Etkinlik, öğrenciler ve akademisyenleri bir araya getirerek palm yağı ve bitkisel yağlar hakkında toplumda yaygın olan yanlış algıları bilimsel veriler ışığında ele aldı. Gıda üretiminde doğru bilginin önemi ve bilgi kirliliğinin etkileri katılımcılar tarafından tartışıldı.
Gıda üretiminde yağların çok yönlü rolü
Etkinlikte konuşan Gıda Mühendisi Dr. Fahri Yemişçioğlu, gıdalarda yağların kritik işlevlerine dikkat çekti:
“Rafine bitkisel yağlar gıdaların temel bileşenlerindendir. Proteinler, karbonhidratlar ve mineraller gibi diğer bileşenlerin yanı sıra yağlar gıdalarda çok işlevli roller üstlenir. Yağlar beslenmede enerji sağlayıcı olarak işlev görür ve lezzetli gıda için öneme sahiptir. Ayrıca atıştırmalık ürünlerde çıtırlık, sürülebilir çikolata kremalarında kıvam, fırıncılık ürünlerinde yapı ve gözeneklilik, şekerleme ürünlerinde ağız hissi gibi özelliklerden sorumludurlar. Bu nedenle yağlar, gıda üretiminde kritik ve çok yönlü bileşenlerdir.”
Yemişçioğlu, kentleşme ve küreselleşmenin gıda üretim sistemlerinde önemli dönüşümler yarattığını da belirterek, tüketicilerin sürdürülebilir ve besleyici ürünler ile pratik ve hazır gıdalar arasındaki tercihlerini dengelemeye çalıştığını ifade etti. Sosyal medyanın gıda ve beslenme konularında doğru bilgiye ulaşmanın önemini artırdığını vurgulayan Yemişçioğlu, şunları ekledi:
“Sosyal medyanın gelişmesi ve gıdaya olan ilginin artması, gıda, sağlık, beslenme ve sürdürülebilirlik konularına ilişkin haberlerin de çoğalmasına yol açıyor. Tüketiciler artık gıdalar konusunda daha meraklı ve bilinçli. Bu durum etiketlerin sorgulandığı, karar vericilerin kim olduğunun araştırıldığı ve gıdaya ilişkin daha fazla haberin takip edildiği bir kültürün oluşmasına yol açıyor. Olumlu bir gelişme olmakla birlikte bu, gıda endüstrisine ilişkin yanlış bilgilendirme ve yanlış anlaşılma riskini beraberinde getiriyor.”
Palm yağı ve trans yağ asitleri
Yemişçioğlu, bitkisel yağlar hakkında detaylı bilgiler de paylaştı:
“Bitkisel yağlar başlıca iki kaynaktan elde edilir: tohumlar ve meyveler. Ticari olarak kullanılan tohum yağları arasında soya, kanola, ayçiçeği, mısır ve pamuk tohumu yağları yer alır. İyi bilinen iki yağlı meyve ise zeytin ve palmdir. Palm yağı, palm meyvesinden elde edilen yağdır. Palm ve palm yağı için iki önemli özellik bulunmaktadır: Meyvenin hem etli kısmında hem de çekirdeğinde yağ bulunur; ancak bunların özellikleri tamamen farklıdır. Palm yağı ve palm çekirdeği yağı, doymuş ve doymamış yağ asitleri açısından dengeli bir yapıya sahiptir.”
Toksikoloji alanındaki çalışmaların trans yağ asitlerinin sağlıksız olduğunu ortaya koyduğunu belirten Yemişçioğlu, palm yağının bu bağlamda önemini vurguladı:
“Bu hedef günümüzde büyük ölçüde palm yağı ve onun fraksiyonları sayesinde gerçekleştirilebiliyor. Trans yağların gıdalardan uzaklaştırılmasına yardımcı olan palm yağının kullanımı artış göstermektedir. Bugün palm yağı, en çok üretilen bitkisel yağ olarak ilk sırada yer almaktadır. Bu durum aynı zamanda palm yağının eleştirilere ve yanlış bilgilendirmelere hedef olmasına neden olmaktadır. Bu nedenle gıdalarla ilgili yanlış bilgilendirme ile mücadele günümüzde çok daha önemli bir konu haline gelmiştir.”
Sürdürülebilir gıda sistemlerinde palm yağı
Yaşar Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Ruhan Aşkın Uzel, sürdürülebilirliğin gıda sistemlerinde kritik öneme sahip olduğunu belirtti.
Uzel, artan nüfus ve değişen tüketim alışkanlıkları ile birlikte gıda sistemlerinin bütüncül bir yaklaşımla, özellikle tedarik zinciri perspektifinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi:
“Günümüzde artan nüfus ve değişen tüketim alışkanlıkları, gıda sistemlerinin tedarik zinciri odağında yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor. Talebin hızla arttığı ancak doğal kaynakların sınırlı olduğu günümüz koşullarında; bireylerin ihtiyaç duydukları gıdaya güvenli erişiminin sağlanmasının yanı sıra karbon emisyonları ve su ayak izi gibi çevresel etkilerin de göz önünde bulundurulması büyük önem taşıyor.”
Palm yağının sürdürülebilir gıda sistemlerindeki rolüne de değinen Uzel, şunları aktardı:
“Kaynakların verimli kullanımı sürdürülebilir tedarik zincirlerinin temelini oluşturur. Palm yağı, birim alan başına yüksek verimliliği ile öne çıkan bitkisel yağ kaynaklarından biridir ve bu özelliğiyle küresel gıda sistemlerinde önemli bir yer tutmaktadır. Palm yağının alternatifi olduğu düşünülen bitkisel rafine tohum yağlarıyla ikame edilmesi daha fazla tarım arazisi kullanımına ihtiyaç doğuracaktır. Bu da karbon emisyonları ile su tüketiminde artış gibi çevresel etkileri beraberinde getirecektir.”
Uzel, Malezya Sürdürülebilir Palm Yağı (MSPO) 2.0 sertifikasyon sistemine dikkat çekerek, sürdürülebilir üretim standartlarının yaygınlaştırılmasının önemini vurguladı:
“(MSPO) 2.0 sertifikasyonuna sahip palm yağının sağlıklı ve sürdürülebilir bitkisel bir yağ olarak konumlandırılmasına yönelik farkındalığın artırılması büyük önem taşımaktadır.”





