Babalar Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Nurper Ülküer, babaların psikolojik iyilik halinin aile bütünlüğü açısından kritik bir rol oynadığını söyledi. Ülküer, ekonomik nedenler başta olmak üzere birçok faktörün babaların çocuklarıyla ilişkisini doğrudan etkilediğini belirtti.
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı da olan Ülküer, Babalar Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede babaların çocukların gelişimindeki vazgeçilmez rolüne dikkat çekti.
“Ruh sağlığı iyi olan babaların etkisi daha güçlü”
Babaların aile içindeki etkisine ilişkin araştırmalara değinen Ülküer, şu ifadeyi kullandı:
“Araştırmalar, ruh sağlığı iyi olan ve kendisini güçlü hisseden babaların eşlerinde doğum sonrası depresyon riskinin azaldığını gösteriyor. Buna rağmen babaların kaygılarını paylaşabilecekleri ve destek alabilecekleri mekanizmalar oldukça sınırlı.”
Ülküer ayrıca babaların önemli bir bölümünün ekonomik nedenlerle çocuklarının yanında yeterince bulunamadığını belirterek, “Babalarımız önemlidir. Güçlü ailelerin temeli, güçlü anne-babalar ve mutlu çocuklarla atılır.” dedi.
“Babaların etkisi bazı alanlarda annelerden daha fazla”
Babaların çocuk gelişimindeki rolünün son yıllarda yapılan araştırmalarla daha net ortaya çıktığını vurgulayan Ülküer, sosyal ve duygusal gelişimde babaların etkisinin kritik olduğunu ifade etti.
“Çocukların başta sosyal duygusal gelişimi olmak üzere, onların hayata hazırlanmaları gibi önemli yaşamsal süreçlerinde, babalar önemlidir ve vazgeçilmezdir. Bunu çok iyi biliyoruz. Hatta tahminlerimizin dışında, anneler babalardan daha fazla etkili. İngiltere’de 2023-2025 yılları arası yapılan bir araştırmada ilginç sonuçlar ortaya çıkmış. Örneğin, babanın çocuk bakımı ve eğitimi süreçlerine katılımının çocuklar üzerindeki olumlu etkisi annelerin etkisinden daha fazla olduğu gözlenmiş.”
“Erken katılım kalıcı etki yaratıyor”
Babaların çocukların yaşamına erken dahil olmasının önemine dikkat çeken Ülküer, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Araştırmaların ortaya koyduğu en önemli sonuçlardan biri de babaların çocukların gelişim serüvenine ne kadar erken katılırlarsa etkilerinin o kadar büyük ve kalıcı olduğudur. Bazı geleneksel kültürlerde çocuklar beş yaşına gelmeden baba kucağına almaz ve benzeri söylemleri düşününce, aslında hem babaların hem de çocukların ne kadar önemli deneyimleri kaçırdığı daha iyi anlaşılıyor.”
“Babaların yüzde 30’u çocuklarının yanında olamıyor”
Dünya genelinde babaların çocuk bakımına katılım oranının düşük olduğuna dikkat çeken Ülküer, ekonomik nedenlerin bu durumdaki en büyük etkenlerden biri olduğunu söyledi.
“Inter-Amerikan Development Bankasının 2024’te küresel olarak yaptığı bir çalışma bize bu konuda çok güzel bir tablo çizmiyor. Alt ve orta gelirli ülkelerde, ortalama babaların %30’u çocuklarının yanında değil. Nedenlerin başında ekonomi geliyor. Uzun ve uzak yerlerde çalışan babalar çoğunlukla çocuklarının büyüdüklerine nadiren şahit oluyorlar. Yine bu araştırmanın bulgularına göre babalar çocukları ile annelerden ve hatta diğer yetişkinlerden de daha az oynuyorlar.”
