Kahramanmaraş’ta 9 öğrenci ve 1 öğretmenin hayatını kaybettiği okul saldırısına ilişkin davanın ilk duruşması Kahramanmaraş 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı.
Duruşmaya, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Okul Araştırma Komisyonu Sözcüsü ve AK Parti İstanbul Milletvekili İsa Mesih Şahin ile komisyon üyesi AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili İrfan Karatutlu da katıldı.

Duruşma devam ederken Şahin ve Karatutlu, hayatını kaybedenlerin aileleriyle birlikte Kahramanmaraş Adliyesi önünde açıklama yaptı.

“Verilecek karar emsal niteliğinde olmalı”
TBMM Okul Araştırma Komisyonu Sözcüsü İsa Mesih Şahin, yaşanan olayın yalnızca Kahramanmaraş’ı değil, Türkiye’nin tamamını etkileyen büyük bir travma olduğunu belirtti.

Komisyondaki çalışmaların son aşamaya geldiğini ve rapor yazım sürecine geçildiğini ifade eden Şahin, hazırlanacak raporun Türkiye açısından tavsiye niteliği taşıyacağını söyledi.
İlk duruşmada ailelerin yanında olmak ve davayı takip etmek için Kahramanmaraş’a geldiklerini belirten Şahin, aileleri savunan avukatlara da teşekkür etti.
Şahin, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Burada mesele sadece verilecek bir ceza değil, mesele Türkiye'de benzer olayların yaşanmaması adına verilecek kararın emsal niteliğinde olmasıdır. Biz buradaki kararı önemsiyoruz. Dosyaya baktığımızda aynı evde yaşayan insanların bir birine nasıl yabancı olduğunu görüyoruz. Bir evde öbür odada bir çocuk saldırı planlıyor, bunun krokilerini çiziyor ve dünyanın farklı yerlerinde okul saldırılarını telefonuna kaydediyor. Ama hemen yanı başındaki odadaki ailesi bu olaydan haberleri yok gerçekten çok vahim bir tablo var ortada”
“Çocuklarımızı aile kurallarına uygun yetiştirmemiz gerekiyor”
Aile kurallarının önemine dikkat çeken Avukat Zeki Arıtürk de davada verilecek kararın emsal niteliği taşıması gerektiğini söyledi.
Arıtürk, yaşanan olayda farklı aile koşullarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Bir tarafta pazarcılık yaparak çocuğunu eğitimine katkı sağlamaya çalışan Tuğba Sancak, diğer tarafta ise 1. sınıf emniyet müdürü baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin canavarca hislerle büyüttüğü ve katil olan 9 çocuğumuzu ve 1 hocamızı şehit eden bir insandan bahsediyoruz. Bu olay Türk - İslam tarihinde eşi benzeri olmamış bir olaydır. Bu olayda ne karar verilirse verilsin emsal bir karar olmalıdır. Nihayetinde buradaki çocuğun yazışmalarında bu işin anbean hazırlandığı ve bir süreç içinde ailesinin sorumsuz davranışlarının neticesinde bu menfur olayını gerçekleşmesidir. Hepimize burada bir ders düşüyor çocuklarımıza bu dijital çağda dijital vicdanların olmadığını bir kez daha bizlere hatırlatıyor. Aile kurallarına ve bizim kendi yapımıza uygun yetiştirmemiz gerekiyor”
“Anne ve baba olası kasttan yargılanmalı”
Saldırıda hayatını kaybeden Ayla öğretmenin eşi Ramazan Kara ise saldırganın ailesine yönelik önemli iddialarda bulundu.
Kara, saldırganın babasının oğlu hakkında suç duyurusunda bulunmasının kendisine yöneltilen suçlamaları engellemeye yönelik olduğunu düşündüğünü belirterek, savunmalarda herkesin bazı durumları bildiğini ancak anne ve babanın bunlardan haberdar olmadığını ileri sürdü.
Kara, anne ve babanın eğitim ve meslek geçmişlerine de dikkat çekerek şunları söyledi:
“Saldırganın babası oğlu hakkında suç duyurusunda bulunarak kendinin üzerine atılan suçları engellemeye çalıştığını düşünüyorum. Ve bu saate kadar yapılan savunmalarda gördüm ki herkes biliyor. Sadece anne baba bilmiyor. Ama bakıyorsunuz, anne eğitimci edebiyat öğretmeni, babası 1. sınıf emniyet müdürü. İnsanın gözünden nasıl biri olduğunu anlayacak durumda. Sırf okulda değil, Erasmus'a gidiyor, orada sorun çıkıyor. Kimse bir şey yapamıyor. Mersin'de yazlıkta şikayet ediyorlar, kimse bir şey yapamıyor. O sınıftaki durumunu öğrenebilmek için video kaydı aldığını ve videoda garip garip hareketler yaptığını herkes görüyor ama bir anneyle baba görmüyor.”
“İçinde 6-7 tane silah ve şarjör olan çantayı nasıl fark etmiyor?”
Kara, saldırı günü yaşananlara ilişkin değerlendirmesinde, saldırganın yanında silahlarla bulunduğunu ve çevresindeki kişilerin bazı ayrıntıları fark ettiğini ifade etti.
Kara, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu olayda giderken katliam yapmaya giderken içeride 4-5 kişi var. Bu silahları hiçbiri görmüyor. Kantindeki, asansördeki kadın, ‘çanta yamuk duruyor’ diyor. Orada annesi nasıl bunu fark etmiyor? İçinde bir tane kitabın olması gerekirken içinde 6-7 tane silah ve şarjörün olduğu bir şeyi nasıl fark etmiyor? Göz ardı mı ediyor? Bunların araştırılması konusunda taleplerimiz oldu. Bana göre birinci derece anne ve baba sorumlu bu kadar olaya kayıtsız kalıyorlar ve bu olayın gerçekleşmesine vesile oluyorlar. İkisinin de olası kasttan yargılanması için taleplerimiz oldu”
Açıklamaların ardından hayatını kaybedenlerin aileleri yeniden duruşma salonuna geçti. Dava, Kahramanmaraş 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti.





