Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, SMA hastalığına yönelik yurt dışında uygulanan ilaç tedavileri ve bu tedaviler için yapılan bağışlarla ilgili bilimsel bir çalışma yürüttüklerini belirterek, “SMA ile bağış toplayıp yurt dışında iyi olacağını deyip insanlara vaatte bulunup da bu vaadinin sonucunun ne olduğunu hepsini açıklayacağız. SMA ilacını bağış alıp da bu ilaç sonucunda o hastalar iyileşti mi, iyileşmedi mi? Sonucunu bilimsel olarak çalışıyoruz” dedi.

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, İstanbul’da sağlık muhabirleriyle bir araya geldi. Sağlık Bakanlığı bünyesinde yürütülen çalışmaları anlatan Memişoğlu, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Programa İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul İl Sağlık Müdürü Abdullah Emre Güner ve USHAŞ Genel Müdürü Serdar Şenol da katıldı.

İstanbul’a 24 yılda 79 büyük hastane

B A K A N M E M I S O G L U S M A I L E I L G I L I B I R C A L I 1460071 434445

Türkiye genelinde ve İstanbul’da sağlık yatırımlarına ilişkin bilgi veren Memişoğlu, İstanbul’da son 24 yılda 79 büyük hastane yapıldığını söyledi. Memişoğlu, sadece COVID-19 pandemisi döneminde 28 hastanenin hizmete alındığını belirterek şöyle konuştu:

“İstanbul’da son 24 yılda 79 tane büyük hastane yapılmış. Sadece COVID-19 pandemisi döneminde 28 hastane yapılmış. Türkiye genelinde 27 tane şehir hastanesi yaptık. Şu anda İstanbul’da bin 453 yataklı Fatih Sultan Mehmet Hastanesi'ni yapıyoruz. Sancaktepe’de 4 bin yataklı şehir hastanesini inşallah 2027’nin ikinci yarısında hizmete sunacağız. Haydarpaşa’nın kampüsüne başladık. Bakırköy Sadi Konuk Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nin projelendirmesine başladık. Süreyyapaşa’nın projelendirmesini bitirdik. Finansını bulmaya çalışıyoruz ama yatak kapasitesi konumuzun üstünde çok sorunumuz yok. Esenyurt’ta inşallah bir yatak planlaması yapıyoruz. Beykoz’un hastanesini 2027’de bitirme hedefindeyiz, Bayrampaşa keza öyle. Bir de Avcılar var. Bunları İstanbul’a yatırım olarak yapacağız”

Yerli aşı üretiminde yeni planlama

B A K A N M E M I S O G L U S M A I L E I L G I L I B I R C A L I 1460072 434445

İEÜ Medical Point Hastanesi’ne LEED’den ‘Gold’ sertifika
İEÜ Medical Point Hastanesi’ne LEED’den ‘Gold’ sertifika
İçeriği Görüntüle

Yerli aşı ve sağlık teknolojileri konusunda da çalışmalar yürüttüklerini aktaran Memişoğlu, 8 yerli aşının üretimi için planlama yaptıklarını, bunlardan en az 6'sıyla birkaç hafta içerisinde sözleşme yapmayı hedeflediklerini söyledi.

“Yerli aşıyla ilgili çağrı yaptık. 8 tane yerli aşının üretimi için planlamalarımızı yaptık. İnşallah en az 6 tanesiyle birkaç hafta içinde sözleşme yapıp yerli aşı üretimini Türkiye’de kendimiz yapacağız. Hatta sadece dolum değil, ‘master cell’ dediğimiz esas hücreyi de alarak yapacağız. Yani biz kendimiz yapacağız her şeyi. Bizim 13 tane yerli aşımız var. Bu aşılar içinden seçtik. Hepatit A’yı biz kendimiz dolum yapıyoruz. Diğerlerini de çok yakında açıklayacağız. Çağrılarını yaptık. 8 tanesini yaptık ama 6 tanesinin anlaşmasını hazır hale getiriyoruz. Onlarla ilgili çalışma yaptık, hazır üretime geldik. 2 tane ultrason sözleşmesi yaptık. 2 firma yurt dışından teknolojisiyle beraber getirecekler. 2 sene içinde yüzde 70’in üzerinde yerli ultrasonumuzu üreteceğiz. Bunun sözleşmesini de yaptık. Şimdi Hacettepe ve Teknopark’ta üretimini yapıyoruz. İnşallah çok yakın zamanda 2 tane fabrikasının temelini atacağız. Böylece Türkiye kendi ultrasonunu da yapacak”

Kalp-akciğer pompasında seri üretim hedefi

Türkiye’nin kendi sağlık cihazlarını üretmesine yönelik çalışmalara da değinen Memişoğlu, ASELSAN ile geliştirilen kalp-akciğer pompasının hastalarda kullanılmaya başlandığını ve yıl sonu itibarıyla seri üretime geçileceğini belirtti.

