İletişim mezunları, adaylara öğrencilik yıllarında deneyim kazanmalarını ve mesleğin farklı alanlarını keşfetmelerini önerdi.
İletişim eğitimi kariyere nasıl yön veriyor?
Ek yerleştirme süreci adaylara yeni bir tercih fırsatı sunarken, iletişim alanındaki kariyer seçenekleri de dikkat çekiyor. Dijital medya, sosyal medya, içerik üretimi, kurumsal iletişim, reklamcılık, halkla ilişkiler, televizyon ve habercilik gibi farklı çalışma alanlarını kapsayan iletişim sektörü, yapay zekâ ve dijitalleşmeyle birlikte dönüşüyor.
Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunları A Haber Muhabiri ve haber spikeri Hasan Zahid Ezim, Sözcü TV Muhabiri Dilara Şahin, dijital medya alanında çalışan Didem Düz Uluat ve İletişim Uzmanı Ebranur Özdemir, iletişim eğitiminin kariyerlerine katkısını anlattı. Mezunlar, adaylara üniversite yıllarında sektörün içinde yer almaları, üretmeleri ve kendilerini geliştirmeleri yönünde tavsiyelerde bulundu.
“Daha birinci sınıfta mesleğin içine girdim”

A Haber Muhabiri ve gece haberleri spikeri, Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve Gazetecilik Bölümü 2021 yılı mezunu Hasan Zahid Ezim, üniversite eğitiminin kariyerinin şekillenmesinde önemli rol oynadığını belirtti.
İletişim eğitiminin her üniversitede aynı imkânları ve deneyimi sunmadığını ifade eden Ezim, öğrencilik döneminde üniversite bünyesindeki ajansta çalışmaya başladığını söyledi.
“İletişim eğitimi her üniversitede aynı imkânları ve deneyimi sunmuyor. Ben daha üniversitenin birinci yılından itibaren okulum bünyesindeki ajansta çalışmaya başladım. Hocalarımın ve üniversitenin kurumsal iletişim birimindeki profesyonellerin yönlendirmeleri bana hem güven kazandırdı hem de mesleği daha öğrenciyken tanımamı sağladı.”
Kamera arkasından rejiye, haber yazımından ekran önüne kadar farklı alanlarda deneyim kazandığını belirten Ezim, bu birikimin bugün muhabirlik ve spikerlik çalışmalarına katkı sağladığını dile getirdi.
Yapay zekâ çağında doğru bilgiyi seçmek önemli
Dijitalleşme ve yapay zekânın iletişim sektörünü dönüştürdüğünü söyleyen Ezim, iletişimin merkezinde insanın bulunduğuna dikkat çekti. İletişim mezunlarının doğru bilgiyi bulma, analiz etme ve uygun bir dille aktarma becerilerinin önemini koruduğunu belirtti.
“İletişim mezunlarını diğer alanlardan ayırabilecek en önemli özelliklerden biri; doğru bilgiyi bulabilmek, onu analiz edebilmek ve karşı tarafa doğru bir dille aktarabilmek. Artık bilgiye ulaşmak çok daha kolay. Asıl mesele, bilginin doğru olup olmadığını sorgulamak ve yüzlerce bilgi arasından gerçekten önemli olanı seçebilmek.”
Ezim, yeniden üniversite tercihi yapması halinde yine iletişim alanını seçeceğini ifade etti.
“Bugün çocukken hayalini kurduğum işi yapıyor olmak benim için çok kıymetli.”
Haberciliğin yoğun tempo, fedakârlık, sürekli gelişim ve sorumluluk gerektirdiğini belirten Ezim, iletişim alanının yalnızca televizyon, gazetecilik ve spikerlikle sınırlı olmadığını vurguladı. Dijital medya, sosyal medya, kurumsal iletişim, reklamcılık, halkla ilişkiler, içerik üretimi ve marka iletişimi gibi alanlarda da kariyer imkânları bulunduğunu söyledi.
