Yol ve Trafik Güvenliği Danışmanı Özgür Şener, şehirlerarası trafikte artacak yoğunluğa dikkat çekerek; uykusuzluk, cep telefonu kullanımı, araç bakımı ve mola düzeni gibi birçok başlıkta hayati tavsiyelerde bulundu.
Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Görevlisi de olan Şener, bayram yolculuklarında alınacak basit ama kritik önlemlerin kazaları önleyebileceğini vurguladı.
“En büyük risk panik ve kontrolsüz hareket”

Şener, yolculuklarda yaşanabilecek aksamalara karşı sürücülerin doğru refleks geliştirmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:
“Seyahatin kesintiye uğraması bir kriz değil, doğru yönetildiğinde kontrol altına alınabilecek bir süreçtir. Ancak panik ve kontrolsüz hareketler mevcut riski katlayarak artırabilir.”
Uykusuz yola çıkmak kazayı kaçınılmaz hale getiriyor
Sürücülerin mutlaka dinlenmiş şekilde yola çıkması gerektiğini vurgulayan Şener, uykusuzluğun sürüş güvenliğini ciddi şekilde düşürdüğünü ifade etti:
“Sürücülerimiz mutlaka ama mutlaka uykusunu almış ve dinlenmiş olmalılar. Uykusunu almamış ve yeterince dinlenmemiş sürücülerin sürüş esnasında uykuları geldiğinde, öncelikle sürüş konsantrasyonları bozulur, dikkat seviyeleri azalır, tehlikeleri algılayamaz hale gelir. Sürüşe devam edilirse sürüş devam ederken sürücü uyuyakalır ve kaza kaçınılmaz olur.”
Güzergâh, hava ve ekipman kontrolü şart
Şener, yolculuk öncesi planlamanın önemine dikkat çekerek şu uyarılarda bulundu:
“Sürücü, seyahat edeceği tüm güzergahı internet üzerinden incelemeli. Bu incelemede, yol üzerindeki kapalı yollar, hava durumu, trafik yoğunluğuna bakılmalıdır. Taşıtta bulunması gereken ekipmanlar (yedek lastik, lastik değişiminin yapılması için gerekli ekipmanlar, üçgen reflektör, yangın söndürme tüpü ve diğer yasal zorunluluk olan ekipmanlar dahil) sürücü ve yolcunun kıyafet seçimleri (güneş gözlüğü, yağmurluk, mont, şemsiye) bu değerlendirme doğrultusunda planlanmalıdır. Seyahat süresi belirlenirken bu şartlar değerlendirilmeli, sürüş süresi, mola süresi, 12 saati aşan sürüş saatlerinde ikinci bir sürücü planlaması veya konaklama yapılması planlanmalıdır.”
Karanlıkta sürüş riskleri artırıyor
Şener, özellikle gece yolculuklarının tehlikelerine dikkat çekerek, sürüşlerin mümkün olduğunca gündüz yapılması gerektiğini söyledi:
“Sürüşler mümkün olduğunca havanın aydınlık olduğu saatlerde yapılacak şekilde yapılmalıdır. Karanlıkta yapılan sürüşler büyük oranda sadece taşıtların far aydınlatmaları ile yapılabilmektedir. Bu durum tehlikelerin (yoldaki çukurlar, silinmiş yol çizgileri sebebiyle yolun sınırlarının tam anlaşılamaması, diğer taşıtların farlarının mesafe konusunda yeterince bilgi vermemesi vb) yeterince ve zamanında anlaşılamamasına sebep olmaktadır. Elektrikli taşıtlar için bu planlara, taşıtın menziline uygun olarak şarj planlaması dahil edilmelidir.”
İlaçlar ve araç teknolojisi de risk oluşturabilir
Uyku getiren ilaçlara dikkat edilmesi gerektiğini belirten Şener, yeni araç teknolojilerinin de doğru bilinmemesi halinde risk oluşturabileceğini ifade etti:
“Sürücünün aldığı ilaçlar varsa ve bu ilaçların uyku getirici ilaçlar olması durumu varsa bu ilaçların kullanımına ara verilmesi gerektiğine de dikkat çekti.”
“Yeni bir taşıtla yola çıkılıyorsa, taşıtın havalandırma, ısıtma-soğutma sistemi, şerit takip, kör nokta uyarı sistemi, otomatik fren sistemi gibi sistemler hakkında bilgi edinilmelidir. Bu bilgiler yeterince bilinmediğinde sürücüler sürüş esnasında bu teknik özellikleri birer problem olarak değerlendirebilmektedir. Sistemleri kapatmaya kadar giderek güvenlik tedbirlerini devre dışı bırakabilmektedirler.”
