Yaz aylarında dondurma ve soğuk içecek tüketirken hissedilen ani ağrıların nedeni her zaman diş hassasiyeti olmayabilir. Uzmanlar, halk arasında "beyin donması" olarak bilinen kısa süreli baş ağrısıyla diş hassasiyetinin birbirinden farklı mekanizmalarla oluştuğunu belirtiyor.

Yaz sıcaklarında serinlemek için tüketilen dondurma ve buz gibi içecekler bazı kişilerde ani ağrılara neden olabiliyor. Ancak uzmanlara göre bu ağrıların kaynağı her zaman dişler değil. Özellikle diş hassasiyeti ile halk arasında "beyin donması" olarak bilinen kısa süreli baş ağrısının birbirinden ayrılması gerektiği belirtiliyor.

Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Restoratif Diş Tedavisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Turan, soğuk gıdalar tüketildiğinde ortaya çıkan ağrının farklı nedenlerden kaynaklanabileceğini söyledi.

"Diş hassasiyetinde ağrı belirli bir dişte hissedilir ve soğuk uyaran dişe temas ettiğinde başlar. Ice cream headache ise soğuk yiyecek veya içeceğin özellikle damağa temas etmesinden sonra birkaç saniye içinde gelişen, alın veya şakakta hissedilen kısa süreli bir baş ağrısıdır."

Dentin açığa çıktığında hassasiyet oluşabiliyor

Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Turan, halk arasında "beyin donması" olarak bilinen durumun, çok soğuk yiyecek veya içeceklerin damak ve boğazın üst kısmındaki sinirleri ani şekilde uyarmasıyla ortaya çıktığını ifade etti. Bu durumda birkaç saniye ile birkaç dakika arasında sürebilen keskin bir baş ağrısının oluşabileceğini belirten Turan, her ağrının doğrudan dişlerden kaynaklanmadığını vurguladı.

Sağlam diş yapısına sahip bireylerde soğuk gıdaların dişlerle temasının genellikle ağrı oluşturmadığını belirten Turan, diş minesinin altındaki dentin tabakasının açığa çıkması halinde ise soğuk uyaranların hassasiyete neden olabileceğini dile getirdi.

Aynı anda iki farklı ağrı görülebilir

Diş minesi zayıf olan kişilerde hassasiyetin daha sık görüldüğünü belirten Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Turan, bunun "beyin donması" yaşanma sıklığını artırdığına dair kesin bir bilimsel kanıt bulunmadığını söyledi.

Uzmandan sıcak hava alarmı: Bu belirtileri hafife almayın!
Uzmandan sıcak hava alarmı: Bu belirtileri hafife almayın!
İçeriği Görüntüle

"Dondurma yerken hissedilen ağrının kaynağının her zaman aynı olmadığını yineleyen Dr. Öğr. Üyesi Turan, “Ağrı bazı kişilerde gerçekten dişlerden, bazılarında ise nörolojik mekanizmalardan kaynaklanabilir. Hatta iki durum aynı anda da görülebilir. Ağız içindeki sinir uçları ile beyin damarları arasındaki bağlantı, büyük ölçüde trigeminal sinir aracılığıyla kurulur. Bu ortak sinir ağı, hem dişlerden ve ağız dokularından gelen duyuları hem de başın bazı bölgelerindeki ağrı sinyallerini işlemeye yardımcı olur.”"

Hassasiyet giderici diş macunları fayda sağlayabiliyor

Diş hassasiyetini azaltmaya yönelik geliştirilen diş macunlarının düzenli kullanımının şikâyetlerin hafiflemesine katkı sağlayabileceğini belirten Turan, bu ürünlerde yer alan potasyum nitratın sinir uyarılabilirliğini azaltmayı hedeflediğini ifade etti.

Ayrıca kalay florür, arginin ve kalsiyum karbonat, biyoaktif cam (NovaMin) ile kalsiyum fosfat bileşikleri içeren ürünlerin de dentin yüzeyindeki mikroskobik kanalcıkları kısmen kapatarak soğuk uyaranların diş sinirine ulaşmasını zorlaştırdığını belirten Turan, düzenli kullanımda etkinin birkaç hafta içinde görülebileceğini ve kişiden kişiye farklılık gösterebileceğini söyledi.

Günlük alışkanlıklar hassasiyeti artırabiliyor

Çok soğuk gıdaların hızlı tüketilmesinin "beyin donması" açısından daha fazla risk oluşturduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Turan, günlük hayatta fark edilmeden yapılan bazı alışkanlıkların da diş hassasiyetini artırabileceğine dikkat çekti.

“Özellikle sert kıllı diş fırçası kullanmak veya yanlış fırçalama tekniği uygulamak zamanla diş minesinin aşınmasına ve diş eti çekilmesine neden olarak dişlerin dış uyaranlara karşı daha hassas hâle gelmesine yol açabilir. Asitli yiyecek ve içeceklerin sık tüketilmesi de diş minesini zayıflatabilen önemli etkenlerden biridir. Gündüz ya da gece diş sıkma ve gıcırdatma alışkanlığı da dişlerde mikro-çatlaklara, mine aşınmasına ve çene kaslarında gerilime yol açabilir. Diş beyazlatma ürünlerinin gereğinden sık kullanılması veya yüksek aşındırıcılığa sahip diş macunlarının uzun süre tercih edilmesi de diş yüzeyini etkileyerek geçici ya da kalıcı hassasiyete katkıda bulunabilir.

Bunun yanı sıra, çok sıcak ve çok soğuk yiyecek veya içeceklerin peş peşe tüketilmesi, özellikle hassas dişlere sahip kişilerde ağrıyı daha belirgin hâle getirebilir. Ağız hijyeninin ihmal edilmesi de önemli bir risk faktörüdür. Düzenli fırçalama ve ara yüz temizliğinin yapılmaması, çürüklerin ve diş eti hastalıklarının gelişmesine zemin hazırlayabilir. Ayrıca mide asidinin sık sık ağıza ulaşmasına neden olan reflü gibi durumlar veya tekrarlayan kusmalar da diş minesini aşındırarak sinir uçlarının dış uyaranlara karşı daha duyarlı hâle gelmesine neden olabilir.”

Kaynak: Basın Bülteni