Televizyon ve radyoda yeni dönem!
Televizyon ve radyoda yeni dönem!
İçeriği Görüntüle

Yapay zekâ teknolojilerinin hızla gelişmesi, siber suçluların açık kaynaklardan bilgi toplamasını kolaylaştırırken, kişisel ve mesleki bilgilerin korunmasını daha önemli hâle getiriyor. ESET, dijital ortamda paylaşılan her bilginin yapay zekâ tarafından analiz edilebileceği uyarısında bulunarak kullanıcıların alabileceği önlemleri sıraladı.

Yapay zekâ günlük yaşamın pek çok alanında kolaylık sağlarken, gelişen teknoloji siber güvenlik açısından yeni riskleri de beraberinde getiriyor. Siber suçluların potansiyel kurbanlar hakkında bilgi edinmek için kullandığı açık kaynaklı istihbarat toplama (OSINT) yöntemleri, yapay zekâ sayesinde daha hızlı, kolay ve düşük maliyetli hâle geliyor.

Siber güvenlikte küresel bir lider olan ESET, bu nedenle dijital dünyada temkinli hareket edilmesinin önemine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre internette yayımlanan bilgilerin yapay zekâ tarafından okunup bir araya getirilebileceği varsayımıyla hareket etmek gerekiyor.

Yapay zekâ OSINT sürecini hızlandırıyor

OSINT yöntemi geçmişte daha çok yüksek profilli ve yüksek değerli hedeflere yönelik kullanılırken, sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte çok daha geniş bir kullanım alanına ulaştı. Ancak yapay zekâ, bu sürecin hızını önemli ölçüde artırdı.

Daha önce saldırganların hedeflerine ait sosyal medya hesaplarını, ilgi alanlarını, arkadaşlarını, ailelerini ve iş çevrelerini tek tek araştırması gerekirken, yapay zekâ araçları çok daha kısa sürede geniş kapsamlı analiz yapabiliyor.

Web üzerinde bulunan halka açık içerikler bir araya getirilebiliyor, kişiler arasındaki bağlantılar ortaya çıkarılabiliyor ve potansiyel hedeflere ilişkin profiller oluşturulabiliyor. Özellikle görsel ve video gibi yapılandırılmamış içeriklerin analiz edilmesi de yapay zekânın bu süreçteki rolünü artırıyor.

Kişisel bilgiler dolandırıcıların işini kolaylaştırabilir

Kamuya açık bilgiler, siber suçlular tarafından sosyal mühendislik saldırılarını daha ikna edici hâle getirmek amacıyla kullanılabiliyor. Büyük dil modelleri (LLM’ler), farklı kaynaklardan elde edilen bilgilerin bir araya getirilmesine yardımcı olarak potansiyel kurbanların kısa sürede profillenmesini sağlayabiliyor.

Fotoğraflar, videolar, kişisel ilgi alanları, iş hayatı, aile ve arkadaş çevresine ilişkin bilgiler bu süreçte kullanılabilecek veriler arasında yer alıyor.

Yapay zekâ aynı zamanda dolandırıcılık senaryolarının oluşturulmasına da destek verebiliyor. Böylece dolandırıcılar, hedefleriyle e-posta, sosyal medya veya farklı iletişim kanalları üzerinden daha ikna edici bir iletişim kurabiliyor.

Risk yalnızca kişisel hayatla sınırlı değil

Dijital ayak izi konusunda dikkat edilmesi gereken alan yalnızca kişisel yaşam değil. Hibrit çalışma düzeninin yaygınlaşmasıyla birlikte iş ve özel hayat arasındaki sınırlar da daha fazla iç içe geçebiliyor.

Kişisel cihazların kurumsal işler için kullanılması, ev adreslerinin profesyonel faaliyetlerle ilişkilendirilebilmesi ve kişisel sosyal medya hesaplarının mesleki hesaplarla bağlantılı olması, saldırganların ulaşabileceği bilgi alanını genişletebiliyor.

Bu durum yalnızca kişisel bilgilerin açığa çıkması riskini değil, aynı zamanda kişinin mesleki itibarı ve kariyeri açısından oluşabilecek tehditleri de beraberinde getirebiliyor.

Dijital ayak izinizi korumak için neler yapabilirsiniz?

Yapay zekâ destekli OSINT çalışmalarında tüm bilgileri kontrol etmek mümkün olmayabilir. İnternette yayımlanmış bir bilginin başka platformlarda yeniden paylaşılması, bu içeriğin tamamen kaldırılmasını zorlaştırabiliyor. Eski sosyal medya fotoğraflarını silmek daha kolay olsa da dijital geçmişte yer alan tüm içerikleri tek tek kontrol etmek oldukça zor.

Bu nedenle ESET, kullanıcıların kontrol edebildikleri alanlara odaklanmasını öneriyor.

Sosyal medya hesaplarınızı herkese açık olmaktan çıkarın. Böylece profilinizdeki bilgi, fotoğraf ve videoların yapay zekâ tarafından bulunma ihtimalini azaltabilirsiniz.

Sosyal medyada paylaştığınız içeriklere dikkat edin. Doğum tarihi, çocukların okulları ve tatil planları gibi bilgileri paylaşmaktan kaçının.
Fotoğrafların yalnızca görünen görüntüden ibaret olmadığını unutmayın. Adres veya araç bilgileri gibi ayrıntılar da fotoğraflar üzerinden tespit edilebilir.
Kişisel yaşamınız ile mesleki hayatınız arasında bağlantı kurulmasını kolaylaştıracak içerikleri paylaşmayın. Hesaplarınızda çok faktörlü kimlik doğrulama kullanın ve güçlü, benzersiz parolalar oluşturun.

Tanımadığınız kişilerden gelen arkadaşlık veya takip isteklerini kabul etmeyin. Şüphe duyduğunuz kişilerle iletişim kurmanız gerekiyorsa bunu ayrı bir kanal üzerinden gerçekleştirin.

Dijital dünyada paylaşılan her bilginin iz bırakabileceğine dikkat çeken ESET, yapay zekânın bilgi toplama ve analiz etme kapasitesinin artmasıyla birlikte kişisel verilerin korunması konusunda daha dikkatli olunması gerektiğinin altını çiziyor.

Kaynak: Basın Bülteni