Sonbaharla birlikte hava sıcaklıklarının düşmesi, solunum yolu enfeksiyonlarının yaygınlaşması ve hava kirliliğinin artması kalp ve damar sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle kalp hastalığı, hipertansiyon ve kalp yetmezliği bulunan kişilerin bu dönemde daha dikkatli olması gerekiyor.

Acıbadem Fulya Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bekir Sıtkı Cebeci, soğuk havalarda damarların daralmasının kan basıncını yükselterek kalbin iş yükünü artırabileceğini belirtiyor. Enfeksiyonlar, fiziksel hareketsizlik ve beslenme alışkanlıklarındaki değişikliklerin de kalp sağlığı açısından risk oluşturduğuna dikkat çeken Cebeci, sonbaharda alınması gereken önlemleri sıraladı.

Soğuk havada ağır egzersizden kaçının

1793949259 Bekir S Tk Cebeci

Düzenli egzersiz kalp sağlığı için önemli olsa da soğuk havada yapılan yoğun fiziksel aktiviteler kalbin yükünü artırabiliyor. Özellikle sabah saatlerinde soğuk havada ağır egzersiz yapmak, damarların daralmasıyla birlikte kalp hızı, kan basıncı ve oksijen ihtiyacının yükselmesine neden olabiliyor. Bu nedenle egzersiz öncesinde ısınma hareketleri yapılması, hava koşullarına uygun giyinilmesi ve yoğun efordan kaçınılması gerekiyor.

Gribi hafife almayın

Sonbahar ve kış aylarında yaygınlaşan solunum yolu enfeksiyonları, özellikle kalp ve damar hastalığı bulunan kişiler için ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Enfeksiyonlardan korunmak için el hijyenine dikkat edilmesi, yaşam alanlarının havalandırılması ve hasta kişilerle temasın azaltılması önem taşıyor. Ayrıca hekimin önerdiği aşıların yaptırılması da kalp sağlığını korumaya yardımcı olabiliyor.

Hareketsiz kalmayın

Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte açık havada geçirilen zaman azalırken günlük hareketlilik de gerileyebiliyor. Ancak soğuk hava nedeniyle fiziksel aktiviteyi tamamen bırakmak kilo artışına ve metabolik risklerin kötüleşmesine neden olabiliyor. Bu nedenle hava koşullarına uygun giyinerek yürüyüş yapmak ve egzersiz programını hekimin önerileri doğrultusunda sürdürmek gerekiyor.

Yemeklere fazladan tuz eklemeyin

Fazla tuz tüketimi, özellikle kalp yetmezliği bulunan kişilerde vücutta sıvı birikmesine ve kan basıncının olumsuz etkilenmesine yol açabiliyor. Hipertansiyon riskini de artırabilen fazla sodyum alımını azaltmak için yemeklerin tadına bakmadan tuz eklememek ve sofrada tuzluk bulundurmamak gerekiyor. Kalp yetmezliği bulunan kişilerin tuz ve sıvı tüketimini doktorlarının önerilerine göre düzenlemesi önem taşıyor.

Beslenme alışkanlıklarınıza dikkat edin

Soğuk havalarda değişen beslenme düzeni de kalp sağlığını etkileyebiliyor. Bu dönemde sebze, meyve, tam tahıl, baklagil ve balık tüketimine ağırlık verilmesi öneriliyor. Aşırı kalorili, kızartılmış ve işlenmiş gıdaların yanı sıra hazır soslar, turşular ve salamura ürünler gibi tuz oranı yüksek yiyeceklerin sınırlandırılması gerekiyor. Kalp yetmezliği bulunan kişilerin beslenme ve sıvı tüketimi konusunda hekimlerine danışması önem taşıyor.

Tansiyon, kolesterol ve kan şekerinizi takip edin

Hipertansiyon, diyabet ve yüksek kolesterol, kalp ve damar hastalıkları riskini artıran önemli faktörler arasında yer alıyor. Bu nedenle tansiyon, kan şekeri ve kolesterol düzeylerinin düzenli olarak kontrol ettirilmesi gerekiyor. Hekim kontrollerini aksatmamak ve reçete edilen ilaçları önerildiği şekilde kullanmak da büyük önem taşıyor. Özellikle tansiyon hastalarının doktorlarına danışmadan ilaç dozlarını değiştirmemesi veya tedaviyi bırakmaması gerekiyor.

Reflüde ameliyatsız tedavi: GERDX yöntemi gündemde!
Reflüde ameliyatsız tedavi: GERDX yöntemi gündemde!
İçeriği Görüntüle

Kalp hastalığınız varsa belirtileri göz ardı etmeyin

Kalp yetmezliği bulunan kişilerin vücut ağırlıklarını, bacaklarında şişlik olup olmadığını, nefes darlığı yaşayıp yaşamadıklarını ve egzersiz kapasitelerini takip etmeleri gerekiyor.

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bekir Sıtkı Cebeci, belirtilerdeki değişimlerin önemine dikkat çekerek şu uyarıda bulunuyor:

“Kalp yetersizliği bulunan kişilerin vücut ağırlıklarını, bacaklarında şişlik olup olmadığını, nefes darlığı yaşayıp yaşamadıklarını ve egzersiz kapasitelerini takip etmeleri gerekir. Yeni gelişen nefes darlığı, dinlenme esnasında solunum güçlüğü veya kısa sürede belirgin kilo artışı, gecikmeden tıbbi değerlendirme gerektirebilir. Yeni başlayan ya da devam eden göğüs ağrısı, göğüste baskı veya sıkışma, şiddetli nefes darlığı, soğuk terlemeyle birlikte göğüs rahatsızlığı, bayılma ya da ciddi çarpıntıyla birlikte baş dönmesi gibi belirtiler kesinlikle göz ardı edilmemelidir”

Hava kirliliğinin yoğun olduğu günlerde dikkatli olun

Sonbahar ve kış aylarında hava kirliliği de kalp ve damar sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle yalnızca hava sıcaklığını değil, hava kalitesini de takip etmek gerekiyor. Kirliliğin yüksek olduğu günlerde açık havada geçirilen süreyi ve yoğun egzersizi azaltmak, gerektiğinde uygun koruyucu maske kullanmak fayda sağlayabiliyor.

Tütün ürünlerinden ve alkolden uzak durun

Sigara ve diğer tütün ürünleri damar yapısına zarar vererek kalp ve damar hastalıkları riskini artırabiliyor. Pasif içicilik ve e-sigara kullanımı da kalp sağlığı açısından risk oluşturuyor.

Prof. Dr. Bekir Sıtkı Cebeci, tütün ürünleri ve alkolün kalp üzerindeki etkilerine ilişkin şu değerlendirmede bulunuyor:

“Sigara ve diğer tütün ürünleri damar yapısına zarar vererek kalp ve damar hastalıkları riskini artırabilir. Pasif içicilik de kalp sağlığını olumsuz etkiler. E-sigaralar da kalp ve damar sağlığı açısından zararsız değildir. Bu nedenle tütün ürünlerinden ve e-sigaralardan uzak durmak, sigara dumanına maruz kalmamak gerekir. Alkol tüketimi de kan basıncını yükseltebilir ve kalp ritim bozuklukları riskini artırabilir. Kalp sağlığını korumak için alkol kullanmamak en güvenli tercihtir”

Kaynak: Basın Bülteni