkili olduğunu belirtiyor.
Doç. Dr. Onur Taşar, “Dünya genelinde ve ülkemizde kalp kapağı hastalıklarının görülme sıklığının artmasında en temel faktörler, modern tıp teknolojileri sayesinde yaşam süresinin uzaması ve yaşlı nüfusun artmasının yanı sıra modern yaşamın getirdiği bazı zararlı alışkanlıklardır. Bu zararlı alışkanlıklar kalp kapaklarının yapısını doğrudan olumsuz etkilemektedir” diyor.
Nefes darlığı ve çabuk yorulmaya dikkat
Kalp kapağı hastalıklarında görülebilen belirtiler arasında özellikle yürürken, merdiven çıkarken veya fiziksel aktivite sırasında ortaya çıkan ve dinlenmeyle geçen nefes darlığı öne çıkıyor.
Çabuk yorulma, halsizlik, kalp çarpıntısı, fiziksel aktivite sırasında ortaya çıkan ve dinlenmekle geçen göğüs ağrısı, baş dönmesi, bayılma ve bacaklarda ödem de hastalığın belirtileri arasında yer alıyor.
Doç. Dr. Taşar, bu tür şikayetleri bulunan kişilerin kardiyoloji uzmanına başvurması gerektiğini vurguluyor.
Kalp kapaklarına zarar verebilen 6 alışkanlık
Doç. Dr. Onur Taşar, kalp kapaklarının yapısını olumsuz etkileyebilen 6 hatalı alışkanlığı şöyle sıralıyor:

Sigara: Damar duvarlarına zarar vererek kireçlenmeyi hızlandırıyor. Özellikle aort kapağının daralması ve sertleşmesinde önemli bir tetikleyici olarak belirtiliyor.
Yetersiz ağız ve diş hijyeni: Düzenli fırçalanmayan dişler ve diş eti enfeksiyonları bakterilerin kana karışmasına neden olabiliyor. Bu bakteriler kalp kapakçıklarına yapışarak enfektif endokardite, yani kalp kapağı iltihabına yol açabiliyor.
Kötü beslenme ve yüksek kolesterol: Doymuş yağ ve işlenmiş gıdalardan zengin beslenmenin, damarlarda olduğu gibi kalp kapaklarında da yağ birikimine ve erken kireçlenmeye yol açabildiği belirtiliyor.
Hareketsiz yaşam: Düzenli egzersiz yapılmaması obezite, diyabet ve yüksek tansiyona zemin hazırlayabiliyor. Bu kronik hastalıklar ise kalp kapaklarına binen mekanik yükü ve stresi artırarak yapılarını bozabiliyor.
Boğaz enfeksiyonlarını ihmal etmek: Özellikle çocukluk ve gençlik döneminde görülen beta mikrobu (A grubu streptokok) enfeksiyonlarının hekim kontrolünde antibiyotikle tedavi edilmemesi, ilerleyen yıllarda romatizmal kalp kapağı hastalığına dönüşebiliyor.
Aşırı tuz tüketimi: Yüksek tansiyona neden olabiliyor. Kontrolsüz yüksek tansiyonun sol karıncık içindeki basıncı artırarak aort ve mitral kapağı sürekli zorladığı, bunun da erken yıpranma ve kaçaklara yol açabildiği belirtiliyor.
Kalp kapağı tedavisinde ameliyatsız seçenekler
Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Taşar, açık kalp ameliyatına alternatif olarak günümüzde göğüs kafesi açılmadan ve genellikle kasık damarlarından girilerek uygulanan modern tedavi yöntemlerinin bulunduğunu belirtiyor.
Bu yöntemlerin hastalara düşük komplikasyon riski, konforlu bir süreç ve hızlı iyileşme imkanı sağladığını ifade eden Doç. Dr. Taşar, işlem sonrasında hastaların genellikle tedbir amacıyla bir-iki gece gözlem altında tutulduğunu ve ikinci veya üçüncü gün yürüyerek taburcu olabildiğini aktarıyor.
Açık ameliyatlardaki gibi aylarca sırtüstü yatma veya korse takma zorunluluğu bulunmadığını belirten Doç. Dr. Taşar, evde geçirilen bir-iki haftalık iyileşme döneminde kişilerin kişisel ihtiyaçlarını rahatça karşılayabildiğini, ancak bu süreçte doktorun önerilerine uyulması gerektiğini vurguluyor.
Kalp kapağı tedavisinde kullanılan girişimsel yöntemler
Doç. Dr. Onur Taşar, kalp kapağı hastalıklarında uygulanan girişimsel tedavi yöntemlerini şöyle açıklıyor:
TAVI: Kasık atardamarından girilerek daralmış aort kapağına biyoprotez kapak yerleştirilmesi.
MitraClip: Ciddi mitral kapak yetmezliğinde kasık toplardamarından girilerek kapakçıkların klipsle birbirine tutturulması.
TMVR (Transkateter Mitral Kapak Replasmanı): Mitral kapağın kateterle değiştirilmesi. Daha önce biyolojik kapak takılmış hastalarda yeni kapağın eski kapağın içine yerleştirilmesi şeklinde uygulanabiliyor.
Balon Valvüloplasti: Daralmış kapağın, özellikle mitral kapağın, kasıktan gönderilen balonun şişirilmesiyle genişletilmesi.
Transkateter Bicaval Kapak Replasmanı (Tricvalve): İleri derecede triküspit kapak yetmezliğinde, üst ve alt ana toplardamarların kalbe girişine biyoprotez kapak yerleştirilmesi.
TriClip: Ciddi triküspit kapak yetmezliğinde kasık toplardamarından girilerek kapakçıkların bir mandal yardımıyla birbirine tutturulması.





