Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, toplumda çoğunlukla çocukluk dönemiyle ilişkilendirilse de yetişkinlikte de etkisini sürdürebiliyor. Çocuklarda aşırı hareketlilik ve dikkat dağınıklığıyla kendini gösteren DEHB, yetişkinlerde günlük işleri erteleme, planlama güçlüğü ve zamanı yönetememe gibi farklı belirtilerle ortaya çıkabiliyor.
Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Uzman Klinik Psikoloğu Jülide Unutmaz, DEHB'nin yalnızca hareketlilik veya dikkat dağınıklığından ibaret olmadığını belirterek, belirtilerin kişinin günlük yaşamına etkisinin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
DEHB yalnızca hareketlilikten ibaret değil
DEHB'nin dikkat, dürtü ve hareketlilik kontrolünün yanı sıra kişinin kendini düzenleme becerilerini de etkileyebilen nörogelişimsel bir durum olduğunu ifade eden Unutmaz, çocuklarda görülebilen belirtileri şöyle anlattı:
“DEHB; dikkat, dürtü ve hareketlilik kontrolünün yanı sıra kişinin kendini düzenleme becerilerini de etkileyebilen nörogelişimsel bir durum. Çocuklarda aşırı hareketlilik, dikkatin kolay dağılması, bir işe başlamakta veya başladığı işi bitirmekte zorlanma, sandalyede, masa başında ya da okul sırasında otururken çabuk sıkılma gibi belirtiler de görülebiliyor”
Yetişkinlerde erteleme ve planlama güçlüğü yaşanıyor
DEHB'nin yaş ilerledikçe farklı belirtilerle kendini gösterebildiğine dikkat çeken Unutmaz, yetişkinlerde erteleme davranışının daha fazla öne çıkabildiğini belirtti.
Yetişkinlerin zaman yönetiminde zorlanabildiğini, işlerini belirli bir sıraya koymakta ve yaptıkları planları sürdürmekte güçlük yaşayabildiğini kaydeden Unutmaz, DEHB'nin yalnızca hareketli çocuklarla ilişkilendirilmesinin doğru olmadığını söyledi.
Her dikkat dağınıklığı DEHB anlamına gelmiyor
Dikkat dağınıklığının farklı nedenlerden kaynaklanabileceğini belirten Unutmaz, uykusuzluk, stres ve uzun süre ekrana maruz kalmanın da dikkati olumsuz etkileyebildiğini ifade etti.
Unutmaz, DEHB değerlendirmesinde belirtilerin sıklığının ve kişinin yaşamına etkisinin birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu:
“Hepimizin dikkati zaman zaman dağılabilir. Uykusuz kaldığımızda, stresli olduğumuzda veya çok fazla ekrana maruz kaldığımızda dikkatimizi toplamakta zorlanabiliriz. Ancak bu durum doğrudan DEHB'yi işaret etmez. Değerlendirme sırasında belirtilerin ne kadar sık ortaya çıktığına ve kişinin aile, iş veya okul yaşantısını hangi ölçüde etkilediğine bakılması gerekiyor”
Hareketli çocuklara yanlış etiket konulmamalı
Dikkatini toplamakta veya hareketlerini kontrol etmekte zorlanan çocukların zaman zaman şımarık, yaramaz ya da disiplinsiz olarak nitelendirilebildiğini belirten Unutmaz, bu yaklaşımın doğru olmadığını dile getirdi.
Çocukların dışarıdan söz dinlemiyormuş gibi görünebileceğini ancak aslında dikkatlerini sürdürmekte ve davranışlarını düzenlemekte zorlanabileceklerini ifade eden Unutmaz, yaşanan güçlüklerin doğru değerlendirilmesinin önemine işaret etti.
DEHB tanısı farklı değerlendirmelerle konuluyor
DEHB tanısının tek bir testle belirlenemeyeceğini vurgulayan Unutmaz, değerlendirme sürecinde aileden alınan bilgilerin, öğretmen gözlemlerinin ve klinik görüşmelerin birlikte ele alındığını söyledi.
Kişinin ihtiyaçlarına göre destek planı oluşturulduğunu belirten Unutmaz, bu süreçte psikoeğitim ve davranışsal yöntemlerden yararlanılabildiğini, gerekli görülen durumlarda ise medikal tedavinin uygulanabildiğini ifade etti.
Unutmaz, tedavi ve destek sürecinin amacını şu sözlerle açıkladı:
“Buradaki amacımız kimseye bir etiket koymak değil, kişinin ihtiyaç duyduğu doğru desteği sunabilmek”




