Organ bağışı, nakil bekleyen hastalar için yeni bir yaşamın kapısını aralayabiliyor. Özellikle son dönem böbrek yetmezliği nedeniyle diyaliz tedavisi görmek zorunda kalan hastalar açısından böbrek naklinin önemine değinen Medicana Bursa Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Hüseyin Çelik, toplumda organ bağışına ilişkin yanlış bilgilerin giderilmesi gerektiğini söyledi.

Organ bağışının yalnızca tıbbi bir işlem olmadığını, aynı zamanda önemli bir dayanışma örneği olduğunu belirten Çelik, insanların doğru bilgilendirilmesinin ve bağış kararlarının aile içinde paylaşılmasının önemini vurguladı.

Böbrek nakli yaşam kalitesini artırıyor

Böbreklerin vücudun sağlıklı işleyişindeki hayati görevlerine dikkat çeken Dr. Hüseyin Çelik, böbrek yetmezliğinin ilerlemesiyle hastaların diyaliz tedavisine ihtiyaç duyabildiğini ifade etti.

Diyalizin yaşamı sürdürmek açısından önemli olduğunu ancak sağlıklı böbreklerin tüm işlevlerini karşılayamadığını belirten Çelik, uygun hastalarda böbrek naklinin önemli kazanımlar sağlayabildiğini dile getirdi.

Böbrek naklinin hastaların günlük yaşamına da olumlu katkı sunduğunu belirten Çelik, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

"Başarılı bir böbrek nakli, uygun hastalarda yaşam kalitesinin yükselmesine, günlük aktivitelerin daha rahat yapılabilmesine ve sosyal yaşamın yeniden şekillenmesine katkı sağlayabilir. Hastalar yeniden çalışabilir, seyahat edebilir ve aileleriyle daha özgür bir yaşam sürdürebilir. Bu nedenle böbrek naklini yalnızca bir tedavi yöntemi olarak değil, hastanın yaşamına yeniden umut kazandıran önemli bir seçenek olarak değerlendirmek gerekir"

Değişim korkusunun altında ne yatıyor? Uzman isim açıkladı
Değişim korkusunun altında ne yatıyor? Uzman isim açıkladı
İçeriği Görüntüle

Beyin ölümü ile koma arasındaki farka dikkat çekti

Organ bağışıyla ilgili toplumda çeşitli yanlış inanışların bulunduğunu belirten Çelik, özellikle beyin ölümü kavramının doğru anlaşılması gerektiğini söyledi. Beyin ölümünün koma ile aynı durum olmadığını vurgulayan Çelik, aradaki farkı şöyle açıkladı:

"Koma, kişinin bilincinin kapalı olduğu ve bazı durumlarda iyileşmenin mümkün olabildiği bir tablodur. Beyin ölümü ise beyin ve beyin sapı dahil bütün beyin işlevlerinin geri dönüşümsüz olarak kaybedilmesidir. Tıbben ve hukuken ölüm gerçekleşmiştir. Yoğun bakım şartlarında kalbin bir süre daha atmaya devam etmesi, kişinin yeniden yaşama dönebileceği anlamına gelmez"

Organ bağışının ancak ölümün kesin olarak belirlenmesinin ardından ve yasal koşullar doğrultusunda gündeme geldiğini belirten Çelik, hastanın yaşamını kurtarmaya yönelik tıbbi müdahalelerin organ bağışı kararından bağımsız yürütüldüğünü ifade etti.

Bir bağış birden fazla hastaya umut olabiliyor

Türkiye'de canlı vericilerden yapılan böbrek ve karaciğer nakillerinin önemli bir yere sahip olduğunu kaydeden Dr. Çelik, vefat sonrası organ bağışlarının artırılmasının da nakil bekleyen hastalar açısından büyük önem taşıdığını söyledi.

Organların tıbbi uygunluk durumuna göre birden fazla hastanın tedavisinde kullanılabildiğini belirten Çelik, her hastanın canlı verici olabilecek bir yakınının bulunmadığını hatırlattı. Bu nedenle vefat etmiş uygun vericilerden gerçekleştirilen organ bağışlarının daha fazla hastaya ulaşabilmek açısından önemli olduğunu dile getirdi.

Organ bağışı kararınızı ailenizle paylaşın

Organ bağışının kişisel ve gönüllülük esasına dayanan bir karar olduğunu vurgulayan Çelik, bağış yapmak isteyen kişilerin düşüncelerini aileleriyle paylaşmalarının önemine dikkat çekti.

İnsanların herhangi bir baskı altında kalmadan, doğru bilgilere ulaşarak karar vermesi gerektiğini belirten Çelik, aile içindeki iletişimin olası belirsizliklerin önüne geçebileceğini ifade etti.

Çelik, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu:

"Organ bağışı son derece kişisel ve gönüllülük esasına dayanan bir karardır. Burada önemli olan insanların herhangi bir baskı altında kalmadan, doğru bilgiye ulaşarak karar vermesidir. Organ bağışında bulunmak isteyen kişilerin bu düşüncelerini aileleriyle paylaşmaları, muhtemel bir durumda yaşanabilecek belirsizliklerin önüne geçilmesine yardımcı olabilir"

"Başka bir insanın hayata tutunmasına vesile olabilir"

Organ bağışının toplumsal dayanışmanın en anlamlı örneklerinden biri olduğunu belirten Medicana Bursa Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Hüseyin Çelik, organ nakline ihtiyaç duyan kişilerin yalnızca hastalar ve yakınlarıyla sınırlı bir konu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Çelik, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

"Bugün organ nakline ihtiyaç duyan bir insanı tanımıyor olabiliriz. Ancak yarın kendimiz veya en yakınımızdaki bir insan organ nakline ihtiyaç duyabilir. Bu nedenle organ bağışı yalnızca hastaların ve hasta yakınlarının değil, toplumun tamamının meselesidir. Bir insanın bağışı, başka bir insanın hayata tutunmasına, ailesine kavuşmasına ve geleceğe yeniden umutla bakmasına vesile olabilir. Unutulmamalıdır ki bazen bir hayat sona erse de geride bırakılan iyilik başka hayatlarda devam edebilir."

Kaynak: İHA