Ancak Acıbadem Bayraklı Tıp Merkezi’nden Klinik Psikolog Doğancan Dursun, sorunların çoğunlukla eksiklikten değil, aşırı müdahaleden kaynaklandığını belirtiyor.
Dursun, çocukların mutsuz ve başarısız olmasının en önemli nedenlerinden birinin, anne babaların aşırı koruyucu ve müdahaleci tutumu olduğunu vurguluyor. “Eksik değil aşırı yapıyoruz. Çocukların mutsuz ve başarısız olabilmesinin en önemli nedeni, anne babaların aşırı müdahaleci yaklaşımı; aşırı ebeveynlik. Ebeveynler çocuklarına her sorunu çözen değil, yol gösteren rehberler olmalı” diyen Dursun, aileleri bilinçlendirmeyi amaçlıyor.
'SEN BECEREMEZSİN' MESAJI VERMEYİN
Aşırı ebeveynliğin çocukların gelişimini nasıl engellediğini anlatan Dursun, “Ülkemizde çocukların başarılı olmalarını engelleyen en önemli faktör aşırı ebeveynlik. Çocuğun yerine her şeyin yapılması, çocuğun gelişimini engelliyor. Çünkü çocuk kendi başına deneme fırsatı bulamadıkça, sorun çözme becerisi gelişmiyor ve ‘ben yapamam, başaramam’ inancı oluşuyor. Anne baba ise iyilik yaptığını sanırken, farkında olmadan ‘sen beceremezsin’ mesajını vermiş oluyor. Bu da çocuğun sorunlarla başa çıkabilmesini engelliyor. Çocuğun özgüvenini zedeliyor, problem çözme becerisini geliştirmesine engel oluyor ve bağımlı bir kişilik oluşturuyor.”
FIRSAT TANIYIN
Dursun, çocukların günlük becerilerini kazanabilmesi için fırsat tanınmasının önemine dikkat çekiyor.
“Çocuk bir şeyde zorlandığında hemen müdahale etmek yanlış. Çocuklara sorumluluk bilinci kazandırmak gerekiyor. Okul çağındaki çocuklara kendi çantasını hazırlamak, yatağını toplamak, sofraya yardım etmek gibi görevler vermek, özgüven gelişimi açısından oldukça önemli” ifadelerini kullandı.
SORUN ÇÖZEN DEĞİL YOL GÖSTEREN EBEVEYNLİK
Anne babaların çocukların hayatındaki rolünü açıklayan Dursun, şunları söyledi: “Yeme, içme, giyinme, temizlik ve uyku gibi temel alanlarda yaşı geldikçe hizmetten geri çekilmeyi bilmeliyiz. Çocuklar kendi başına bir şey denerken, hemen ‘bırak, ben yapayım’ dememek gerekiyor. Çocuk ‘anne yardım et’ demeden biz müdahale edersek, aslında onun kendi başına başarma şansını elinden almış oluruz. Ağlamak, vazgeçmek değildir. Çocuğun sakinleşip yeniden denemesine fırsat tanımak gerekir. Ayrıca yardım isteğinin yaşına uygun olup olmadığına bakmak gerekir. Yaşına uygun alanlarda yardım etmek, onun yerine yapmak değildir. Böyle olursa çocuk size bağımlı hale gelir, sorunları çözmek konusunda sürekli bir kurtarıcıya bağımlı hale gelen kurban rolüne bürünür. Bu sebepten yardım konusunda talep edilmesi kadar yaşına uygunluğu da çok önemlidir.”
EKRAN SÜRESİNE DİKKAT
Dursun, bilgisayar ve tablet oyunlarının da çocukların başarısını olumsuz etkileyebileceğini hatırlatıyor. “Ekran süresi, çocuğun yaşının 10 dakikayla çarpılarak bulunmalı ve bu süre aşılmamalı. Ayrıca sadece hafta sonları, sorumluluklarını yerine getirdikten sonra kullanılmalı. Hafta içi oyuna erişen çocukların akademik başarılarındaki düşüşlerini gösteren pek çok araştırma var” diyen Dursun, önerilerini kararlılıkla uygulamanın çocuklar üzerinde olumlu değişim yaratacağını belirtti.
Dursun, ortalama 1 ayı aşan süre içerisinde sorunların devam etmesi durumunda ise ailelerin mutlaka bir uzmandan destek alması gerektiğini sözlerine ekledi.