Okullar ne zaman açılıyor? 2026-2027 eğitim takvimi
Okullar ne zaman açılıyor? 2026-2027 eğitim takvimi
İçeriği Görüntüle

Eğitimde başarı denildiğinde akla çoğu zaman zekâ ve akademik yetenek geliyor. Ancak araştırmalar, uzun vadeli başarıda öz-disiplin, öz kontrol ve düzenli çalışmanın da önemli bir rol oynadığını ortaya koyuyor. 2005 yılında yayımlanan bir araştırmada, 8. sınıf öğrencileri üzerinde yapılan incelemede öz-disiplinin; notlar, okul devamlılığı, standart başarı testleri ve seçici lise programlarına yerleşme gibi sonuçları öngörmede IQ’dan iki kattan fazla varyans açıkladığı belirlendi.

Araştırma sonuçları, gençlerin sahip oldukları potansiyeli başarıya dönüştürmesinde zekânın yanı sıra istikrarlı ve disiplinli çalışma alışkanlıklarının da belirleyici olabileceğine işaret ediyor.

1787920996 Mehmet Konuralp Y Lmaz

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve Nefa Gençlik ve Ticaret Platformu Kurucusu Mehmet Konuralp Yılmaz, gençlerin başarısının yalnızca sahip oldukları yetenek üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.

“Zekâ bir avantaj olabilir ancak başarıyı tek başına açıklamaz”

Zekânın eğitim ve kariyer sürecinde önemli bir başlangıç avantajı sağlayabileceğini ifade eden Mehmet Konuralp Yılmaz, bu avantajın kalıcı bir başarıya dönüşmesinde disiplin ve sürekliliğin önem taşıdığını söyledi.

Yılmaz, “Zekâ, kişinin bir konuyu hızlı kavramasını veya problem karşısında farklı çözümler üretebilmesini sağlayabilir. Ancak sahip olunan potansiyelin başarıya dönüşmesi için o potansiyelin düzenli biçimde işlenmesi gerekiyor. Bunun için de disiplin, sabır ve istikrar gerekiyor. Bir başka ifadeyle zekâ başlangıç noktası olabilir ama asıl farkı, o yeteneğin üzerine ne kadar istikrarlı çalışıldığı yaratıyor” dedi.

Öz-disiplin başarı göstergelerinde öne çıktı

Yılmaz’ın değerlendirmeleri, eğitim psikolojisi alanındaki araştırmalarla da örtüşüyor. Duckworth ve Seligman tarafından 2005 yılında yayımlanan araştırmada, iki ayrı örneklemde toplam 304 8. sınıf öğrencisinin öz-disiplin düzeyleri ele alındı.

Çalışmada öz-disiplinin; öğrencilerin final notları, okul devamlılığı, standart başarı testleri ve seçici lise programlarına yerleşme gibi sonuçlarını öngörmede IQ’dan iki kattan fazla varyans açıkladığı ortaya konuldu.

Araştırmada ayrıca öz-disiplinin final notları üzerindeki etkisinin; önceki dönem notları, başarı testleri ve ölçülen IQ kontrol edildiğinde de devam ettiği belirlendi.

Bir diğer araştırmada ise uzun vadeli hedeflere yönelik azim ve kararlılığı ifade eden “grit” kavramının, farklı başarı sonuçlarındaki varyansın ortalama yüzde 4’ünü açıkladığı belirtildi. Bu etkinin eğitim düzeyi, üniversite not ortalaması ve bazı seçme süreçleri gibi farklı alanlarda gözlemlendiği aktarıldı.

“Gençlere sadece sonuç değil, süreç de öğretilmeli”

Araştırma sonuçlarının gençlerin eğitim anlayışı açısından önemli mesajlar içerdiğini belirten Yılmaz, gençlerin yalnızca elde ettikleri sonuçlar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini dile getirdi.

“Gençlerimize sadece ‘başarılı ol’ demek yeterli değil. Onlara hedef koymayı, plan yapmayı, zamanlarını yönetmeyi ve başarısız olduklarında yeniden denemeyi de öğretmeliyiz. Çünkü eğitim yalnızca bilgi aktarmak değildir; aynı zamanda karakter, sorumluluk ve çalışma disiplini kazandırma sürecidir.

Bir gencin sahip olduğu zekâ ne kadar yüksek olursa olsun, bunu geliştirecek bir çalışma alışkanlığı yoksa potansiyelinin tamamını kullanması zorlaşabilir” diye konuştu.

“Asıl mesele zekâ ile disiplini birlikte geliştirebilmek”

Başarının yalnızca zekâ veya yalnızca disiplin üzerinden açıklanamayacağını vurgulayan Yılmaz, iki unsurun birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.
Yılmaz, “Bence doğru soru ‘zekâ mı, disiplin mi?’ değil; ‘zekâyı disiplinle nasıl birleştirebiliriz?’ olmalı. Zekâ yeni fikirlerin ve çözümlerin kapısını açabilir. Disiplin ise o fikrin peşinden gitmeyi, tekrar tekrar denemeyi ve sonuç alıncaya kadar çalışmayı sağlar. Buna merak, özgüven, sabır ve doğru eğitim ortamı da eklendiğinde gençlerin potansiyellerini gerçek bir başarıya dönüştürmeleri mümkün olur” ifadelerini kullandı.

Gençlerin geleceğe hazırlanmasında ailelerin, eğitim kurumlarının ve iş dünyasının da sorumlulukları bulunduğunu belirten Mehmet Konuralp Yılmaz, gençlerin yalnızca başarılarının değil, gelişim süreçlerinin de desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Kaynak: Basın Bülteni