Yapay zekânın özellikle içerik üretiminde hız ve kişiselleştirme sağladığını belirten Onar, teknolojinin gazetecilerin yerini tamamen alamayacağını ve insan denetiminin önemini koruyacağını söyledi.

Çocuğunuzun ilk fotoğraf paylaşımında 5 kritik nokta
Çocuğunuzun ilk fotoğraf paylaşımında 5 kritik nokta
İçeriği Görüntüle

İZMİR (Ege Ajans)- Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Basın Ekonomisi ve İşletmeciliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinem Onar, yapay zekâ teknolojilerinin medya sektöründeki dönüşümünü ele aldı. Yapay zekânın veri işleme ve içerik üretim süreçlerine sağladığı kolaylıklara dikkat çeken Onar, medya ekosisteminde insan unsurunun önemini koruyacağını ifade etti.

İçerik üretiminde hız ve kişiselleştirme öne çıkıyor

++Prof Dr Sinem Onar

Yapay zekânın medya üzerindeki en belirgin etkilerinin hız ve kişiselleştirme olduğunu belirten Prof. Dr. Onar, veri gazeteciliğinden rutin haber üretimine kadar birçok sürecin teknolojinin etkisiyle değiştiğini söyledi.

Onar, “Artık içeriklerin kişilere özel bir şekilde sunulduğu, veri gazeteciliğinin tamamen kolaylaştığı, beraberinde rutin haber yazım süreçlerinin de otomatikleştiği bir süreç yaşanıyor. Bunlar en önemli etkileri diyebiliriz” dedi.

Taslak hazırlama, SEO odaklı metin oluşturma, görsel ve video üretimi ile dil çevirisi gibi zaman alan işlemlerin yapay zekâ sayesinde çok daha kısa sürede gerçekleştirilebildiğini aktaran Onar, bu dönüşümün içerik üreticilerinin çalışma biçimini de değiştirdiğini belirtti.

Prof. Dr. Onar, “Bu durum içerik üreticilerini sıfırdan üretmek yerine tamamen birer editör konumuna getirdi. Ancak içerikler yayına girmeden önce mutlaka uzman bir editör onayından geçmeli. Şeffaflık ve güvenilirlik ancak bu şekilde sağlanabilir” diye konuştu.

Yapay zekâ gazetecinin yerini alabilir mi?

Yapay zekânın gazetecilerin görevlerini tamamen üstlenip üstlenemeyeceğine ilişkin tartışmalara da değinen Onar, teknolojinin özellikle tekrara dayalı ve veri odaklı işlerde daha başarılı olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Onar, “Yapay zeka sadece tekrara dayalı işlerde başarılı. Finans veya spor haberleri gibi veri odaklı alanlarda öne geçebilir ancak gazetecilik tamamen eleştirel düşünceye ve duygu aktarımına odaklı bir süreçtir. Dolayısıyla saha gazeteciliği, özel röportajlar ve eleştirel düşünce noktasında yapay zekanın insanın yerini alma olasılığı yoktur” dedi.

Dezenformasyona karşı medya okuryazarlığı vurgusu

Yapay zekânın beraberinde getirdiği risklerden birinin de bilgi kirliliği olduğunu belirten Onar, deepfake ve ses klonlama teknolojilerinin yanlış bilgilerin yayılmasını kolaylaştırabildiğine dikkat çekti.

Toplumun yoğun bir bilgi akışıyla karşı karşıya olduğunu söyleyen Prof. Dr. Onar, “Bu bilgi kirliliği karşısında bir ‘bilgi diyeti’ şart. Duyduğumuz veya gördüğümüz her şeyin doğruluğunu kabul etmeden önce araştırma kültürümüzü geliştirmeliyiz. Bunun yolu da medya okuryazarı olmaktan geçiyor. Medya metinlerine farklı bir bakış açısıyla bakabilmek için entelektüel olarak kendimizi geliştirmeliyiz” dedi.

İnsan denetimi kritik önem taşıyor

Yapay zekâ sistemlerinde kullanılan verilerdeki ayrımcı ve ön yargılı unsurların ayıklanması gerektiğini vurgulayan Onar, etik değerlerin ve gizliliğin korunmasına dikkat çekti.

İçerik üretiminde insan kontrolünün vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Onar, “İnsan denetimi yüzde yüz olmak zorunda. Yapay zekayı sadece bir asistan olarak kullanabiliriz ancak bağlamı anlamak, derin analizler yapmak ve empati kurmak noktasında insan hala çok önemli” diye konuştu.

Medyada hibrit içerik dönemi

Dijital dönüşümün yazılı, görsel ve işitsel içerikler arasındaki sınırları giderek ortadan kaldırdığını ifade eden Prof. Dr. Sinem Onar, farklı içerik türlerinin tek bir süreç içerisinde bir araya getirilebildiğini belirtti.

Onar, “Tek bir komutla makalelerin videoya, videoların etkileşimli grafiklere dönüştüğü bir dönemdeyiz. Gelecekte bu hibrit modellerin giderek daha fazla öne çıktığı bir süreç yaşayacağız” dedi.

Kaynak: Basın Bülteni