Sonbaharla birlikte değişen hava koşulları, kısalan günler ve yoğunlaşan iş temposu, migren hastaları için zorlu bir dönemi beraberinde getirebiliyor. Türkiye’de her 6 yetişkinden birini etkileyen migren; düzensiz uyku, stres, yetersiz sıvı tüketimi ve beslenme alışkanlıklarındaki değişiklikler gibi birçok etkenden kaynaklanabiliyor.

Acıbadem Bakırköy Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Emel Ur Özçelik, sonbaharın migren ataklarını tetikleyebilen bir dönem olduğuna dikkat çekerek hastaların günlük alışkanlıklarına özen göstermesi gerektiğini belirtiyor.

Kadınlarda erkeklere göre 2-3 kat daha fazla görülen migren, kişilerin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebiliyor. Atak sırasında ışığa ve sese duyarlılık, şiddetli baş ağrısı ve günlük işleri sürdürmekte güçlük yaşanabiliyor. Uzmanlar, migreni tetikleyen etkenlerin belirlenmesinin atakların kontrol altına alınmasına yardımcı olabileceğini vurguluyor.

Sonbaharda migreni tetikleyen 8 etken

1792478539 Emel Ur Z Elik

1. Ani hava ve basınç değişimleri
Sonbaharda yaşanan sıcaklık düşüşleri, yağmur, rüzgar ve hava basıncındaki dalgalanmalar, migrene yatkın kişilerde atakları tetikleyebiliyor. Hava durumunu takip etmek, değişim beklenen günlerde uyku ve beslenme düzenine dikkat etmek, yeterli su tüketmek ve fiziksel olarak aktif kalmak önem taşıyor.

2. Kısalan günler ve bozulan uyku düzeni
Günlerin kısalması, biyolojik saatin uyum sağlamasını zorlaştırabiliyor. Uyku ve hormon ritimlerindeki değişiklikler de migren ataklarıyla ilişkili olabiliyor. Yetersiz uyku kadar, özellikle hafta sonları normalden fazla uyumak da atakları tetikleyebiliyor. Bu nedenle hafta sonları dahil her gün benzer saatlerde yatıp kalkmak öneriliyor.

3. Okul ve iş temposuyla artan stres
Yaz tatilinin ardından okulların açılması, iş yükünün artması ve yoğun günlük tempo, stres seviyesini yükseltebiliyor. Stresin yanı sıra yoğun stresin ardından gelen rahatlama dönemi de migren ataklarını tetikleyebiliyor.

İşleri küçük parçalara bölerek planlamak, çalışma sırasında kısa molalar vermek, düzenli yürüyüş yapmak ve nefes egzersizlerinden yararlanmak stresin kontrolüne yardımcı olabiliyor.

4. Öğün atlamak ve aşırı kafein tüketmek
Kahvaltıyı atlamak, uzun süre aç kalmak ve çay-kahve tüketiminde aşırıya kaçmak migren ataklarına neden olabiliyor. Düzenli öğün tüketmek, çantada sağlıklı bir ara öğün bulundurmak ve kafein alımına dikkat etmek bu açıdan önem taşıyor.

Sonbaharda kapalı alanlarda daha fazla vakit geçirilmesiyle fast-food ve paketli gıda tüketiminin artması da migren açısından dikkat edilmesi gereken etkenler arasında yer alıyor.

5. Yetersiz sıvı tüketimi
Havaların serinlemesiyle susama hissinin azalması, gün içinde daha az su tüketilmesine yol açabiliyor. Yetersiz sıvı alımı ise migrenli kişilerde atağı başlatabiliyor. Susamayı beklemeden gün boyunca düzenli su içmek ve çalışma alanında su şişesi bulundurmak, yeterli sıvı tüketimi alışkanlığını destekleyebiliyor.

Yorgunluk ve üşümenin nedeni bu eksiklik olabilir!
Yorgunluk ve üşümenin nedeni bu eksiklik olabilir!
İçeriği Görüntüle

6. Kapalı ortamlar, keskin kokular ve hava kirliliği
Sonbaharda kapalı ve yeterince havalandırılmayan ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesi, ısıtma sistemleriyle birlikte hava kirliliğine maruz kalınması migren ataklarını kolaylaştırabiliyor. Parfüm, sigara dumanı ve temizlik ürünlerinin keskin kokuları da bazı kişilerde tetikleyici olabiliyor.

Bulunulan ortamları günde birkaç kez havalandırmak, sigara dumanından ve kişide ataklara neden olduğu bilinen kokulardan uzak durmak öneriliyor.

7. Grip, soğuk algınlığı ve alerjenler
Sonbaharda artan üst solunum yolu enfeksiyonları ve alerjenler baş ağrısına neden olabiliyor. Ateş, enfeksiyon, burun tıkanıklığı ve uyku kalitesinin bozulması da migren ataklarını tetikleyebilen etkenler arasında bulunuyor.

8. Sık ağrı kesici kullanımı
Ağrı kesicilerin sık kullanılması ve reçetesiz ilaçların bilinçsizce alınması, baş ağrısının kronikleşmesine neden olabiliyor. Ayda 10-15 günden fazla ağrı kesici kullanımı, ilaç aşırı kullanımına bağlı baş ağrısı olarak bilinen bir kısır döngüye yol açabiliyor.

Bu nedenle ağrı kesicilerin hekim önerisiyle kullanılması, atakların sıklaşması durumunda ise koruyucu tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi için nöroloji uzmanına başvurulması gerekiyor.

Baş ağrısı günlüğü tutmak atakları kontrol etmeye yardımcı oluyor

Migren ataklarını kontrol altına almak için kişisel tetikleyicilerin belirlenmesi önem taşıyor. Doç. Dr. Emel Ur Özçelik, baş ağrısı günlüğü tutmanın bu süreçte fayda sağlayabileceğini belirterek şu ifadeleri kullanıyor:

“Kendi tetikleyicilerinizi belirlemek için bir baş ağrısı günlüğü tutun. Ağrının ne zaman başladığını, ne kadar sürdüğünü ve ağrı öncesinde neler yaptığınızı not edin. Uyku düzeni, öğünler, stres, hava değişimi, parfüm ya da temizlik malzemesi kullanmak/maruz kalmak ve tüketilen yiyecek-içecekler gibi ayrıntıları not etmek, kişisel tetikleyicileri fark etmeyi kolaylaştırır. Ayrıca kullanılan ilaçları ve ağrının şiddetini de günlüğe eklemek, doktorun değerlendirmesine yardımcı olur. Bu basit kayıtlar, uygun tedavi planının oluşturulmasında önemli birer yol gösterici olabilir.”

Kaynak: Basın Bülteni