Öğrencilere staj yapmalarını, okulun televizyonu, radyosu, ajansı veya gazetesinde görev almalarını öneren Ezim, yabancı dil, diksiyon, yazılı ve sözlü anlatımın yanı sıra yapay zekâ okuryazarlığının da önem kazandığını belirtti.
“Üniversite bana aslında önce dinlemeyi öğretti”
Sözcü TV Muhabiri, Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü 2024 yılı mezunu Dilara Şahin, iletişim eğitiminin kendisine öncelikle dinlemeyi, insanı anlamayı ve doğru soruyu sormayı öğrettiğini anlattı.
“Üniversite bana aslında önce dinlemeyi öğretti. İletişim dediğimiz şey sadece konuşmak değil; karşınızdaki insanı anlamak, ne anlatmaya çalıştığını fark etmek ve doğru soruyu sorabilmek. Bugün sahada en çok bunları kullanıyorum.”
Habercilikte insan unsurunun önemine değinen Şahin, sahada gazetecilik yaparken karşılaşılan kişilerin yaşadığı zorlukların da gözetilmesi gerektiğini ifade etti. Üniversitenin mesleğin temelini verdiğini, asıl öğrenme sürecinin ise sahada devam ettiğini söyledi.
Teknolojik gelişmelerin iletişim alanını değiştirdiğini belirten Şahin, insanı anlayabilme becerisinin önemini koruduğunu vurguladı.
“Teknoloji çok hızlı değişiyor ve hepimizin buna ayak uydurması gerekiyor. Ama ben insanı anlayabilmenin hiçbir zaman değerini kaybetmeyeceğini düşünüyorum. Yapay zeka size bilgi verebilir, metin yazabilir, bir veriyi analiz edebilir. Ama karşınızdaki insanın sesindeki tereddüdü, bir annenin acısını, bir mağdurun anlatmakta zorlandığı şeyi ya da bir haberde gerçekten önemli olan ayrıntıyı fark etmek başka bir şey.”
Şahin, iletişim mezunlarının empati kurabilme, doğru soruyu sorabilme ve bilgiyi doğru bir dille aktarabilme becerilerinin önemine dikkat çekti.
“Teknolojiyi kullanacağız ama insan tarafımızı kaybetmeden.”
Deneyim ve güvenilirlik vurgusu
Gençlere üniversite yıllarında mümkün olduğunca çok deneyim biriktirmeleri çağrısında bulunan Şahin, haber merkezlerini tanımalarını, kamera ve kurgu öğrenmelerini, yazıp okumalarını ve insanlarla iletişim kurmalarını önerdi.
“Staj yapın, haber merkezlerine gidin, kamera kullanmayı öğrenin, kurgu deneyin, yazın, okuyun, insanlarla tanışın. Benim mesleğe başlamadan önce mottom ‘kendim başlı başına bir stüdyo olacağım’ mottosuydu. Kameramanlık, montaj asistanlığı, editörlük ve muhabirlik alanlarında kendimi geliştirdim.”
İyi Türkçe, yabancı dil, genel kültür, hukuk bilgisi ve teknolojiye hâkimiyetin önemini vurgulayan Şahin, özellikle gazetecilikte karakter ve güvenilirliğin temel unsurlar olduğunu belirtti.
“Çünkü özellikle gazetecilikte insanlar size bir bilgi verirken aslında size güveniyor. O güveni korumak belki de sahip olabileceğiniz en değerli şey.”
“Mezun olmadan iş hayatına hazırlanmaya başladım”
Dijital medya alanında çalışan, Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü 2021 yılı mezunu Didem Düz Uluat, üniversite yıllarında gerçek çalışma ortamında bulunmanın kariyerine önemli katkı sağladığını belirtti.
Üniversitenin ilk yılında kurumsal iletişim biriminde gönüllü çalışmaya başladığını anlatan Uluat, öğrencilik döneminde üretmenin ve iş ortamını tanımanın kendisini mezuniyet öncesinde iş hayatına hazırladığını söyledi.
