Matematik soyut, mantıksal ve kurallı; sanat ise sezgisel, duygusal ve özgür olarak tanımlanır. Oysa bu ayrım, hem tarihsel hem de kavramsal açıdan yüzeyseldir. Pythagoras’tan bu yana müzikteki oranlar, Rönesans resimlerinde altın oran, mimaride simetri gibi pek çok örnek, matematiğin sanatın dokusuna ne kadar derinden yerleştiğini göstermektedir. Bu örnekler matematiksel yapıların yalnızca bilimsel düşünmenin değil, aynı zamanda estetik uyum arayışının da temeli olduğunu gösterir.

Şerife Bacı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi | FİDANLAR GELECEĞE NEFES OLDU
Şerife Bacı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi | FİDANLAR GELECEĞE NEFES OLDU
İçeriği Görüntüle

Sanatla matematik arasındaki bu ilişkiyi fark etmek benim için kişisel bir deneyimle başladı. Ben de yıllarca matematiği teknik bir uğraş, sanatı ise “yapamadığım” bir alan olarak gördüm. Alüminyum rölyef kabartma sanatıyla tanıştığımda bu düşüncenin ne kadar sınırlayıcı olduğunu anladım. Bir desenin derinliğini belirleyen oranlar, kabartma işleminin aşamaları, yüzeydeki tekrar eden motiflerin oluşturduğu simetri… Bunların hepsi matematiksel düşünmenin sanatın içinde doğal bir şekilde var olduğunu gösteriyordu. Bir başka deyişle, “sanat sezgiyle başlıyor, ama matematiksel düzenle anlam kazanıyordu.”

Bu iç içelik, yalnızca görsel sanatlarda değil; müzikte ritim- doku yapılarında, edebiyatta biçimsel kurgularda, mimaride geometrik düzenlemelerde ve sinemada kadraj matematiğinde de belirgindir. Matematik ile sanat aynı boyut üzerinde, ancak farklı konumlarda duran iki disiplindir. G. H. Hardy’nin bir sözünde belirttiği gibi, “Matematikçi, ressam ve şair gibi ‘güzel biçim’ yapıcısıdır. Matematiğin güzelliği, soyut düşüncelerin uyumlu bir bütün hâline gelmesinde saklıdır.”
Eğitim açısından bakıldığında da disiplinler arası bu ilişki büyük bir potansiyel taşır. Sanatla desteklenen matematik öğretimi, öğrencilerin kavramları görselleştirmesine, soyut düşünceleri somutlaştırmasına ve öğrenmeye daha yüksek motivasyonla katılmasına yardımcı olur. Aynı zamanda sezgiyi, yaratıcılığı ve problem çözme becerilerini de geliştirir. Matematik yalnızca “doğru cevabı bulmak” değil; bir yapıyı anlamak, tasarlamak ve yeniden kurmaktır. Bu yönüyle sanatla ortak bir dil konuşur. Sonuç olarak matematik ve sanat, birbirine zıt değil; birbirini besleyen, tamamlayan ve zenginleştiren iki alandır. Matematik, sanatın görünmez iskeletini oluştururken; sanat, matematiğin soyut dünyasını yaşamın içine taşır. Bu iki disiplin arasında köprü kurmak, hem öğrenme süreçlerini hem de dünyayı algılama biçimimizi dönüştürecektir

Kaynak: HABER MERKEZİ