Tarhan, “Mindfulness demek pozitif düşünce değil; zor anlarda dengeyi koruyabilme becerisidir. Anda yaşamaktır” dedi.
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Tarhan, bilinçli farkındalığın beyin üzerindeki etkilerinin nörobilimsel olarak kanıtlandığını belirterek, bu pratiğin düzenli yapılması gerektiğini vurguladı. Tarhan, “Her gün en az 20 dakika kendinize sessiz bir zaman ayırın. Bu, kişinin durup düşündüğü, değerlendirme yaptığı bir mola gibidir” ifadelerini kullandı.
“Bilinçli farkındalık” üç temele dayanıyor
Tarhan, mindfulness kavramının Türkçeye “Bilinçli Farkındalık” olarak çevrilmesini doğru bulduğunu belirterek, bu yaklaşımın zihinsel ve duygusal farkındalık içerdiğini söyledi. Bilinçli farkındalığın üç temel ayağı bulunduğunu dile getiren Tarhan, süreci şöyle açıkladı:
İlk adım niyet… Kişi odağını dış koşullara göre değil, kendi hedeflerine yöneltmelidir.
İkinci adım dikkat… Niyet doğru olsa bile, dikkatin doğru noktaya yönlendirilmesi gerekiyor.
Üçüncü adım ise tutum… Zorlayıcı durumlarda kişinin kendi tutumunu seçmesi, zihinsel yönetimi ele almasının anahtarıdır.
Tarhan’a göre, bu üç adım bir araya geldiğinde kişi düşüncelerini ve duygularını yönetebilir hale geliyor.
Meditasyon ile Mindfulness sık karıştırılıyor
Meditasyonun sıkça mindfulness ile aynı anlamda kullanıldığını söyleyen Tarhan, bunun yanlış bir algı olduğunu belirtti. Meditasyonun bir gevşeme tekniği olduğunu ifade eden Tarhan, “Zihinsel odaklanma, ritmik nefes egzersizi ve rahatlatıcı ses unsurlarıyla gerçekleşir. Meditasyon, bilinçli farkındalığın bir aracıdır. Üst kavram Mindfulness’tır” dedi.
Beynin alarm sistemini dengeliyor
Mindfulness pratiğinin beynin farklı merkezleri üzerinde etkili olduğunu dile getiren Tarhan, şu bilgileri paylaştı:
• Frontal lobu geliştirerek planlama ve kontrol becerilerini güçlendiriyor.
• Beynin alarm merkezi olan amigdalanın aşırı tepkilerini sakinleştiriyor.
• Kaygıyla ilişkili olan “Default Mode Network” adı verilen otomatik düşünce ağını düzenliyor.
Tarhan, bu ağın aşırı çalışmasının kaygı belirtisi olduğunu ve bilinçli farkındalıkla bu sürecin dengelenebildiğini söyledi.
Hücresel yaşlanmaya karşı etkili
Tarhan, Mindfulness’ın yalnızca zihinsel değil, biyolojik düzeyde de etkileri bulunduğunu ifade etti. Nobel ödüllü araştırmalara atıfta bulunan Tarhan, kronik stresin hücrelerde telomerleri yıpratarak erken yaşlanmaya yol açtığını belirtti. Mindfulness’ın stresi yönetmeyi öğreterek telomerleri onaran telomeraz enziminin daha sağlıklı çalışmasına katkı sağladığını söyledi.
“Pozitif düşün” dayatması değil
Tarhan, bilinçli farkındalığın yanlış anlaşılmaması gerektiğine de dikkat çekti. “Mindfulness pozitif düşünmek değildir. Amaç, zor duyguları yok etmek değil, onları yönetebilmek” diyen Tarhan, aşırı düşünmenin stres hormonlarını artırarak serotonin ve dopamin seviyelerini düşürdüğünü ifade etti.
Mindfulness’ın, geçmişe takılı kalmak ya da geleceğe kaygıyla odaklanmak yerine anda kalmayı öğrettiğini söyleyen Tarhan, “Geçmişten öğren, bugünü yaşa, geleceğe bak” yaklaşımını vurguladı.
