Endometriozis Farkındalık Ayı kapsamında düzenlenen etkinlikte hastalar yaşadıkları zorlukları anlattı, uzmanlar ise tanı ve tedavi süreçlerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Hastalığın yıllarca fark edilemeyebildiği ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebildiği vurgulandı.
Etkinlikte farkındalık vurgusu yapıldı

Endometriozis Farkındalık Ayı kapsamında Acıbadem Altunizade Hastanesi’nde “Olağan Şüpheli: Endometriozis” başlıklı bir etkinlik düzenlendi. Etkinlikte hastalar yaşadıkları süreçleri paylaşırken, uzman hekimler hastalığın tanı ve tedavi yöntemlerine ilişkin bilgi verdi. Program kapsamında gerçekleştirilen söyleşinin moderatörlüğünü sunucu ve televizyon programcısı Esra Erol üstlendi. Etkinlikte ayrıca katılımcılar için farkındalık oluşturmayı amaçlayan bir atölye çalışması da yapıldı.
Uzmanlar tanı sürecindeki gecikmeye dikkat çekti

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Taner Usta, endometriozisin dünya genelinde sık görülen bir hastalık olduğunu ve tanı sürecinin uzun yıllar alabileceğini ifade etti. Hastalığın rahim iç dokusunun rahim dışına yerleşmesiyle ortaya çıktığını belirten Usta, özellikle yumurtalıklar ve çevre organlarda ciddi etkiler oluşturabildiğini söyledi. Ağrının farklı hastalıklarla karışabildiğini vurgulayan Usta, erken tanının tedavi sürecinde büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Tedavi yöntemleri ve klinik yaklaşım

Prof. Dr. Taner Usta, tedavide ilaç yöntemlerinden faydalanıldığını, bazı durumlarda ise cerrahi müdahalenin gerekebildiğini aktardı. Özellikle organları tehdit eden veya derin yerleşimli vakalarda cerrahi tedavinin gündeme geldiğini belirten Usta, yumurtalık rezervi etkilenen hastalarda yumurta ya da embriyo dondurma gibi seçeneklerin de değerlendirilebildiğini ifade etti. Hastalığın ilerlemesinin tedavi sürecini zorlaştırabildiği de toplantıda vurgulandı.
Hastalar yaşadıkları süreci anlattı

Etkinlikte söz alan hastalar, tanı sürecinde yaşadıkları zorlukları ve gecikmeleri paylaştı. Bir hasta, yıllar sonra doğru tanıya ulaşabildiğini ve hastalığın bağırsaklara kadar ilerlediğini ifade ederek sürecin kendisi için oldukça zor geçtiğini anlattı. Bir diğer hasta ise hamilelik döneminde çikolata kistinin büyüdüğünü, bu süreçte yakın takip altında doğuma kadar izlenerek bebeğine kavuştuğunu söyledi. Her iki hasta da erken tanının önemine dikkat çekti.
Toplumsal farkındalık çağrısı
Etkinliğin moderatörlüğünü üstlenen Esra Erol, kadın hastalıklarının toplumda çoğu zaman açık şekilde konuşulamadığını belirterek endometriozis konusunda farkındalığın artırılması gerektiğini ifade etti. Erol, hastaların yaşadığı ağrıların zaman zaman yanlış yorumlandığını ve bunun da tanı sürecini geciktirebildiğini söyledi. Hastalığın yüksek sesle konuşulmasının erken tanı ve doğru tedavi sürecine katkı sağlayacağını dile getirdi.
Endometriozis, halk arasında “çikolata kisti” olarak bilinen ve rahim iç dokusunun rahim dışı bölgelerde gelişmesiyle ortaya çıkan bir hastalık olarak tanımlanıyor. Üreme çağındaki kadınlarda görülebilen bu rahatsızlık, farklı hastalıklarla karışabildiği için tanı süreci çoğu zaman gecikebiliyor. Hastalık bazı durumlarda ağrı, kısırlık ve organ tutulumlarına kadar ilerleyebiliyor.
Etkinlikte yapılan değerlendirmeler, endometriozisin erken tanı ile kontrol altına alınmasının mümkün olabileceğini ancak gecikmiş tanı durumlarında sürecin daha karmaşık hale gelebildiğini ortaya koydu. Uzmanlar ve hastalar, farkındalığın artırılmasının hem tanı sürecini hızlandırabileceğini hem de yaşam kalitesini olumlu yönde etkileyebileceğini vurguladı.




