Türkiye’de 2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesiyle hız kazanan aile merkezli sosyal politikalar, kadın istihdamında ağır bir tabloyu beraberinde getirdi. İktidarın kadını "eş, anne ve bakıcı" rolleriyle tanımlayan söylemleri, ekonomik kriz ve kamusal bakım hizmetlerinin yetersizliğiyle birleşince, kadınlar iş gücü piyasasından sistematik olarak tasfiye edilmeye başlandı. TÜİK’in son verileri, bu tasfiyenin özellikle en verimli yaş grubunda ve eğitimli kadınlar arasında yaşandığını kanıtlıyor.

Rakamlarla Kadınların İstihdamdan Kopuşu

TÜİK iş gücü verilerine göre, 2025 itibarıyla çalışma çağındaki 21 milyon 548 bin kadın iş gücüne dahil olmuyor. Bu durumun arkasındaki gerekçeler ise toplumsal yapının röntgenini çekiyor:

  • Ev İşleri ile Meşgul: 5 milyon 925 bin kadın.

  • Ailevi ve Kişisel Nedenler: 3 milyon 846 bin kadın.

  • Toplam Engel: Çalışmayan kadınların %45’i (yaklaşık 9,8 milyon) ev ve aile yükü nedeniyle üretimden kopmuş durumda.

Meslek Fabrikası Ile Kendi Işinin Patronu Oldu 11

Nitelikli İş Gücü "Evde Bakım" Kıskacında

Verilerdeki en çarpıcı detay, eğitimli kadınların yaşadığı kayıp oldu. 2021 yılında ailevi nedenlerle çalışmayan kadınların oranı %11 iken, 2025’te bu oran %18’e fırladı.

Kritik Veri: Ailevi nedenlerle iş gücüne katılmayan her 5 kadından biri (806 bin kişi) üniversite mezunu. Sadece 2025 yılında 174 bin yükseköğrenim mezunu kadın kariyerine veda etti.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajları 2026: En güzel, anlamlı Kadınlar Günü sözleri
8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajları 2026: En güzel, anlamlı Kadınlar Günü sözleri
İçeriği Görüntüle

Bakım Krizi: Kreş mi, Maaş mı?

Ücretsiz ve kamusal kreşlerin yokluğu, özel kreş fiyatlarının ise asgari ücretle yarışması kadınları bir yol ayrımına itiyor: “Maaşımı bakıcıya vereceğime evde çocuğuma bakarım.” Bu krizin bir diğer ayağını ise yaşlanan nüfusla birlikte yaşlı bakımı oluşturuyor. Devletin kurumsallaştırmadığı yaşlı bakımı, "evde bakım desteği" gibi yöntemlerle yine kadının omuzlarına yükleniyor.

En Verimli Yaşta "Zorunlu" Veda

İş gücünden kopuşun en yoğun olduğu yaş aralığı, doğum ve bakım yükünün arttığı döneme işaret ediyor:

  • 25-29 Yaş: 623 bin kadın.

  • 30-34 Yaş: 780 bin kadın.

  • 35-39 Yaş: 645 bin kadın. Toplamda 2 milyonu aşkın kadın, kariyerinin en verimli döneminde "aileci kuşatma" nedeniyle profesyonel hayattan çekilmek zorunda kaldı. İstanbul gibi metropollerde ilk doğum yaşının 29’a yaklaşması, bu kopuşun zamanlamasını da ileriye taşıyor.

Reçete: Kamusal Hizmet ve Örgütlü Mücadele

İstihdam stratejilerinde sunulan "esnek" veya "uzaktan" çalışma modelleri, kadını evden koparmadan çalıştırdığı iddiasıyla sunulsa da; aslında ev işi ile profesyonel işi iç içe geçirerek kadının yükünü ikiye katlıyor. Uzmanlar, bu düzeni tersine çevirmenin yolunun kadın hareketinin yükselteceği ses ve sosyal devletin "ücretsiz bakım hizmetlerini" bir hak olarak sunmasından geçtiğini vurguluyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