Genellikle viral enfeksiyonlarla birlikte ortaya çıkan ateş, ebeveynler için kaygı verici olsa da, her zaman tehlikeli bir işaret anlamına gelmiyor.

Normal vücut ısısı 36-37,8 derece arasında seyrederken, 38 derece üzerindeki değerler “ateş” olarak kabul ediliyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İrem Bulut, ateşin tek başına çocuğun sağlığını belirlemediğini belirterek, şunları söylüyor:

“Ateşin yüksekliği değil, çocuğun genel hali önemlidir. Ateşi yükselen çocuk keyifsiz olabilir; ancak ateşi düştüğünde keyfi yerine geliyor mu?, Sıvı alabiliyor mu?, Çevresiyle iletişimi devam ediyor mu? Ateşin yanı sıra kusma, ishal, solunum zorluğu ve kulak ağrısı gibi ek sorunlar var mı? Bizler için belirleyici olan aslında bunlardır.”

Dr. Bulut, ateşin vücudun bağışıklık sistemini harekete geçiren doğal bir mekanizma olduğunu hatırlatarak, “Çocuklarda tamamen ateşsiz bir süreci hedeflemek yerine; ateşli dönemde konforu sağlayacak uygulamaları doğru şekilde yapmayı amaçlamalıyız. Ateşi nasıl yöneteceğimizi öğrenebiliriz” diyor.

Ancak üç günden uzun süren ateşli durumlarda ve üç ayın altındaki bebeklerde, ateş yüksekliği veya genel hal ne olursa olsun hastaneye başvurmak gerekiyor.

Havale korkusu gerçekten ne kadar tehlikeli?

Ebeveynlerin en çok kaygılandığı konulardan biri, yüksek ateş nedeniyle oluşabilecek ateşli nöbetler (havale). Dr. Bulut, 6 ay ile 5 yaş arasındaki çocuklarda ateşli nöbet riskinin bulunduğunu belirtiyor:

“Çocukluk çağındaki ateşli nöbetler çoğunlukla kısa sürer ve kalıcı hasar bırakmaz. Ateş düşürücü vermek dahil hiçbir uygulama nöbet riskini tamamen ortadan kaldırmaz. Ateşin ne kadar yüksek olduğu da nöbet riskini doğrudan belirlemez. Önemli olan nöbet anında ne yapılacağını bilmek ve sakin kalmaktır.”

Yapılan 7 yaygın hata

Dr. Bulut, ebeveynlerin ateşli çocuk bakımında sıkça yaptığı hataları ve doğrularını şöyle özetliyor:

1. Uygun olmayan yöntemlerle ateş ölçmek

“En güvenilir yöntem dijital derece ile koltuk altından ölçüm yapmak. Bebeklikte alından veya kulaktan ölçüm yapan cihazlar kullanılabilir, ancak uzaktan ölçüm yapan cihazları farklı bölgelerde kullanmak doğru değildir.”

2. Ateş yükselmesin diye sürekli ateş düşürücü vermek

“Ateş vücudun savunma sisteminin bir parçasıdır. Ateşi engellemeye çalışmak çocuklara fayda sağlamaz, ilaca bağlı toksik etkiler yaratabilir.”

3. Ateşi hızla düşürmeye çalışmak

“Soğuk duş veya ani uygulamalar, vücudun ısısını daha dirençli yükseltebilir. Ilık uygulamalar, ateş düşürücünün etkisini beklerken kullanılabilir.”

4. Etki süresini beklemeden tekrar ilaç vermek

“Ağızdan verilen ateş düşürücünün etkisi 45 dakika - 1 saat sonra başlar. Daha erken değerlendirmek yanlıştır.”

5. Gereksiz sıklıkta ilaç kullanmak

“Amaç ateşi tamamen düşürmek değil, çocuğun konforunu sağlamak ve sıvı alımını desteklemektir. Gereksiz ilaç kullanımı yan etki riskini artırır.”

6. Vücut ısısını 36 dereceye düşürmeye çalışmak

“Ateş düşürücülerden beklenti 0,5-1 derece düşüş ve çocuğun huzurudur. 36 dereceye zorlamak doz aşımına yol açabilir.”

7. Dönüşümlü ateş düşürücü kullanmak

Kadınlar zorluklarla güçleniyor: Psikolog Çiğdem Demirsoy’dan öneriler
Kadınlar zorluklarla güçleniyor: Psikolog Çiğdem Demirsoy’dan öneriler
İçeriği Görüntüle

“Parasetamol ve ibuprofen dönüşümlü kullanılmamalıdır. Yan etki riskini artırır ve ek fayda sağlamaz.”

Yüksek ateş, çoğu zaman çocuğun bağışıklık sisteminin normal bir tepkisi olarak görülüyor. Önemli olan, doğru ölçüm yapmak, ateşi yönetmek ve çocuğun genel halini yakından takip etmek.

Kaynak: Basın Bülteni