2–2.5 saatte bir mola uyarısı
Uzun yolculuklarda düzenli mola verilmesi gerektiğini belirten Şener, süreyi net şekilde şöyle ifade etti:
“Tek bir seferde 2 saat 15 dakika üzerindeki sürüşler uzun mesafe sürüşü olarak değerlendirilmektedir. Bu sebeple maksimum 2 saat 15 dakika-2 saat 30 dakikada bir mola verecek şekilde sürüş planlaması yapılması gerekmektedir. Bu molalarda, sürücünün araçtan inmesi, kan akışını düzenlemek için basit egzersiz hareketleri yapılması, kısa yürüyüşleri yapılması önerilmektedir.”
Telefon ve dikkat dağınıklığı en büyük tehlike
Sürüş sırasında cep telefonu kullanımının kesinlikle yasaklanması gerektiğini vurgulayan Şener şöyle devam etti:
“İş ve özel hayat ile ilgili sürüşte telefon görüşmesi yapılmasını gerektiren konular mümkünse sürüş öncesi tamamlanmalı. Sürüşte zihni meşgul edecek ve telefon ile görüşme gerektirecek konular çözülmelidir. Sürüşte yolcular da varsa, ailevi konular dahil olmak üzere stres yapacak, mental durumu bozacak, konsantrasyonu bozacak konuları konuşmaktan kaçınılmalıdır. Sürüşte kesinlikle cep telefonu kullanımı yapılmamalı, tüm görüşme, mesajlaşma gibi iletişim ihtiyaçları planlanmış molalarda yapılmalıdır. Acil ve görüşülmesi gereken durumlarda mutlaka güvenli bir alanda durularak görüşme yapılmalıdır.”
Emniyet kemeri tüm yolcular için zorunlu
Şener, kemer kullanımının yalnızca sürücü için değil tüm yolcular için hayati olduğunu belirtti:
“Sürücünün kendisi her zaman emniyet kemerini takılı halde sürüş yapmalı, arka koltuklar dahil tüm yolcuların emniyet kemerlerini takmalarını sağlamalıdır.”
Ayrıca sürücülerin diğer araçların davranışlarını tahmin etmeye çalışmaması gerektiğini belirterek, farklı risk senaryolarına karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.
Araç bakımı hayati önem taşıyor
Bayram yolculuğu öncesi teknik kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Şener, detaylı bir bakım listesi paylaştı:
“Taşıtın yetkili servis bakımlarının iyi seviyede yapılmış olması (Yağ kalitesi ve seviyesi uygun, elektrik sistemi uygun, aküsü uygun, silecekleri çalışır durumda, fren sistemleri uygun, aydınlatma sistemleri çalışır ve ayarlı durumda, özellikle ön camında kırık, çatlak olmaması, herhangi bir motor arızası olmaması, antifrizli cam suyu olması sağlanmalıdır). Lastiklerinde yırtık, yarık olmaması ve diş derinliklerinin uygun olması (yasal limit 1,6 milimetre olmakla birlikte güvenli sınırı yaz lastiklerinde 3 milimetre, kış lastiklerinde 4 milimetredir). Lastik hava basınçlarının fabrika ayarlarında olması (taşıtın lastiklerine uygun hava basınç bilgisi, taşıtın kılavuz kitabında, akaryakıt deposu kapağı veya sürücü kapısının içinde yazmaktadır). Unutmayınız lastik basınçları kış koşullarında veya yaz koşullarında değiştirilmez. Her zaman ve şartta fabrika değerlerinde olması gerekmektedir).”
Trafik işaretleri hayati bilgi veriyor
Şener, işaret ve levhaların doğru okunmasının önemine de değindi:
“Sürüş esnasında asla cep telefonu kullanılmamalı, yiyecek ve içecek tüketilmemelidir. Sürücünün dikkati yalnızca yolda olmalıdır.”
“Kırmızı üçgen şeklindeki işaretler sürücülere yaklaşan bir tehlikeyi önceden haber verir. Kırmızı yuvarlak içindeki işaretler ise yasak bildirir; hız limitleri, sollama yasağı ya da taşıt giriş yasağı gibi sürücünün yapmaması gereken davranışları ifade eder.”
“Bilgilendirici işaretler genellikle mavi zemin üzerine beyaz sembollerle oluşturulur. Şerit düzenlemeleri, anayol bilgileri ve yönlendirmeler bu tabelalarla sürücülere aktarılır. Duraklama ve park etme işaretleri park koşullarını düzenlerken, otoyol işaretleri de otoyola özgü sürüş kurallarını belirler.”
“Panik en büyük risk”
Şener, olası yol aksaklıklarında doğru davranışın önemine dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamladı:
“Seyahatin kesintiye uğraması bir kriz değil, doğru yönetildiğinde kontrol altına alınabilecek bir süreçtir. Ancak panik ve kontrolsüz hareketler mevcut riski katlayarak artırabilir.”
“Yolcular mutlaka bariyer arkası ya da yol dışındaki güvenli alanlarda beklemelidir.”
“Panik en büyük risktir” uyarısını yineleyen Şener, sürücünün yönlendirici olması ve yolcuların talimatlara uyması gerektiğini belirtti.




