Nezle, grip veya alerji gibi geçici nedenlerle ortaya çıkabilen tıkanıklık, bazı durumlarda ise altta yatan farklı bir sağlık sorununun işareti olabiliyor.
Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kulak, Burun, Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Dr. Artunç Kaan Turanoğlu, burun tıkanıklığının uzun sürmesi veya sık tekrarlaması halinde nedeninin araştırılması gerektiğine dikkat çekiyor. Yaşam tarzı alışkanlıkları, çevresel koşullar ve burundaki yapısal sorunların da nefes almayı zorlaştırabileceğini belirten Turanoğlu, özellikle burun açıcı spreylerin bilinçsiz kullanımına karşı uyarıyor.
Burun temizliğini düzenli yapın

Burun içerisindeki salgıların yoğunlaşıp kuruması tıkanıklık hissini artırabiliyor. Özellikle kuru havalarda burun içinin nemli tutulması önem taşıyor. Uygun şekilde kullanılan serum fizyolojik veya tuzlu su içeren burun solüsyonları, salgıların temizlenmesine ve tıkanıklığın azalmasına yardımcı olabiliyor.
Burun temizliği sırasında sert ve basınçlı şekilde sümkürmek yerine nazik davranılması, burun içinin tahriş edilmemesi açısından önem taşıyor.
Yeterli sıvı tüketin
Gün boyunca yeterli su tüketmek, vücudun sıvı dengesinin korunmasına katkı sağlıyor. Yeterli sıvı alımı, burun salgılarının koyulaşmasını önlemeye yardımcı olarak tıkanıklık hissinin azalmasına destek olabiliyor.
Özellikle hastalık dönemlerinde ve sıcak havalarda sıvı tüketimine dikkat edilmesi gerekiyor.
Burun tıkanıklığının nedenini göz ardı etmeyin
Burun tıkanıklığının altında fiziksel veya tıbbi bir sorun bulunuyorsa kalıcı çözüm için öncelikle bu nedenin belirlenmesi ve uygun şekilde tedavi edilmesi gerekiyor.
Dr. Artunç Kaan Turanoğlu, bu konuda şu ifadeleri kullanıyor:
“Burun içinde septum deviasyonu olarak adlandırılan kıkırdak-kemik bölme eğriliği, burun etlerinin (konkaların) büyümesi, burun polipleri veya sinüzit, ve hatta bazen tümörler gibi tıbbi sorunlar da nefes almayı güçleştirebilir. Çocuklarda ise geniz etinin büyümesi burundan nefes almayı zorlaştıran önemli nedenlerden biri olabilir. Özellikle burun tıkanıklığı uzun süredir devam ediyorsa, sürekli tekrarlıyorsa, tek taraflı belirginleşiyorsa veya gece ağızdan nefes alma, horlama gibi sorunlara eşlik ediyorsa mutlaka KBB uzmanına başvurulmalıdır”
Ortamın havasını çok kuru bırakmayın
Aşırı kuru hava, burun mukozasının kurumasına ve tahriş olmasına neden olarak burun tıkanıklığını ve burun içerisindeki rahatsızlık hissini artırabiliyor.
Yaşam alanlarının düzenli havalandırılması ve ortamın aşırı kuru olmamasına dikkat edilmesi öneriliyor. Bununla birlikte nem oranının gereğinden fazla yükseltilmesi de küf ve akar gibi alerjenlerin çoğalmasına neden olabileceğinden, ortam neminin yüzde 40-60 arasında tutulması gerekiyor.
Alerji tetikleyicilerinden uzak durun
Alerjik rinit de burun tıkanıklığının önemli nedenleri arasında bulunuyor. Polen, ev tozu akarları, hayvan tüyleri ve küf gibi alerjenler, hassas kişilerde burun mukozasında reaksiyona neden olarak tıkanıklık, hapşırma, burun akıntısı ve kaşıntı oluşturabiliyor.
Tıkanıklığın belirli ortamlarda veya belirli dönemlerde tekrarlaması halinde alerji ihtimalinin değerlendirilmesi ve tetikleyici faktörlerden mümkün olduğunca uzak durulması önem taşıyor.
Burun açıcı spreyleri gelişigüzel kullanmayın
Burun tıkanıklığı yaşayan kişilerin sık başvurduğu burun açıcı spreylerin kontrolsüz kullanımı, zamanla sorunun kendisine dönüşebiliyor.
Dr. Artunç Kaan Turanoğlu, bu konuda şu uyarıda bulunuyor:
”Burun spreyleri, bazen de burun tıkanıklığının temel nedeni olabiliyor! Burun açıcı bazı spreyler ilk etapta rahatlama sağlıyor ve hasta bundan dolayı çok mutlu oluyor. Ancak etkileri kısa süreli oluyor. Üstelik damar büzücü özellikteki burun açıcı spreylerin uzun süre ve kontrolsüz kullanılması, tersine burun tıkanıklığının artmasına ve bağımlılığa neden olabiliyor. Bu nedenle bu tür spreylerin doktorun önerisi doğrultusunda ve belirtilen kullanım süresine uyularak kullanılması; uzun süredir bu spreyleri kullanan hastaların da tedavileri için KBB uzmanına başvurmaları büyük önem taşıyor”




