Dijital ekranların günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesi, göz sağlığıyla ilgili bazı şikayetlerin daha sık görülmesine neden oluyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Efekan Coşkunseven ve Doç. Dr. Burcu Yakut, uzun süre bilgisayar, tablet ve akıllı telefon ekranına bakmanın göz kuruluğu şikayetlerini artırabildiğini belirtti.

Uzmanlar; yanma, batma, kızarıklık, kaşıntı, kumlanma hissi ve görme bulanıklığı gibi şikayetlerin göz kuruluğuyla ilişkili olabileceğini ifade etti. Ekran kullanımının yanı sıra klimalı ortamlar, kuru hava, hava kirliliği, bazı ilaçlar, hormonal durum ve kontakt lens kullanımının da şikayetleri artırabileceği belirtildi.

Göz kuruluğunun birçok nedeni bulunuyor

Prof. Dr. Efekan Coşkunseven, göz kuruluğunun gözyaşının miktarı veya gözyaşının içeriğindeki bazı bileşenlerin yetersiz olmasıyla ortaya çıkabileceğini belirtti.

Coşkunseven, "Göz kuruluğu ne demek; birincisi göz salgımızın, ikincisi ise salgılanan gözyaşının içindeki malzemelerin yetersiz olması. Çeşitli sebepleri var, bunlar; bulunduğumuz ortam, yaşımız, bazı hastalıklarımız, kullandığımız telefon, tablet sayısının artması gibi nedenler, göz kuruluğunun en büyük sebepleri arasında. Hastalar genelde bir süre sonra görme kalitesinde azalma, ışıklarda dağılma, uzun süre bir şeye konsantre olduğunda, okuduğunda ya da bilgisayarda, tablette çalıştığında, araba kullandığında gözünde yanma, bakma şikayetleriyle geliyor" dedi.

35 yaşında da göz kuruluğu görülebiliyor

Günlük yaşamda telefon, tablet ve bilgisayar kullanımının artmasına dikkat çeken Coşkunseven, ekran karşısında göz kırpma sayısının önemli ölçüde azaldığını söyledi.

Coşkunseven, "Dakikada göz kırpma sayımımız 15-20 kadar ancak kitap okuduğumuzda bu 12'ye, tablet, telefon ya da bilgisayar kullandığımızda neredeyse 5'e kadar düşüyor. Göz kapatma miktarımız o kadar önemli ki her gözümüzü açıp kapattığımızda gözyaşını yeniliyoruz ve yağlanmasını sağlıyoruz. Tabi ki klimalar, soğuk hava, stres, kullanılan bazı ilaçlar, antidepresanlar özellikle çok etkili. 35 yaşında neredeyse hastalarımızın birçoğunda göz kuruluğu ile karşılaşıyoruz. Hormon seviyesi, gözyaşı kalitesi açısından çok önemli ve hormon seviyesi düşmeye başladıkça göz kuruluğunu biz daha fazla görmeye başladık. Derecelendirme yaptıktan sonra da bazı testlerimiz var, çok masum, ufak testlerle göz kuruluğu derecesini anlayabiliyoruz" şeklinde konuştu.

10 hastadan 3'ünde ciddi göz kuruluğu

Göz kuruluğunda tedavinin aşamalı olarak uygulandığını belirten Coşkunseven, ilk aşamada suni gözyaşlarının kullanılabildiğini söyledi.

Coşkunseven, "Hiçbir zaman en üst basamaktan tedaviye başlamıyoruz. Suni gözyaşlarıyla bunların içinde yağ, bazı vitaminler var; gözyaşı miktarını ve kalitesini güçlendirmeye yönelik bazı damlalarla başlıyoruz. 2'nci basamakta immün spresif dediğimiz bazı ilaçlara başvurabiliyoruz. Gözlerimizi kapatarak belki 1,2, 3 dakika dinlenmek bile gözyaşı kalitemizi arttıracaktır. 10 hastadan 3'ü ciddi göz kuruluğu nedeniyle bize geliyor. Tablet, telefon, bilgisayar kullanımını belli bir limite indirmek ve sosyal hayata, spora dönerek yaşamayı öneriyorum" dedi.

