MSB duyurdu! Yeni Patriot sistemi haziranda Türkiye'ye geliyor
MSB duyurdu! Yeni Patriot sistemi haziranda Türkiye'ye geliyor
İçeriği Görüntüle

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), toplumsal güvenlik algısı, bireysel suç deneyimleri ve yargıya intikal etmeyen vakaların boyutunu ölçmek amacıyla stratejik bir adıma imza attı. Kurum tarafından ülke tarihinde ilk kez yayımlanan "Türkiye Suç Mağduriyeti Araştırması" sonuçları, suçun dijitalleşen yüzünü ve toplumun saklı kalan mağduriyet bilançosunu gözler önüne serdi.

Saha çalışması, 6 Ekim ile 19 Aralık tarihleri arasında, Türkiye genelinde titizlikle seçilen 21 bin 500 hanede yüz yüze gerçekleştirildi. Vatandaşların son 1 ila 3 yıl içinde maruz kaldığı ev/araç hırsızlığı gibi hanehalkı odaklı suçların yanı sıra bilişim suçları, rüşvet, tehdit ve taciz gibi kişisel mağduriyetleri de ilk kez resmi istatistiklere yansıdı.

Dijital suçlar ve taciz ön planda

Araştırmada, 15 ve üzeri yaştaki nüfusun son bir yıl içinde en az bir kez herhangi bir suça maruz kalma durumunu ifade eden "yaygınlık hızı" kategorisinde çarpıcı veriler elde edildi. Geleneksel suç türleri alt sıralara gerilerken, siber evren ve sokaktaki asayiş problemleri öne çıktı.

  • En yaygın mağduriyetler: Listede ilk sırayı %4,6 ile cinsel olmayan taciz vakaları aldı. Bunu %3,5 ile bilişim (siber) suçları ve %2,8 ile tüketici dolandırıcılığı takip etti.

  • En düşük yaygınlık gösteren suçlar: Fiziksel takibin yüksek olduğu yağma (gasp) %0,1, araç hırsızlığı %0,2 ve araçtan kişisel eşya çalınması %0,6 ile en sönük kalan suç türleri oldu.

Raporda en çok dikkat çeken ve sosyolojik olarak analiz edilmesi gereken bölüm, yaşanan suç mağduriyetlerinin resmi makamlara (Adliye, Emniyet, Jandarma) bildirilme yani ihbar edilme oranları oldu. Maddi değeri yüksek ve sigorta prosedürü gerektiren suçlarda ihbar oranı tavana vururken, toplumsal baskı veya yasal çekinceler barındıran suçlarda sessizlik hakim oldu.

  • İhbar rekortmeni: Yaşadığı mağduriyeti en yüksek oranda resmi mercilere bildiren kesim %81,3 ile araç hırsızlığına uğrayanlar oldu. Bunu %68,4 ile motosiklet/moped hırsızlığı ve %53,3 ile saldırı/yaralanma vakaları izledi.

  • Sessiz kalınan suçlar: En düşük bildirme oranına sahip suçların başında %5,1 ile rüşvet yer aldı. Toplumsal damgalanma ve adli süreç kaygıları nedeniyle cinsel taciz vakalarının yalnızca %11,0'i, cinsel olmayan taciz olaylarının ise %14,7'si resmi makamlara şikayet edildi.

En çok elektronik eşya ve altın çalınıyor

Son yaşanan mağduriyetlerde çalınan materyallerin ekonomik değeri ve cinsi de incelendi. Suç dalgalarından kaynaklanan maddi kayıpların büyük bir bölümünün piyasa koşullarına bağlı olarak "24 bin 999 TL ve altında" yoğunlaştığı görüldü. Ancak evden hırsızlık ve tüketici dolandırıcılığı vakalarında "100 bin TL ve üzeri" değerindeki kayıplar ikinci sıraya yerleşerek ciddi bir ekonomik yıkımı işaret etti.

Evden hırsızlık olaylarının %16,6'sında herhangi bir şey çalınamadan eylem yarım kalırken, başarılı olan hırsızlıklarda %15,5 oranında elektronik/elektrikli eşya, %14,9 oranında ise mücevher, saat ve altın çalındı. Sokaktaki veya iş yerindeki diğer hırsızlıklarda ise başı %19,4 ile cüzdan/çanta/bavul, %15,2 ile cep telefonu çekti.

Halkın korunma formülü: %70,7 çelik kapı

Araştırma, Türk toplumunun suçtan korunmak adına evlerinde ne tür önlemler aldığını da haritalandırdı. Fiziksel engeller ilk sırada yer alırken, teknolojik ve dijital önlemlere olan mesafeli duruş gözlemlendi:

  • Vatandaşların %70,7'si evini korumak için çelik kapıya güveniyor.

  • Hanelerin %35,5'inde güvenlik kamerası bulunurken, %28,0'inde pencerelerde panjur veya demir korkuluk tercih ediliyor.

  • Elektronik hırsız alarmı kullanımı %4,7, bekçi köpeği bulundurma %4,8 ve biber gazı/elektro şok gibi bireysel savunma enstrümanları %5,5 ile son sıralarda yer aldı. (Ateşli silah ve köpek korumasının kırsal alanlarda, pencere korkuluklarının ise orta yoğunluktaki kentlerde daha yüksek olduğu kayıtlara geçti).

Kaynak: Haber Merkezi