İstanbul’da 14 Ekim’de yaşanan şiddetli yağış ve sel felaketinin ardından sigorta sektöründe hasar tespit çalışmaları başladı. Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, zorunlu trafik sigortasının sel kaynaklı araç hasarlarını karşılamadığını belirterek sürücülere kasko uyarısında bulundu.

TSB’nin 15 Ekim itibarıyla paylaştığı verilere göre, İstanbul başta olmak üzere Bursa, Kocaeli ve Yalova’da toplam 897 hasar ihbarı yapıldı. İhbarların 838’i İstanbul’dan geldi. Bildirimlerin 776’sı yangın sigortası, 62’si ise kasko branşında kaydedildi.

TSB Genel Sekreter Yardımcısı Atilla Oksay’ın aktardığı verilere göre, İstanbul’da konut ve iş yeri sigortalılık oranının yüzde 17 ile 20 arasında, kasko oranının ise yüzde 43 seviyesinde olması, selin yol açtığı ekonomik zararın önemli bir bölümünün mülk sahipleri tarafından karşılanabileceğine işaret ediyor.

Hasar ihbarında öncelik can güvenliği

Selden etkilenen vatandaşların hasar bildirim sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan TSB Başkanı Ahmet Yaşar, ilk aşamada can güvenliğinin sağlanması gerektiğini vurguladı. Hasar ihbarı için 24 saatlik süre konusunda endişe edilmemesi gerektiğini belirten Yaşar, vatandaşların güvenliklerini sağladıktan sonra sigorta şirketleriyle iletişime geçmelerini istedi.

Yaşar, sürece ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Gözlerimizin önünde cereyan eden büyük bir afet var. Vatandaşlarımız 24 saat gibi zaman sınırlarına takılıp endişe etmesinler. Öncelikli yapılması gereken şey can güvenliğini sağlamaktır. Can güvenliği emniyete alındıktan sonra mal güvenliği sağlanmalı ve ardından vakit kaybetmeden ilgili sigorta şirketine hasar ihbarında bulunulmalıdır. İhbarın akabinde sigorta şirketlerimiz eksperleri hızlıca görevlendirerek gerekli tüm tespitleri yapacak ve zararları en kısa sürede tazmin edecektir.”

Kasko poliçesinde sel teminatı önemli

Araçların sel ve su baskını nedeniyle uğradığı zararların karşılanmasında kasko poliçesinin belirleyici olduğunu ifade eden Yaşar, Türkiye’deki kasko poliçelerinin büyük bölümünün genişletilmiş kasko kapsamında düzenlendiğini söyledi. Bu poliçelerde çoğunlukla sel ve su baskını ek teminatının bulunduğunu belirten Yaşar, sürücülerin poliçe koşullarını acentelerinden veya sigorta şirketlerinden öğrenebileceğini kaydetti.

Rosatom’dan Akkuyu açıklaması: 'İlk nükleer reaksiyon için tarih verildi!'
Rosatom’dan Akkuyu açıklaması: 'İlk nükleer reaksiyon için tarih verildi!'
İçeriği Görüntüle

Zorunlu trafik sigortasının doğal afetlerden kaynaklanan zararları karşılamadığının altını çizen Yaşar, kaskosu bulunmayan araç sahiplerinin hasar masraflarını kendilerinin üstlenmek zorunda kalacağını belirtti.

Yaşar, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Eğer aracın kaskosu yoksa ve sadece zorunlu trafik sigortası varsa, trafik sigortası bu tür doğal afet zararlarını kesinlikle karşılamaz. Kaskosu olmayan araç sahipleri maalesef araçlarında oluşan tüm hasarı kendi ceplerinden karşılamak durumunda kalacaklar.”

Elektrikli araçların sel hasarı maliyeti incelenecek

İklim krizinin etkisiyle sel, heyelan, fırtına ve kasırga gibi doğal afetlerin giderek daha fazla önem kazandığını belirten Yaşar, yaşlı araçlar için geliştirilen uygun fiyatlı poliçelerin bu tür risklere karşı güvence sağlayabildiğini ifade etti.

Elektrikli araçların sel kaynaklı hasarları konusunda da değerlendirmelerde bulunan Yaşar, genişletilmiş kasko poliçelerinin genel olarak elektrikli araçları da kapsadığını söyledi. Poliçede özel bir hüküm bulunmadığı durumlarda standart süreçlerin uygulandığını belirten Yaşar, yaşanan afetin elektrikli araçlardaki hasarların maliyetini geniş çaplı değerlendirmek açısından önemli olacağını dile getirdi.

Yaşar, elektrikli araçlarla ilgili değerlendirmesinde şunları kaydetti:

"Sektör genelindeki genişletilmiş kasko poliçeleri elektrikli araçları da kapsıyor. Poliçede özel bir kloz yoksa standart süreçler geçerlidir.

Ancak bu büyüklükteki bir sel felaketinde, elektrikli araçların gördüğü hasarın ağırlığını ve mekanik araçlara kıyasla yaratacağı maliyeti ilk kez bu kadar geniş ölçekte test etmiş olacağız."

2009’daki sel felaketinden daha büyük hasar

İstanbul’da yaşanan son yağışın boyutlarına değinen Yaşar, kentin son 84 yılın en şiddetli yağışlarından birini aldığını belirtti. Son felaketin, 2009 yılında Basın Ekspres bölgesinde yaşanan selden daha büyük bir hasara yol açtığını ifade eden Yaşar, yoğunluk nedeniyle hasar tespit çalışmalarının zaman alabileceğini söyledi.

Sektörde kullanılan akıllı eksper atama sistemlerinin dosya ve ekspertiz süreçlerinin aksamadan yürütülmesine katkı sağlayacağını belirten Yaşar, hasarların tespit edilmesinin ardından tazminat süreçlerinin ilerleyeceğini kaydetti.

Sigorta, risk gerçekleşmeden yaptırılmalı

Sigortanın afet sonrasında değil, risk ortaya çıkmadan önce yaptırılması gerektiğini vurgulayan Yaşar, son dönemde rekabetin etkisiyle kasko primlerinin makul seviyelerde olduğunu ifade etti. Araç, konut ve iş yerlerinin önceden sigortalanmasının önemine dikkat çeken Yaşar, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Risk gerçekleştikten sonra satın alınamayacak tek ürün sigortadır. Yağmur yağdıktan veya araç sular altında kaldıktan sonra sigorta yaptırmak mümkün değildir. Son dönemde rekabet nedeniyle kasko primleri oldukça makul seviyelerdeydi. Vatandaşlarımızın dişiyle tırnağıyla edindiği araçlarını, konutlarını ve iş yerlerini henüz risk gerçekleşmeden, cüzi primlerle sigortalatmaları büyük önem taşıyor."

Kaynak: Haber Merkezi