Ekran maruziyeti göz kuruluğunu artırıyor

Doç. Dr. Burcu Yakut ise göz kuruluğu şikayetlerinin son dönemde daha fazla görüldüğünü belirterek bunun nedenlerinden birinin artan ekran maruziyeti olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Tarhan sosyal medya linçini anlattı
Prof. Dr. Tarhan sosyal medya linçini anlattı
İçeriği Görüntüle

Yakut, "Günümüzde göz kuruluğunu gerçekten daha fazla görüyoruz. Hastalar çok sık göz kuruluğu şikayetiyle başvuruyor. Gözlerinde yanma, batma, kızarıklık, kumlanma hissi olabiliyor ve görme bulanıklığı şikayetleriyle hastalar gelebiliyor. Neden daha sık görüyoruz çünkü ekran maruziyeti çok fazla arttı. Bilgisayarda çalışıyoruz, boş zamanlarımızda telefona bakıyoruz, evde televizyon izliyoruz. Çocuklar da dahi şu anda göz kuruluğu şikayetlerini görebiliyoruz. Neden böyle oluyor; ekrana baktığımızda göz kırpma refleksimiz azalıyor" ifadelerini kullandı.

20-20 kuralına dikkat

Göz kırpmanın gözyaşının yenilenmesi ve göz yüzeyinin korunması açısından önemli olduğunu belirten Yakut, ekran kullanımında belirli aralıklarla gözlerin dinlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yakut, "Göz kapaklarında gözyaşına yağ salgılayan bezler mevcut. Tam bir kapatma sağladığımızda o gözyaşının yapısı tamamen yenileniyor ve bu gözyaşında bulunan yağ komponenti gözyaşının daha yavaş buharlaşmasını sağlıyor. Tam bir kapatma sağlamadığımızda ne oluyor; gözyaşımız bu sefer daha hızlı buharlaşıyor. Göz kırpma sıklığı sıklığı azaldı hem de buharlaşması hızlandığı için de göz kuruluğu şikayetleri ortaya çıkıyor. Hafif, orta ve ağır olarak değerlendirebiliriz. Hafif evrelerde sadece yaşam tarzı değişiklikleriyle hastanın şikayetlerinde azalma sağlayabiliriz. Ekrana bakarken 20-20 kuralını hatırlatmak istiyoruz; 20 dakikada bir 20 saniye gözümüzü dinlendirmek ve daha sık kırpmaya dikkat etmek önemli değişiklikler. Klimalı ortamlar, hava kirliliği, havanın kuru olması bunlar da göz kuruluğu şikayetlerini artırıyor" şeklinde konuştu.

Hastaların yüzde 60-70'inde şikayet görülüyor

Tedavide gözyaşı damlalarının kullanılabildiğini belirten Yakut, ileri düzeyde göz kuruluğu bulunan hastalarda farklı tedavilere başvurulabildiğini söyledi.

Yakut, "Gözyaşı damlaları öneriyoruz, gözyaşı miktarını artırarak hastaların şikayetlerinin azalmasını sağlıyoruz. İleri bir kuru göz varsa o zaman daha farklı tedaviler uygulamak gerekiyor. Hastanın hormonal durumu, kullandığı ilaçlar, kontak lens kullanımı gibi şeyler de kuru göz semptomlarının artmasına sebep oluyor. Altta yatan başka sebepler de olabilir. Günlük poliklinik şartlarında hastalarımızın yüzde 60-70'inde göz kuruluğu şikayetlerini görüyoruz. Özellikle göz kapağı enfeksiyonları da eşlik edebiliyor. Hastaların geçmeyen şikayetleri varsa mutlaka göz doktoruna başvurmaları gerekiyor. Hastalarda romatizmal hastalık olması durumunda ağır kuru göz şikayetleri olabiliyor. Hastaların kendi kanından hazırladığımız otolog serum damlalar, antienflamatuar ilaçlar verebiliyoruz. Ekrana olan uzaklığımız da önemli, ekranın biraz daha göz düzeyimizin altında olması gerekiyor" dedi.

Kaynak: İHA