“Daha üniversitem bitmeden, hatta ilk yılımda sektöre dair çok ciddi bir bilgi ve donanım kazanmaya başladım. Üniversitede çalışmak, bir şeyler üretmek ve gerçek bir çalışma ortamının içinde bulunmak beni iş hayatına inanılmaz hazırladı. Mezun olduktan sonra öğreneceğim birçok şeyi, mezun olmadan önce öğrenmeye başladım.”
Uluat, üniversite yıllarında kazandığı önemli becerilerden birinin de girişim cesareti olduğunu ifade etti. İletişimin temelinde dinlemek, gözlemlemek ve insanı anlamanın bulunduğunu belirten Uluat, eğitimin yalnızca teorik bilgilerden ibaret olmadığını dile getirdi.
İletişim alanında kariyer seçenekleri genişliyor
Yapay zekânın iletişim sektörüyle daha fazla iç içe geçtiğini söyleyen Uluat, teknolojiyi kullanmanın da doğru yönlendirme ve anlatım gerektirdiğini belirtti. Röportaj kayıtlarının deşifre edilmesi gibi işlerde yapay zekânın sağladığı kolaylıklara dikkat çekti.
İletişim fakültelerinin yalnızca gazetecilik, televizyonculuk veya spikerlik üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Uluat, kurumsal iletişim, sosyal medya, ajanslar, içerik üretimi, kamera arkası, reji, prodüksiyon, video kurgu ve dijital medya gibi alanlarda farklı kariyer fırsatları bulunduğunu söyledi.
“‘İletişim okursam ne iş yaparım?’ diye kendinizi tek bir meslekle sınırlandırmak yerine, ‘İletişim eğitimimle hangi alanlarda kendimi geliştirebilirim?’ diye düşünmek gerekiyor. Çünkü iletişim gerçekten çok geniş bir alan.”
Yeniden üniversite tercihi yapması halinde yine Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni seçeceğini belirten Uluat, iletişim eğitiminin mesleki becerilerin yanı sıra etik bir bakış açısı da kazandırdığını ifade etti.
“Kariyer yolculuğumu farklı deneyimler şekillendirdi”
Üsküdar Üniversitesi Kurumsal İletişim Daire Başkanlığı Medya PR Biriminde çalışan, İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü ile Yeni Medya ve İletişim Bölümü 2024 yılı mezunu Ebranur Özdemir, üniversiteye başladığı ilk günden itibaren iletişim alanının farklı bölümlerinde deneyim kazandığını anlattı.
Televizyon programı, yönetmenlik ve reji asistanlığı yaptığını, ardından program editörlüğü deneyimi edindiğini belirten Özdemir, Medya PR Biriminde çalışarak kurumsal iletişimin işleyişini de yakından tanıdığını söyledi.
“Benim için iletişim eğitimi hiçbir zaman yalnızca derslikte öğrenilen bilgilerden ibaret olmadı. Üniversiteye başladığım ilk günden itibaren iletişimin birçok alanında bulundum. Tv Program, yönetmen ve reji asistanlığı yaptım; ardından program editörlüğü deneyimi edindim. Aynı zamanda üniversitemizin Medya PR Biriminde çalışarak kurumsal iletişimin işleyişini yakından tanıdım. Bu farklı alanlar birbirinden bağımsız gibi görünse de aslında iletişim mesleğinin farklı parçalarını anlamamı, bir araya getirmemi sağladı. Üniversitede öğrendiğim teorik bilgilerin iş hayatındaki karşılığını çok erken görme fırsatım oldu.”
Özdemir, farklı alanlarda edindiği deneyimlerin bugün medya ilişkileri alanındaki çalışmalarına katkı sağladığını belirtti. Medya planlaması, basın bülteni hazırlama, medya ilişkileri, gündem takibi ve kriz yönetimi gibi süreçlerde görev aldığını ifade etti.
