Halk arasında “bahar yorgunluğu” olarak bilinen bu durum, çoğu zaman vücudun mevsime uyum sağlama sürecinin bir parçasıdır. Fakat kimi kişilerde bu tablo, mevsimsel depresyonun habercisi olabilir.

Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Sema Bayçın, mevsim geçişlerinde yaşanan ruhsal ve fiziksel değişimlerin önemsenmesi gerektiğini vurguluyor.

Bahar yorgunluğu doğal bir süreç olabilir

Bahar Yorgunluğu Mu, Mevsimsel Depresyon Mu (1)

Uzm. Dr. Bayçın, bahar aylarında sıkça görülen halsizlik ve isteksizlik şikâyetlerinin genellikle vücudun doğal bir tepkisi olduğunu belirtiyor:

“Mevsim geçişlerinde günlerin uzaması, sıcaklık değişimleri ve hormon dengelerindeki farklılıklar vücudun biyolojik ritmini etkileyebilir. Bu süreçte kişilerde geçici yorgunluk, uyku düzeninde değişiklik ve motivasyon düşüklüğü görülebilir. Bu durum genellikle kısa sürede kendiliğinden düzelir ve günlük yaşamı ciddi şekilde etkilemez.”

Ancak belirtiler uzun süre devam ediyor veya kişinin sosyal ve iş hayatını etkiliyorsa, farklı bir durum söz konusu olabilir.

Mevsimsel depresyon göz ardı edilmemeli

Bazı bireylerde bahar aylarında ortaya çıkan ruh hali değişimleri, mevsimsel duygudurum bozukluğu olarak bilinen mevsimsel depresyonla ilişkili olabilir. Mevsimsel depresyon genellikle sonbahar ve kış aylarında sık görülse de, bahar döneminde de ortaya çıkabilir. Bu durumda kişi sürekli yorgun hissedebilir, enerjisi azalabilir ve günlük hayata karşı ilgisi düşebilir. Belirtiler birkaç hafta sürüyorsa mutlaka uzman değerlendirmesi gerekir.

Bahar aylarında dikkat edilmesi gereken ruhsal belirtiler

Uzm. Dr. Bayçın’a göre bahar döneminde ortaya çıkan belirtiler basit bir yorgunluk hissinden fazlasını gösterebilir. Özellikle şu durumlar dikkatle takip edilmelidir:

• Sürekli halsizlik ve enerji düşüklüğü
• Motivasyon kaybı ve isteksizlik
• Uyku düzeninde bozulma veya aşırı uyuma
• Dikkat ve konsantrasyon güçlüğü
• Nedensiz huzursuzluk ve gerginlik
• Günlük aktivitelere karşı ilginin azalması

Yeni Dikili Devlet Hastanesi hizmete açıldı
Yeni Dikili Devlet Hastanesi hizmete açıldı
İçeriği Görüntüle

Uzun süre devam eden bu belirtiler profesyonel bir değerlendirme gerektirir.

Mevsim değişimi beyin kimyasını etkileyebilir

Bahar Yorgunluğu Mu, Mevsimsel Depresyon Mu (2)

Dr. Bayçın, mevsim geçişlerinde yaşanan psikolojik değişimlerin biyolojik temelleri olduğunu söylüyor:

“Gün ışığı süresindeki değişimler, beyinde mutluluk ve denge hissi ile ilişkili olan serotonin ve melatonin gibi hormonların salınımını etkileyebilir. Bu nedenle bazı kişiler mevsim geçişlerine daha hassas tepki verebilir. Özellikle stres düzeyi yüksek olan, yoğun çalışan veya uyku düzeni düzensiz olan bireylerde bu etkiler daha belirgin olabilir.”

Kimler daha hassas?

Bazı bireyler mevsim değişimlerinden psikolojik açıdan daha fazla etkilenebilir. Risk grupları arasında:

• Daha önce depresyon veya anksiyete öyküsü bulunanlar
• Yoğun stres altında çalışanlar
• Uyku düzeni düzensiz olanlar
• Kapalı ortamlarda uzun süre çalışanlar
• Hormonal değişimlere hassas bireyler
yer alıyor.

Basit alışkanlıklarla yorgunluğu azaltmak mümkün

Bahar Yorgunluğu Mu, Mevsimsel Depresyon Mu (4)

Bahar yorgunluğunu hafifletmek için günlük yaşam alışkanlıklarını düzenlemek faydalı olabilir. Düzenli uyku, dengeli beslenme, gün ışığından faydalanma ve hafif egzersizler biyolojik ritmin dengelenmesine yardımcı olur. Ayrıca ekran kullanımının sınırlandırılması ve günlük rutinin düzenlenmesi ruh halini olumlu yönde etkileyebilir.

Uzun süren belirtiler ciddiye alınmalı

Bahar Yorgunluğu Mu, Mevsimsel Depresyon Mu (5)

Dr. Bayçın, bahar aylarında görülen ruhsal ve fiziksel değişimlerin çoğu zaman geçici olduğunu belirtirken, uzun süreli belirtilerde mutlaka değerlendirme yapılması gerektiğini vurguluyor:

“Eğer yorgunluk hissi haftalar boyunca devam ediyorsa, kişi günlük işlevlerini yerine getirmekte zorlanıyorsa ve ruh halinde belirgin değişimler yaşıyorsa bu durum yalnızca mevsimsel bir uyum süreci olmayabilir. Böyle durumlarda bir uzmana başvurarak değerlendirme yapılması önemlidir. Erken fark edilen ruhsal sorunlar çok daha sağlıklı bir şekilde yönetilebilir.”

Kaynak: Basın Bülteni