Prof. Dr. Türkeş, Batı ve Orta Avrupa’da yüksek sıcaklık ve kuraklıkların etkili olduğunu, Türkiye’nin ise aynı hava koşullarını yaşamadığını söyledi.
Türkeş, "Batı ve Orta Avrupa'da çok yüksek sıcaklıklar ve kuraklıklar yaşanırken; Doğu Avrupa, Karadeniz Havzası ve Türkiye'de, batıdaki yüksek basınç sırtını ve sıcak hava kütlesini dengelemek üzere görece soğuk havayla desteklenen yüksek atmosfer alçak merkezlerinin ve yağışa neden olabilen meteorolojik olukların etkisiyle bu yıl rekor sıcaklıklar kırılmadı. Türkiye'de Batı Avrupa'da yaşanan art arda sıcak hava dalgalarını yaşamadık. Atmosfer koşulları bu yıl Türkiye'nin son 5 yılda olduğu gibi normallerin çok üstünde, çok sıcak ve ardışık rekor sıcaklıkların kırılmasına yol açan hava durumu koşullarının yaşanmasına elverişli değildi." diye konuştu.
Yangınlar açısından olumlu yansıdı

Bu atmosfer koşullarının orman yangınları açısından da olumlu bir etkisi olduğunu belirten Türkeş, kuvvetli sıcaklar ve poyrazın etkili olduğu günlerde yaklaşık 10 günlük bir yangın devresi yaşandığını ifade etti.
Türkeş, "Bunun yangınlar açısından da olumlu yansıması oldu. Kuvvetli sıcakların ve poyrazın etkili olduğu günlerde, 10 günlük yangın devresi oldu. Son sıcak dalga dalgasının etkisi geçene kadar orman yangınları açısından dikkat etmek gerekiyor." dedi.
Eylül ortasına kadar risk sürecek

Türkeş, özellikle rüzgarın kuvvetli, havanın sıcak ve kuru olduğu dönemlerde yangın riskinin artabileceğine dikkat çekti.

"Rüzgarın kuvvetli olduğu zamanlarda, hava sıcak ve kuru olduğunda özellikle Güney Marmara'da, Ege'de, Güney Batı Anadolu'da ve Akdeniz kıyı kuşağında eğer rüzgar kuvvetli olursa yangın riski de artabilir. Eylülün ortalarına kadar Türkiye'nin batı ve güney bölgelerinde çalılık ve orman yangınları oluşma riski var" ifadelerini kullandı.