Güncel kalmak ve strateji geliştirmek gerekiyor
Dijitalleşme ve yapay zekânın iletişim sektöründeki çalışma biçimlerini değiştirdiğine dikkat çeken Özdemir, iletişim mezunlarının yeni medya trendlerini, dijital araçları ve değişen medya alışkanlıklarını takip etmesi gerektiğini söyledi.
“İletişim alanında bugün öğrendiğiniz bir bilginin birkaç yıl sonra aynı şekilde karşınıza çıkacağının garantisi yok. Bu nedenle iletişimcinin en önemli özelliklerinden birinin güncel kalabilmek olduğunu düşünüyorum. Bugünün iletişimcisi, değişen gündemi okuyabilmeli. Yeni medya trendlerini takip etmek, dijital araçları tanımak, yapay zekânın iletişim süreçlerine nasıl dahil olduğunu anlamak ve değişen medya alışkanlıklarını okuyabilmek artık mesleğin bir parçası.”
Medya ilişkileri alanındaki deneyiminin, iletişimcinin yalnızca içerik üreten değil, aynı zamanda strateji geliştiren bir profesyonel olması gerektiğini gösterdiğini belirten Özdemir, iletişim süreçlerinde zamanlama, mecra seçimi, gündem ve itibar yönetiminin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Bir kurumun iletişimini yönetirken sadece ne söyleyeceğinizi değil ne zaman söyleyeceğinizi, hangi mecrada karşılık bulacağını ve gündemde nasıl konumlanacağını da düşünmeniz gerekiyor. Medya planlaması, gündem oluşturma, kriz yönetimi ve kurumun itibarını gözetmek bu nedenle birbirinden ayrı düşünülebilecek süreçler değil.”
“Kendinizi güncel tutmak artık kariyer tercihinden çok mesleki bir zorunluluk”
Üsküdar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Medya ve Kültürel Çalışmalar Yüksek Lisans Programında eğitimini sürdüren Özdemir, yeniden üniversite tercihi yapması halinde yine iletişim alanını seçeceğini belirtti.
“Bugün yeniden üniversite tercihi yapacak olsaydım yine iletişim alanını tercih ederdim çünkü iletişim eğitiminin bana kattığı şey yalnızca belirli bir mesleğin bilgisini edinmek olmadı. Farklı insanlarla çalışmayı, farklı bakış açılarını anlamayı, araştırmayı, yazmayı, üretmeyi ve kendimi sürekli geliştirmeyi öğrendim. Üstelik iletişim alanında edindiğiniz bilgi, kariyerinizin tek bir noktasında kalmıyor medya ilişkilerinden kurumsal iletişime, içerik üretiminden dijital medyaya hatta özel yaşamınıza kadar farklı alanlara taşınabiliyor.”
İletişim mezunlarının tek bir kariyer yoluyla sınırlı olmadığını vurgulayan Özdemir, öğrencilerin ilgi duydukları alanı keşfederek kendilerini geliştirmeye başlamaları gerektiğini söyledi. Sürekli öğrenme alışkanlığının önemine dikkat çeken Özdemir, araştırma, gündem takibi, stratejik düşünme, farklı disiplinlerle çalışma ve değişime uyum sağlama becerilerinin iletişim sektöründe öne çıktığını belirtti.
“Diploma size bir başlangıç noktası sunuyor ancak iletişim sektöründe sizi farklılaştıran şey, o eğitimin üzerine ne koyduğunuz. Teknik beceriler kadar araştırma alışkanlığı, gündemi okuyabilmek, stratejik düşünebilmek, farklı disiplinlerle çalışabilmek ve değişime ayak uydurabilmek de önemli. İletişim sürekli dönüşen bir alan. Bu nedenle bu mesleği seçen birinin de kendisini sürekli yenilemeye hazır olması gerekiyor. Kendinizi güncel tutmak artık kariyer tercihinden çok mesleki bir zorunluluk.”




