Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Çocuk Diş Hekimi Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, çocuklarda parmak emme, emzik kullanma ve benzeri alışkanlıkların ağız ve diş sağlığı üzerindeki etkilerini anlattı. Koçan, alışkanlıkların yalnızca yaşa göre değil, süresi, sıklığı ve yoğunluğuna göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Emme alışkanlıklarında 3 yaş uyarısı
Emzik, biberon ve parmak emmenin bebeklik döneminde doğal davranışlar olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Koçan, bu alışkanlıkların ne kadar süre devam ettiğinin ve ne sıklıkta tekrarlandığının önemli olduğunu söyledi.
Uzun süre ve yoğun şekilde sürdürülen emme alışkanlıklarının dişlerin konumunu ve çene gelişimini etkileyebileceğine dikkat çeken Koçan, bu davranışların 3 yaş civarında bırakılması gerektiğini belirtti. Ancak yalnızca yaşın dikkate alınmasının yeterli olmadığını vurgulayan Koçan, çocuğun alışkanlığı ne kadar yoğun sürdürdüğünün ve ağız yapısında değişiklik olup olmadığının da değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Süt dişlerini ihmal etmek kalıcı dişleri etkileyebilir
Süt dişlerinin nasıl olsa değişeceği düşüncesiyle gerekli kontrollerin ve tedavilerin ihmal edilmesinin yanlış olduğunu belirten Koçan, bu dişlerin çocukların büyüme ve gelişim sürecinde önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.
Çocukların 11-12 yaşına kadar çiğneme fonksiyonlarının büyük bölümünü süt dişleriyle gerçekleştirdiğini hatırlatan Koçan, süt dişlerindeki çürüklerin beslenmeyi olumsuz etkileyebileceğini söyledi.
Koçan, süt dişlerinin sağlıklı olmasının beslenme, konuşma, çiğneme ve ağız gelişimi açısından önemli olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Dolayısıyla bu dönemde süt dişlerindeki çürükler beslenmeyi bozabilir. Süt dişlerinin sağlıklı olması; çocuğun beslenmesi, konuşması, çiğnemesi ve ağız gelişimi açısından önemlidir. Bunun yanında süt dişi çürüğünün olması daimi dişlerin gelişimini bozabilir. Süt dişinin erken çekilmesi durumunda çiğneme, konuşma, estetik fonksiyonlarında kayıp olur. Yer tutucu yapılmazsa daimi dişlerin yanlış sürmesine ya da hiç sürememesine sebep olabilir.”
Parmak emme dişlerin dizilimini değiştirebilir
Parmak emme, dudak ve dil emme, dil itimi, tırnak yeme ve dişlerin arasında kalem gibi yabancı cisimler bulundurma alışkanlıklarının da ağız yapısını etkileyebileceğini belirten Koçan, bu davranışların süresine, sıklığına ve şiddetine göre çenelerin büyümesini ve dişlerin konumunu değiştirebildiğini söyledi.
Uzun süre devam eden parmak emme ve emzik kullanımı sonucunda özellikle ön dişlerde açık kapanış görülebileceğini aktaran Koçan, üst ve alt ön dişlerin birbirine temas etmemesi şeklinde ortaya çıkan bu durumun yanı sıra üst ön dişlerin öne doğru konumlanması ve dişler arasındaki yatay mesafenin artması gibi sorunların da oluşabileceğini kaydetti.
Ortodontik emzik kullanmak riski ortadan kaldırmıyor
Parmak emme ve emzik kullanma alışkanlıklarının her ikisinin de uzun süre devam etmesi halinde ağız ve diş yapısını etkileyebileceğini belirten Koçan, parmak emmenin kontrol edilmesinin daha zor olduğuna dikkat çekti.
Emziğin aile tarafından ortadan kaldırılabildiğini ancak çocuğun parmağını her zaman yanında taşıdığını ifade eden Koçan, özellikle uyku dışında da sık sık parmak emen çocukların daha dikkatli takip edilmesi gerektiğini söyledi.
Ortodontik emziklerin de olası sorunları tamamen engellemediğini vurgulayan Koçan, emziğin şeklinin bazı etkileri azaltabileceğini ancak uzun süreli ve yoğun kullanımın oluşturabileceği riskleri ortadan kaldırmadığını belirtti.
Çocuğu azarlamak süreci zorlaştırabilir
Çocukların bu alışkanlıklardan uzaklaştırılması sırasında ailelerin sert ve ani tepkiler vermesinin süreci zorlaştırabileceğini belirten Koçan, parmak emmenin bazı çocuklar için sakinleşme ve uykuya geçme yöntemi olabildiğini ifade etti.
Çocuğu azarlamak, utandırmak veya cezalandırmak yerine alışkanlığın hangi durumlarda ortaya çıktığının anlaşılması gerektiğini söyleyen Koçan, ailelere sakin ve kararlı davranmaları tavsiyesinde bulundu.
Koçan, ebeveynlerin yaklaşımına ilişkin şu önerilerde bulundu:
“Bunun yerine alışkanlığın hangi durumlarda ortaya çıktığını anlamaya çalışmak ve özellikle uyku öncesinde çocuğun kendisini rahatlatabileceği başka rutinler oluşturmak daha faydalı. Emzik bırakılırken de ailelerin kararlı ancak sakin olması önemli. Bir gün bırakıp birkaç gün sonra tekrar vermek, süreci uzatabilir. Çocuğun yaşına uygun bir yöntem belirlemek ve olumlu davranışlarını desteklemek faydalı olacaktır.”





