İzmir’in Seferihisar ilçesinde yaşayan 32 yaşındaki Çise Ulus, pandemi döneminde İstanbul’daki kurumsal kariyerine son vererek babaannesinden yadigar kalan mandalina bahçesinin başına geçti. Yönetim bilişim sistemleri mezunu olan ve uluslararası şirketlerde dijital pazarlama ile marka uzmanlığı alanlarında çalışan Ulus, edindiği kurumsal deneyimi ata topraklarına taşıdı.
Altı yılda mandalina bahçesini doğal yöntemlerle geliştiren Ulus, üretimde sürdürülebilirliği ön planda tutuyor. Kaz ve tavuklarıyla yabani otlarla mücadele eden, arılarından da yararlanan Ulus, mandalina cipsi ve unu gibi ürünlerle üretimine katma değer kazandırıyor.
Kendini “kurumsal kariyerinden istifa edip, babaannesinin emeğini markalaştıran beyaz yakalı bir çiftçi” olarak tanımlayan Ulus, hedefinin Seferihisar mandalinasını ulusal ve uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma taşımak olduğunu söyledi.
‘Babaannemin emeğini ilerletmek istedim’

Mandalina bahçesinde doğal yöntemler deneyerek ürünlerinin kalitesini artırdığını belirten Çise Ulus, babaannesinin büyük emeklerle kurduğu bahçeyi geliştirmek istediğini ifade etti.
Kurumsal hayatını sürdürdüğü dönemde de aklının sürekli bahçede olduğunu dile getiren Ulus, şöyle konuştu:
"Burası çok büyük bir emekle kurulmuştu. Babaannemin emeğini ilerletmek istedim. Kurumsal hayatımda devam etsem de aklım hep buradaydı. Seferihisar mandalinasının çok kıymetli olduğunu ve zenginleştirebileceğimi bildiğim için farklı bir cesaret göstergesi sağlayarak kurumsal kariyerimi bitirdim. Dedim ki; Seferihisar'da mandalina üreteceğim, mandalinamıza yurt dışı piyasalarında Türkiye'de üretilmiş denilecek. Bunu gerçekleştirdik, emeğimizi uluslararası ve ulusal pazarlarda yer edindirdiğim için çok mutluyum"
Mandalinayı kabuğuna kadar değerlendiriyor

Üretimini yalnızca taze mandalina satışıyla sınırlamadıklarını belirten Ulus, farklı ürünler geliştirerek meyvenin her bölümünü değerlendirdiklerini söyledi. Mandalina cipsi, çikolatalı atıştırmalıklar ve kabuklarından elde edilen mandalina unu ürettiklerini anlatan Ulus, sıfır atık anlayışıyla çalıştıklarını vurguladı.
Ulus, üretim anlayışını şu sözlerle anlattı:
"Katma değerli olmadığı sürece ürünün değerlendirmesinin mümkün olmadığını düşünüyorum. Çünkü taze ürünü koruması zor, israfa çok açık. Mandalinayı katma değerli yapmak için denemeler yaptım. Uluslararası pazarlarda yer edilebilecek mandalina cipsi ile karşılaştım ve bunu zenginleştirdim. Çikolatalı atıştırmalıklar yaptık. Mandalinayı kabuğuna kadar değerlendiriyoruz. Kabuğundan mandalina unu yapıyoruz. Sıfır atık çıkartıyoruz, bahçede hiçbir şey boşa gitmiyor. Budadığımız dallar ve yapraklar toprakta gübre oluyor. Dışarıdan hiçbir ürün almıyoruz, kazlarımız, tavuklarımız aktif gübreleme sağlıyor. Ot biçmiyoruz hayvanlarımız tüketiyorlar. Böylelikle kendine yeten ve tamamıyla doğal, gerçek anlamda sürdürülebilir tarım gerçekleştirdiğimiz bir bahçe inşa ettik."
Genç çiftçilere ve kadınlara örnek oluyor

Mandalinanın farklı ürünlere dönüştürülerek değerlendirilmesi için gönüllü çalışmalar da yürüttüğünü belirten Ulus, çevresindeki genç çiftçilere ve kadınlara marka oluşturma ile dijital pazarlama konularında destek veriyor.
Bu süreçte edindiği deneyimleri paylaşarak üreticilerin kendi markalarını oluşturmasına katkı sunmayı amaçladığını belirten Ulus, “Marka kurma, dijital pazarlama konusunda çevremizdeki genç çiftçilere, kadınlara rol model oluyoruz, süreçlerini planlıyoruz. Hayalim bu topraklarda her bahçenin marka olduğu günleri görmek. Bunun için de büyük bir mücadele veriyorum" dedi.
FAO'dan ‘Gıda Kahramanı’ ödülü aldı

Çalışmalarıyla Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından ‘Gıda Kahramanı’ ödülüne layık görüldüğünü aktaran Ulus, ödülün temiz gıda üretimi, sıfır atık, kaliteli üretim ve sosyal etki gibi farklı alanları kapsadığını söyledi.
Ödülü dünya genelinden üç kişiyle birlikte Türkiye'ye getirmenin kendisi için büyük anlam taşıdığını belirten Ulus, sözlerini şöyle tamamladı:
"Dünya genelinde temiz gıda üretmek, sıfır atık çalışmak ve kaliteli üretim yapmak ve sosyal etki açısından farklı bileşenleri olan bir ödül. Bu ödülü dünya genelinde 3 arkadaşımızla birlikte ülkemize getirmek çok büyük bir kıymet. Çevremde ‘Topraklarımı korumak istiyorum’ diyen herkese bu misyonu yayıyoruz. Umarım hayallerimiz gerçekleşecek ve her bahçenin marka olduğu günleri göreceğiz"