Kabullenme farkındalığın parçası
Tarhan, farkındalık sürecinde kabullenmenin önemli olduğunu vurgulayarak, “Değiştirilemeyen durumları kabul etmek gerekir. Hoşlanmasak da bunu yaşamamız gerekiyorsa kabullenmek ruhsal dengeyi korur. Çaresi olan şeye üzülmeye değmez, çaresi olmayan şeye üzülmek ise durumu değiştirmez” ifadelerini kullandı.
Kısa vadeli hazdan uzun vadeli anlama
Mindfulness’ın kişinin kısa süreli hazlara değil uzun vadeli anlam hedeflerine odaklanmasını sağladığını dile getiren Tarhan, niyetlenmiş davranışın beyinde farklı sinir ağlarını çalıştırdığını belirtti. Bu yaklaşım sayesinde bireyin “hemen şimdi” yerine “uzun vadede ne kazanacağım” bakışı geliştirdiğini söyledi.
Beyne öğrenilen bir beceri
Tarhan, bilinçli farkındalığın tek uygulamayla sonuç vermediğini belirterek, düzenli tekrarın önemine dikkat çekti. Neurofeedback uygulamalarıyla kişinin stres dalgalarını azaltmayı, gevşeme dalgalarını artırmayı öğrendiğini ve bu sürecin zamanla otomatik hale geldiğini aktardı.
Bu yöntemin artık “dokulara saygılı hekimlik” anlayışının parçası olarak uygulandığını belirten Tarhan, müdahaleci yöntemler yerine bağışıklığı güçlendiren yaklaşımların tercih edildiğini kaydetti.
“Gerçek mutluluk” anlayışı
Farkındalığın kişiyi mutsuz ettiği yönündeki eleştirilere de yanıt veren Tarhan, mutluluğun iki boyutu olduğunu söyledi.
“Haz mutluluğu dopamin odaklıdır ve geçicidir. Anlam mutluluğu ise serotoninle ilişkilidir ve kalıcıdır. Satın alınan, maddi temelli mutluluk sahte mutluluktur” diyerek, sıfır stres hedefinin gerçekçi olmadığını vurguladı.
Üçüncü gözle bakmak
Tarhan, farkındalıkta en önemli kazanımlardan birinin “gözlemci olabilmek” olduğunu ifade etti. Kişinin kendi duygularına ve dış dünyadan gelen etkilere dışarıdan bakabilmesinin, mutsuz duyguların bulaşıcı etkisini azalttığını söyledi. “Mutsuz görünen bir olaya üçüncü bir gözle bakabilmek, duygusal tepkilerin otomatikleşmesini engeller” diye konuştu.
“Biyolojik bilgisayar: Beyin”
Tarhan, beynin biyolojik bir bilgisayar gibi çalıştığını belirterek, genetik yazılımın yüzde 30, sonradan öğrenilenlerin ise yüzde 70 oranında etkili olduğunu söyledi. Kişinin düşünce algoritmalarını değiştirmedikçe eski sorulara eski cevaplar verdiğini belirten Tarhan, bunun nöroplastisite ile dönüştürülebileceğini ifade etti.
“Her gün 20 dakika sessizlik şart”
Mindfulness pratiğinin günlük yaşama nasıl entegre edileceğini anlatan Tarhan, sessiz zaman ayırmanın kritik olduğunu vurguladı:
“Her gün en az 20 dakika sessiz kalın. Rutinden kopup durduğunuz, düşündüğünüz ve yeniden değerlendirdiğiniz bu molalar beynin stres hormonlarını azaltmasına yardımcı olur.”
Tarhan’a göre bu alışkanlık düzenli tekrarlandığında alışkanlığa, ardından kişilik özelliğine dönüşüyor.
“İçsel eleştirmen” ile baş etmeyi öğretiyor
Mindfulness’ın en önemli yönlerinden birinin içsel eleştirmeni yönetebilme becerisi olduğunu dile getiren Tarhan, herkesin zihninde kendisini aşağılayan bir ses bulunduğunu belirtti. Farkındalık pratiğiyle kişi bu sesi durdurup doğru yanlış ayrımını yapabilir hale geliyor.
Tarhan, “İçimizdeki eleştirmeni yönetemezsek savruluruz. Bu sürecin temel kazanımlarından biri de bu yönetim becerisidir” sözleriyle değerlendirmesini tamamladı.




