Zekâ denildiğinde akla çoğu zaman diplomalar, hızlı hesaplama yeteneği veya karmaşık problemleri çözmek geliyor. Ancak psikologlar ve davranış araştırmacıları, gerçek zekânın gündelik hayatta düşünme biçimi, tepkiler ve kişinin kendine bakışıyla ortaya çıktığını vurguluyor. İşte yüksek zekâ seviyesine işaret edebilecek üç temel özellik.
Bilmediğini kabul etmekten çekinmezsiniz
Yüksek zekâya sahip bireyler, “Bunu bilmiyorum” demeyi bir zayıflık olarak görmez. Aksine bu yaklaşım, öğrenmeye açık olduklarının göstergesi olarak kabul ediliyor. Bu kişiler tartışmalarda kazanma hırsıyla hareket etmez, soru sormaktan ve yeni bilgi aramaktan çekinmez. Onlar için gerçek, egodan daha değerlidir.
Kendi düşüncelerinizi sorgularsınız
Uzmanlara göre yüksek zekâ, eleştirel düşünme ve zihinsel esneklikle doğrudan ilişkilidir. Yeni bilgiler ya da güçlü argümanlarla karşılaşıldığında fikirlerini gözden geçirebilen kişiler, olaylara tek bir pencereden bakmaz. Zeki insanlar genellikle kesin yargılardan kaçınır, nüansları fark eder ve gerekirse düşüncelerini değiştirmekten korkmaz.
Yalnız kalmak sizi rahatsız etmez
Yalnız başına vakit geçirmek çoğu zaman yanlış anlaşılır. Oysa psikologlara göre bu durum, içsel olgunluğun ve derin düşünme yeteneğinin önemli bir işaretidir. Yüksek zekâya sahip kişiler sessizliği analiz etmek, plan yapmak ve yaratıcı düşünmek için kullanır. Sürekli dış uyarana ya da kalabalığa ihtiyaç duymazlar.