“Kendi kalp-akciğer pompamızı biliyorsunuz, ASELSAN’la beraber yaptık. Bu çok teknolojik bir cihaz. O cihaz olmadan kalp ameliyatları yapılamaz. Şimdi onu hastalarda kullanmaya başladık. Bir ay evvel başladık ve sene sonu itibarıyla seri üretimine geçeceğiz. Mobil röntgen cihazını aldık. Solunum cihazı yapıyoruz. Home Vent yapıyoruz. En önemlilerden bir tanesi, mesela kapsül endoskopi yapıyoruz Türkiye’de. Onun da insan çalışmalarına çok kısa zamanda başlayacağız. Endoskopi yerine biliyorsunuz, tablet gibi alıyorsunuz. Bütün bağırsağınızı, midenizi filmler gösteriyor. Bunu 2-3 ülke yapıyor. Bir tanesi de biziz. Teknopark’ta onu prototipiyle geliştirdik. Özellikle immünolojik ve kanser ilaçlarıyla ilgili çalışmalarımız var. Biz Türkiye’nin üretim kapasitesini tamamen bağımsız hâle getireceğiz. Özellikle kanser, SMA gibi moleküler hastalıklar, immünoterapi gibi ilaçları kendimiz üretir hâle getiriyoruz şimdi. Bunun klinik çalışmalarına da başlayacağız çok kısa zamanda. TÜSEB’te şöyle bir şey yaptık: Türkiye’nin hangi ilaçlara ihtiyacı var, yurt dışından getirdiğimiz, ithal ettiğimiz? Bu ilaçların hangilerini Türkiye’de üretmemiz gerekiyor? Bunların planlamasını yaptık. İlaç firmalarıyla görüştük. Bunları biz kendimiz üreteceğiz dedik. Türkiye’nin hangi stratejik cihazlara ihtiyacı var? 45 tane şimdi tespit ettik. Belki sayı artacak. Bu 45 cihazı üretebilmemiz lazım. COVID’de yaşadığımız gibi, bir şey size gelmezse sağlık hizmetlerini bunlarla üretmeniz gerekir. Onları üretebilmeniz lazım. Bunları tespit ettik ve TÜSEB’le beraber üretimini teşvik ediyoruz”

Türkiye ihtiyaç duyduğu ilaç ve cihazları üretecek

Sağlık alanında Türkiye’nin üretim kapasitesini artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Memişoğlu, fikirden ürüne uzanan bir sistem kurduklarını söyledi.

“uretensaglik.gov.tr diye bir şey var. Burada fikirden ürüne bir sistem kurduk. Sizin herhangi bir fikriniz varsa, sağlıkla ilgili bir çalışmanız veya görüşünüz varsa oraya gidip başvurabiliyorsunuz. Türkiye üretecek. Ve bu üretim içinde devlet olarak biz kesinlikle kararlıyız. Bununla ilgili planlamamızı yaptık. Bununla ilgili projeksiyonlarımızı yaptık. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla bu konuda büyük bir hazırlık içindeyiz. Sağlık, Türkiye’nin lokomotif sektörü olacaktır üretimde. Biz sadece sağlık hizmeti vermeyeceğiz. Sağlığın teknolojisini de üreteceğiz. Bilimini de üreteceğiz. Cihazını da üreteceğiz. İlacını da üreteceğiz. Türkiye bu bölgenin sadece değil, dünyanın sağlıkla ilgili merkez noktalarından bir tanesi olacak. Altyapımıza güveniyoruz. İnsan gücümüze güveniyoruz. Bilgimize güveniyoruz”

Bakan Memişoğlu: Ebola konusunda Türkiye’de sorun yok

Ebola konusunda yöneltilen soruyu da yanıtlayan Memişoğlu, Türkiye’de bu hastalıkla ilgili herhangi bir sorun bulunmadığını belirtti.

