Uzmanlar, tedavi edilmeyen ya da sık tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarının böbreklere kadar ilerleyebileceği uyarısında bulunuyor.
Memorial Antalya Hastanesi Üroloji Bölümü'nden Op. Dr. Egemen İşgören, yaz döneminde daha sık görülen sistit hakkında değerlendirmelerde bulunarak, hastalığın belirtileri, nedenleri, tedavi süreci ve korunma yollarına ilişkin önemli bilgiler paylaştı.
"Her 10 kadından yaklaşık 6'sında görülüyor"
Sistitin idrar yolu enfeksiyonları arasında en yaygın görülen rahatsızlıklardan biri olduğunu belirten İşgören, kadınlarda anatomik yapı nedeniyle erkeklere kıyasla daha sık görüldüğünü söyledi.
"Sistit, idrar yolu enfeksiyonları arasında en sık rastlananıdır. Her 10 kadından yaklaşık 6'sında görülen bu rahatsızlık, birçok nedenle ortaya çıkabilir. Doğru bir tedavi programı ile şikayetlerden kurtulmak mümkündür. Ancak tedavi edilmezse enfeksiyon böbreklere yayılabilir ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle tekrarlayan sistitlerde altta yatan sebepler mutlaka araştırılmalı ve tedaviye devam edilmelidir. İdrar yaparken ağrı, yanma ve sık idrara çıkma ile seyreden sistit bir idrar yolu enfeksiyonudur. Nadir de olsa sistit doğru tedavi edilmezse, böbreklere kadar ilerleyerek, ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir."
İşgören, bakterilerin idrar kesesine dış genital organlar, bağırsaklar, böbrekler veya idrar kanalı yoluyla ulaşarak enfeksiyona neden olabileceğini ifade etti.
"Akut ve tekrarlayan sistit olarak görülebiliyor"
Sistitin mikrobik ve mikrobik olmayan olmak üzere iki farklı grupta değerlendirildiğini belirten İşgören, mikrobik sistitlerin ani başlayan akut ya da sık tekrarlayan kronik şekilde görülebildiğini söyledi.
"Hastalık genellikle birden gelişmekte ve sık sık idrara gitme, idrar yaparken yanma, bazen karın ağrısı, idrarda kanama gibi şikayetlere neden olabilmektedir."
Akut sistitte idrar yaparken yanma ve sızlama, sık ancak az miktarda idrara çıkma, idrarda kan görülmesi ve alt karın bölgesinde rahatsızlık hissinin görülebildiğini aktaran İşgören, tedavinin eksik bırakılmasının hastalığın tekrar etmesinde önemli rol oynadığını dile getirdi.
"Bilinçsiz ilaç kullanımı tekrarlayan sistitin en sık nedenlerinden"
Tedavinin mutlaka hekim kontrolünde sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan İşgören, şu ifadeleri kullandı:
"Yeteri kadar uzun sürede uygun antibiyotik kullanılmaması ve hastaların şikayetler başlar başlamaz hekime danışmadan bilinçsiz ilaç kullanması tekrarlayan sistitin en sık görülen sebeplerindendir."
Tekrarlayan enfeksiyonların altında idrar yollarında taş veya tümör, idrar kesesiyle ilgili sinir sistemi bozuklukları, reflü, prostat büyümesi, mesane sarkması, idrar yolu darlıkları ve işeme bozukluklarının bulunabileceğini belirten İşgören, kronik kabızlık, menopoz, bazı doğum kontrol yöntemleri ve vajinal enfeksiyonların da risk faktörleri arasında yer aldığını söyledi.
"Ağrılı mesane sendromunda antibiyotik fayda sağlamıyor"
Mikrobik olmayan sistitin "Ağrılı Mesane Sendromu" olarak da bilindiğini ifade eden İşgören, bu hastalıkta mesane duvarının kalınlaştığını ve mesanenin kapasitesinin azaldığını belirtti.
"İdrar kesesini döşeyen ve idrarın daha içerideki tabakalara geçmesini engelleyen örtünün çeşitli nedenlerle hasar görmesi ve idrarın iç tabakalara nüfuz ederek kimyasal iltihaba sebep olması olarak açıklanabilir. Hastalarda genellikle uzun zaman içerisinde yavaş yavaş artarak ilerleyen sık idrara gitme, gece sık idrara kalkma, idrarını hissettiğinde göbek altında ağrı yakınmaları olur. En önemli belirti ağrıdır. Ağrı; idrar yapınca hafifler. İdrarın uzun süre tutulması halinde ağrıyla birlikte idrarda kanamalar olabilir. Sebep bakteriler olmadığı için antibiyotiklerden hastalar fayda görmez."
"Tekrarlayan enfeksiyonun nedeni mutlaka araştırılmalı"
Sık tekrar eden sistit vakalarında altta yatan nedenlerin belirlenmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan İşgören, gerekli incelemelerin yapılması gerektiğini söyledi.
"Bunların mutlaka araştırılıp ortaya çıkarılması ve tekrarlayan enfeksiyona neden olan etken neyse bu problemin tedavi edilmesi gerekir. Aksi halde enfeksiyon, iltihaplanma tedavi edilse bile tekrarlayacaktır. Tedavide hastanın şikayetleri başladığında idrar kültürü yapılmalı ve antibiyotik kullanımına kültür alındıktan sonra başlanmalıdır."
İşgören, hijyen kurallarına dikkat edilmesi, kabızlığın giderilmesi ve işeme bozukluklarının tedavi edilmesinin de enfeksiyonların tekrarını önlemede önemli olduğunu belirtti.
"Bol sıvı tüketilmeli, idrar bekletilmemeli"
Sistitten korunmada günlük yaşam alışkanlıklarının büyük rol oynadığını ifade eden İşgören, özellikle yaz aylarında sıvı tüketiminin artırılması gerektiğini söyledi.
İdrar yapma isteğinin ertelenmemesi gerektiğini belirten İşgören, tuvalet temizliğinin önden arkaya doğru yapılmasının bakterilerin idrar yollarına ulaşmasını önlemeye yardımcı olduğunu kaydetti.
Enfeksiyona yatkın kişilere küvet yerine duşu tercih etmelerini öneren İşgören, genital bölgenin nazik şekilde temizlenmesi ve tahrişe yol açabilecek ürünlerden kaçınılması gerektiğini dile getirdi.
Cinsel ilişki sonrasında mesanenin kısa sürede boşaltılmasının önemine dikkat çeken İşgören, şu uyarıyla sözlerini tamamladı:
"Bakterileri temizlemeye yardımcı olması için de dolu bir bardak su için. Genital bölgede deodorant spreyleri veya hijyen ürünleri kullanmaktan kaçının. Bu ürünler üretrayı ve mesaneyi tahriş edebilir. Yaz aylarında bu basit önlemlere dikkat edilerek sistit riski önemli ölçüde azaltılabilir. Şikayetler tekrarlıyorsa gecikmeden bir üroloji uzmanına başvurulması gereklidir."




