Gün içinde sık tuvalete gitme ihtiyacı, ani bastıran idrar hissi ve zaman zaman yaşanan idrar kaçırma şikayetleri, pek çok kişi tarafından geçici bir durum sanılsa da yaşam kalitesini ciddi oranda düşürüyor. Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Cevper Ersöz, klinik ortamda karşılaştıkları vakaların önemli bir kısmında altta yatan temel nedenin bir hastalıktan ziyade yanlış yaşam alışkanlıkları olduğunu ifade etti.
Ersöz, "aşırı aktif mesane" olarak tanımlanan bu tablonun, her zaman tıbbi bir patoloji ile ilişkili olmayabileceğine dikkat çekti.
Yanlış algı: "Ne kadar çok su, o kadar sağlık"
Toplumda yerleşmiş olan su tüketimi alışkanlıklarına dair ezberleri bozan Doç. Dr. Ersöz, sıvı alımında dengenin önemini vurguladı. Ersöz konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:
"Toplumda 'ne kadar çok su içilirse o kadar sağlıklıdır' şeklinde genel bir algı var ancak bu her zaman doğru değil. Gün içinde vücudun ihtiyacının çok üzerinde sıvı tüketmek, mesaneyi sürekli dolu tutar. Bu durum zamanla mesanede sık tuvalete gitme alışkanlığı oluşturur ve organın doğal ritmini bozar."

Çay ve kahve mesaneyi uyarıyor
Sıvı miktarının yanı sıra tüketilen sıvının niteliği de mesane sağlığı için kritik önem taşıyor. Özellikle Türk toplumunda sık tüketilen çay ve kahve gibi kafeinli içeceklerin mesane duvarını uyardığını belirten Ersöz, bu içeceklerin ani sıkışma hissini tetiklediğini söyledi.
Uzmanlar, aşırı aktif mesane şikayeti olan bireylerin gün içindeki kafein miktarını kısıtlamalarını ve sıvı tüketimini vücut kitle indeksine uygun, dengeli bir seviyeye çekmelerini öneriyor. Yaşam tarzında yapılacak bu küçük değişikliklerin, ilaç tedavisine gerek kalmadan şikayetleri önemli ölçüde azaltabileceği belirtiliyor.





