Dil; milleti ayakta tutan, millî bilinci güçlendiren, insanları birleştirip kaynaştıran ve bir milletin varlığını sürdürebilmesini sağlayan en temel değerdir.
Bir dil, bir milletin aynası ve kültürel değişimlerinin göstergesidir. Bir millet özünden uzaklaştıkça dili de yabancılaşır. Günümüz Türkçesinde teknolojinin etkisiyle yabancı kelimelerin hızla yayılması bunun açık bir örneğidir. Toplantı yerine meeting, beğenmek yerine like gibi sözcüklerin kullanılması dilimizi zayıflatmaktadır. Bu sorun yeni değildir. Milli Edebiyat Döneminde Ömer Seyfettin, “Türkçeyi Türkçeleştirmek” anlayışıyla dilin sadeleşmesini savunmuş, Yeni Lisan makalesiyle bu düşünceyi temellendirmiştir. Yakup Kadri , Reşat Nuri gibi sanatçılar eserleriyle sade Türkçenin güçlü bir anlatım dili olduğunu göstermiştir. Dil, yaşayan bir varlıktır ve değişebilir; ancak yabancı kelimeler Türkçesi varken tercih edilmemelidir. Aksi hâlde genç kuşaklar yabancı kelimelerle büyümekte, kültürel bağlar zayıflamaktadır. Oktay Sinanoğlu’nun dediği gibi
“Dil giderse millet gider.” Bu nedenle dili korumak, kültürü ve kimliği korumaktır.

Berra Bahçıvanlar




