SBÜ İzmir Tıp Fakültesi Nefroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Tanrısev, modern yaşamın getirdiği hareketsizlik ve yanlış beslenmenin böbrekleri tehdit ettiğine dikkat çekti. Tanrısev, hastalığın sinsi ilerlediğini vurgulayarak, toplumun her kesimini önlem almaya çağırdı.
"En önemli belirti gece idrara çıkmak"
Böbrek hastalıklarının uzun süre belirti göstermemesinin en riskli yanlarından biri olduğunu belirten Prof. Dr. Tanrısev, erken uyarı işaretlerinden birinin gece idrara çıkmak olduğunu söyledi:
"Böbreklerimiz fonksiyonlarını kaybetse bile vücut bu durumu uzun süre tolere edebiliyor. Bu da hastalığın ancak çok ileri evrelerde fark edilmesine yol açıyor. En önemli erken belirtilerden biri gece idrara çıkmaktır. Bu durumu yaşayan vatandaşlarımızın mutlaka bir uzmana görünmesi gerekir."
Tuz ve su tüketimine dikkat
Hipertansiyon ve diyabet hastalarının en yüksek risk grubunda olduğunu hatırlatan Tanrısev, böbrek sağlığını korumak için önerilerini şöyle sıraladı:
• Tuz sınırı: Günlük 3 gramı aşmayın.
• Su tüketimi: En az 1,5 litre su için, susadıkça su içmeyi ihmal etmeyin.
• Düzenli kontrol: Özellikle risk grubundakiler rutin kontrollerine idrar tetkikini ekletmeli.
"Bilinçsiz ilaç kullanımı kalıcı hasar bırakıyor"
Ağrı kesiciler ve bazı bitkisel çayların masum görülmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tanrısev, bilinçsiz ilaç kullanımının böbreklerde kalıcı hasara yol açabileceğini belirtti:
"Bilinçsiz kullanılan her ilaç böbreğe yük bindirir. Özellikle içeriği bilinmeyen bitkisel takviyeler ciddi risk taşıyor. Kısa süreli kullanımlarda hasar geri döndürülebilir olsa da, kronikleşen bilinçsiz kullanımlarda böbrekte kalıcı hasarlar oluşabiliyor."
"Nakil için diyaleze girmeyi beklemeyin"
Böbrek yetmezliği sürecinde doğru bilinen bir yanlışa dikkat çeken Tanrısev, erken naklin önemini şöyle anlattı:
"Böbrek nakli olmak için illa ki diyaliz sürecine girmiş olmak gerekmez. Canlı vericisi olan hastalar için diyalize başlama zamanı geldiğinde doğrudan yapılan nakil, yaşam kalitesi açısından en başarılı sonuçları vermektedir."
Organ bağışında güven ve şeffaflık
Kadavradan organ bağışı oranlarını artırmak için şeffaflığın önemine değinen Tanrısev, ailelerin sağlık sistemine olan güveninin bağış kararlarını etkilediğini ifade etti:
"Bağışçı yakını, hastasına her şeyin yapıldığına ve sürecin titizlikle yönetildiğine inanıyorsa bağış yapmaktan çekinmiyor."
Böbrek sağlığı konusunda farkındalık oluşturmak için erken önlem ve düzenli kontrollerin hayati önem taşıdığı vurgulanıyor.




