Gece boyunca süren horlama, çoğu zaman yalnızca çevresindekileri rahatsız eden bir ses olarak değerlendiriliyor. Ancak düzenli ve yüksek sesli horlamaya uykuda nefesin duraklaması, boğulur gibi olma veya gün içinde belirgin uyku hali eşlik ediyorsa, altta yatan nedenlerin araştırılması önem taşıyor.

Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Muhittin Dadaş, horlamanın tek başına bir hastalık olmadığını ve farklı nedenlerle ortaya çıkabileceğini ifade ederek, sürekli hale gelen horlamanın yalnızca yorgunlukla açıklanmaması gerektiğine dikkat çekti.

1789730271 Uyku Apnesi Ve Horlama Sebepleri Ve Tedavi Yo Ntemleri

Horlama, uyku sırasında üst solunum yolundan geçen havanın yumuşak dokularda titreşime neden olmasıyla oluşuyor. Uyku esnasında kasların gevşemesi, hava yolunun daralmasına ve bu titreşimin artmasına yol açabiliyor.

Burun içindeki yapısal sorunlar, burun tıkanıklığı, bademcikler veya üst hava yolundaki bazı dokuların yapısı, kilo artışı, uyku pozisyonu ve alkol kullanımı horlamaya katkıda bulunabilen faktörler arasında yer alıyor.

Op. Dr. Muhittin Dadaş, “Horlama her kişide aynı mekanizmayla ortaya çıkmaz. Bazı kişilerde burun solunumunu etkileyen bir problem ön plandayken bazı kişilerde daralma daha farklı bir bölgede olabilir. Bu nedenle öncelikle hava yolunun hangi düzeyde etkilendiğinin değerlendirilmesi gerekir.” diyor.

Burun tıkanıklığı da etkili olabiliyor

1789730182 Muhittin Dadas

Burundan rahat nefes alınamaması, uyku sırasında ağızdan solunumu artırabilen etkenlerden biri olarak öne çıkıyor. Burun septumundaki eğrilikler, konka adı verilen burun etlerinin büyümesi, alerjik rinit ve burun polipleri, burun hava yolunun daralmasına neden olabiliyor.

Gün içinde burundan nefes almakta zorlanan, geceleri ağzı açık uyuyan veya sürekli burun tıkanıklığı yaşayan kişilerin bu şikayetleri horlamayla birlikte değerlendirmesi gerekebiliyor.

Op. Dr. Muhittin Dadaş, “Burun tıkanıklığının bulunması, horlamanın mutlaka yalnızca burundan kaynaklandığı anlamına gelmez. Üst solunum yolunun bir bütün olarak değerlendirilmesi önemlidir. Çünkü horlamanın kaynağı kişiden kişiye değişebilir ve birden fazla faktör aynı anda etkili olabilir.” ifadelerini kullanıyor.

Gece nefes duraklamalarına dikkat

Horlama değerlendirilirken basit horlama ile tıkayıcı uyku apnesi arasındaki ayrım önem taşıyor. Tıkayıcı uyku apnesinde, uyku sırasında üst hava yolunun tekrarlayan şekilde daralması veya kapanması nedeniyle solunumda duraklamalar meydana gelebiliyor. Kişi bu durumu çoğu zaman kendisi fark etmeyebiliyor.

Yüksek sesli horlamanın ardından bir süre sessizlik olması, sonrasında nefes nefese kalma veya boğulur gibi yeniden soluma, uyku apnesi açısından değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında bulunuyor. Bu noktada aynı odada uyuyan kişinin gözlemleri önemli bir ipucu oluşturabiliyor.

“Bize bazen hasta değil, eşi ilk bilgiyi veriyor” diyen Op. Dr. Muhittin Dadaş, “Kişi gece boyunca horladığını veya nefesinde duraklama olduğunu fark etmeyebilir. Ancak eşi ‘Bir süre nefes almıyorsun, sonra aniden derin bir nefes alıyorsun’ şeklinde bir gözlem aktarıyorsa bu bilgi hekim değerlendirmesinde önemlidir.” şeklinde konuşuyor.

Sabah yorgun uyanmak da önemsenmeli

Uyku apnesinde belirtiler yalnızca gece yaşanan horlama ve solunum değişiklikleriyle sınırlı kalmayabiliyor. Uykunun sık sık bölünmesi, kişi yeterli süre uyusa dahi sabahları dinlenmemiş hissetmesine neden olabiliyor.

Sabah baş ağrısı, ağız kuruluğu, gün içinde belirgin uyku hali, dikkat ve konsantrasyon güçlüğü de uyku kalitesinin bozulduğunu düşündürebilen yakınmalar arasında yer alıyor. Özellikle araç kullanırken veya dikkat gerektiren işlerde ortaya çıkan aşırı uyku hali, güvenlik açısından önem taşıyor.

Her horlama uyku apnesi değil

Her horlayan kişide uyku apnesi bulunmadığını belirten Op. Dr. Muhittin Dadaş, buna karşın bazı belirtilerin birlikte görülmesi halinde bu olasılığın değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Horlama çok yüksek sesli ve düzenliyse, uykuda nefes duraklamaları gözleniyorsa, boğulur gibi uyanma, sabah baş ağrısı veya belirgin gündüz uykululuğu eşlik ediyorsa uyku apnesi açısından inceleme yapılabiliyor.

Kişinin şikayetleri ve muayene bulgularına göre gerekli görülen durumlarda, uyku sırasında solunum, oksijen düzeyi ve diğer fizyolojik parametrelerin değerlendirildiği uyku testlerinden yararlanılabiliyor.

Sonbahar alerjilerine karşı uzmanından korunma önerileri
Sonbahar alerjilerine karşı uzmanından korunma önerileri
İçeriği Görüntüle

Tedavi nedene göre belirleniyor

Horlama tedavisinde herkese uygulanabilecek tek bir yöntem bulunmuyor. Tedavi yaklaşımı, horlamaya neden olan faktörlere ve uyku apnesinin bulunup bulunmamasına göre değişiyor.

Uyku pozisyonunun düzenlenmesi, kilo kontrolü, alkol ve sigara kullanımının değerlendirilmesi gibi yaşam tarzı düzenlemeleri bazı kişilerde tedavi sürecinin parçası olabiliyor. Burun tıkanıklığına yol açan alerjik veya yapısal sorunlarda ise nedenin belirlenmesine yönelik KBB değerlendirmesi önem taşıyor.

Uyku apnesi saptanan kişilerde hastalığın derecesine ve kişinin özelliklerine göre pozitif hava yolu basıncı (PAP/CPAP) uygulamaları, ağız içi araçlar veya uygun hastalarda farklı cerrahi yaklaşımlar değerlendirilebiliyor.

Op. Dr. Muhittin Dadaş, “Horlama için tek bir neden olmadığı gibi tek bir çözümden de söz edemeyiz. Burun ve üst solunum yolunun değerlendirilmesi, eşlik eden belirtilerin sorgulanması ve gerekli durumlarda uyku apnesi açısından ileri incelemelerin yapılması, yaklaşımın belirlenmesinde önemlidir.” diyerek sözlerini tamamlıyor.

Kaynak: Basın Bülteni