“Ebola bizim tarafta yok. O Afrika tarafında var. Halk sağlığı ile takip ediyoruz. Anormal bir durum olmadığını net söyleyeyim bizim açımızdan. Afrika’da var. Bu konuda bizim bütün planlarımızı, koruyucu tedbirlerimizi almış durumdayız, bir sıkıntı yok bizim açımızdan. Şu anda Türkiye’de öyle bir sorun yok”

SMA ilaçları için bilimsel sonuç çalışması

HPV taramasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Memişoğlu, Türkiye’de sağlık programında 13 aşının ücretsiz olarak yer aldığını belirtti. HPV konusunda bilim insanlarının çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Memişoğlu, Türkiye’nin HPV ve kanser oranları ile HPV profilinin farklı olduğunu, bu nedenle konunun tartışılarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Memişoğlu, SMA konusunda ise bağışlarla yurt dışında uygulanan tedavilere ilişkin sonuçların bilimsel olarak incelendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bakan Memişoğlu, HPV ile ilgili biliyorsunuz biz dünya da olmayan bir şey yapıyoruz çoğu yerde. HPV taraması yapıyoruz. Bilim insanlarımız bu konu üzerinde çalışıyor ‘Hocam, bunu açıkladınız ama bunun biz karşılığını görüşüyoruz. Çünkü buna gerek yok.’ dediler. Bizim HPV oranlarımız, kanser oranlarımız, kanser yapma oranlarımız farklı. Bizim HPV profilimiz de farklı. Onun için bunu tartışalım, ondan sonra yapalım dediler. Bugün Türkiye sağlıkla ilgili her türlü 13 tane aşıyı sağlık programına yapmışken, insanımıza faydası varsa HPV’yi de alacağız biz. 13 tane aşıyı tamamen ücretsiz programında olan bir ülke yok ki başka. 6'sı var, 7'si var ama 13 tane aşı bugün sağlıkla ilgili programımızda. SMA ile ilgili bir çalışma da yapıyoruz. SMA ile bağış toplayıp yurt dışında iyi olacağını deyip, insanlara vaatte bulunup da bu vaadinin sonucunun ne olduğunu hepsini açıklayacağız. SMA ilacını bağış alıp da bu ilaç sonucunda o hastalar iyileşti mi, iyileşmedi mi? Sonucunu bilimsel olarak çalışıyoruz”

Sağlıkta yapay zekâ kullanımı artırılacak

Sağlık hizmetlerinde yapay zekâ kullanımının da artırılacağını ifade eden Memişoğlu, denetimlerde şikâyet odaklı sistemden risk esaslı denetim sistemine geçtiklerini söyledi.

“Yapay zeka ile birçok şey yapmaya başladık. Biz artık denetimleri şikâyetten çok risk esaslı denetim sistemi üzerine yapıyoruz. Bütün hastanelerdeki ve işlemlerdeki, özel sektör de dahil verileri alıyoruz. Bu verilerde yapay zekâ ile standardın dışında olan bir veri varsa yöneticilerimize gösteriyoruz. Bir doktor aynı işlemi, aynı malzemeyi veya aynı ilacı çok kullanıyorsa ya da bir malzeme bir bölgede standardın dışında kullanılıyorsa bunların hepsini risk esaslı denetim sistemi sayesinde yapay zekâ ile merkezimize getiriyoruz. Türkiye’de mamografiyle ilgili bir çalışma yapıyoruz. Yapay zekâ ile mamografi tanılarını koyabilir hâle geleceğiz. Radyolog desteğiyle yapay zekâ ile destekli bir sistemle çalışıyoruz. Mobil röntgen makinesini ASELSAN’da yaptık. Onun için yapay zekâyı koyduk. Bu makine röntgen filmi çektiği anda birkaç dakika içinde burada şöyle şüpheli bir lezyon var gibi kendi kendine söyleyebilir hâle geldi. Yapay zekâyı zaten biz veri tabanımızda kullanıyoruz. Şimdi başka bir şey yapacağız. Yapay zekâyla ilgili radyolojiden tutun, birçok alanda yapay zekâyı kullanmaya başlıyoruz. Bunlarla ilgili de TÜSEB çok iyi çalışıyor”

Kaynak: DHA