“Destek programları çoğunlukla annelere ulaşıyor”
Ebeveyn destek programlarının ağırlıklı olarak annelere yönelik olduğuna dikkat çeken Ülküer, babaların bu süreçte geri planda kaldığını ifade etti:
“Ebeveyn destek programları ya da benzeri çalışmalar çoğunlukla annelere ulaşabiliyor. Babalara ulaşabilen programların ise etkileri çoğu zaman anlamlı düzeye erişemiyor. Babaların katılımını destekleyen araştırma ve uygulamalar oldukça sınırlı. Özellikle 0-6 yaş döneminde çocuklarıyla düzenli oyun oynayan baba oranı dünya genelinde düşük seviyelerde bulunuyor. Sadece Doğu Asya ve Pasifik ülkelerinde bu oran nispeten daha iyi durumda. Annelerin iyi oluş hali üzerinde de baba katılımının önemli bir rolü olduğunu biliyoruz.”
“Babalar aktif ebeveynliğin bir parçası”
Babaların yalnızca destek veren değil, aktif ebeveynler olması gerektiğini vurgulayan Ülküer, şunları söyledi:
“Bu tabloyu değiştirmek için işe doğum öncesinden başlamak gerekiyor. Babaların yalnızca anneye destek veren kişiler değil, ebeveynlik sürecinin aktif ve eşit bir parçası olduğunun kabul edilmesi gerekiyor.”
“Babaların sessiz kaygıları çoğu zaman görülmüyor”
Babaların da ciddi psikolojik süreçlerden geçtiğini belirten Ülküer, doğum öncesi ve sonrası döneme dikkat çekti:
“Babaların da kaygıları, korkuları ve hatta biyolojik değişimleri var. Ancak bunlar çoğu zaman göz ardı ediliyor. İngiltere’de yapılan bir araştırmada, doğum öncesi ve doğum sonrasındaki dönemde babalarda görülen depresyon ve intihar oranlarının annelerde görülen ruhsal sorunların yaklaşık dört katına ulaştığı belirlendi. Bu sonuç, anne ruh sağlığına yönelik desteklerin artmasına rağmen babalara yönelik destek mekanizmalarının yeterince gelişmediğini gösteriyor.”
“4 babadan biri ciddi düzeyde endişe yaşıyor”
Yeni baba olan bireyler üzerinde yapılan bir araştırmayı da paylaşan Ülküer, şu bilgileri aktardı:
“Araştırmada babaların yüzde 41,1’inde orta ya da yüksek düzeyde stres, yüzde 20,8’inde kaygı, yüzde 25,9’unda yoğun endişe ve yüzde 13,4’ünde depresyon belirtileri görüldü. Oysa bu dönem, babaların yeni doğan bebekleriyle güçlü ve duyarlı bir bağ kurmaları açısından son derece kritik bir dönemdir. Aynı zamanda eşlerine destek olmaları gereken bir süreçtir.”
“Baba sağlığı, anne ruh sağlığını da etkiliyor”
Babaların psikolojik durumunun aile bütünlüğü açısından önem taşıdığını vurgulayan Ülküer, şu ifadeyi kullandı:
“Araştırmalar, ruh sağlığı iyi olan ve kendisini güçlü hisseden babaların eşlerinde doğum sonrası depresyon riskinin azaldığını gösteriyor. Buna rağmen babaların kaygılarını paylaşabilecekleri ve destek alabilecekleri mekanizmalar oldukça sınırlı.”
Ülküer ayrıca babaların yalnızca yüzde 59’unun kaygılarını eşleriyle paylaşabildiğini, yüzde 37’sinin arkadaşları veya aile üyeleriyle, yüzde 30’unun aile hekimiyle, yüzde 23’ünün sağlık çalışanlarıyla konuşabildiğini ve yalnızca yüzde 10’unun psikolojik destek aldığını aktardı.
“Babalar Önemlidir” girişimi
Ülküer, İngiltere’de yürütülen “Babalar Önemlidir” girişimine de değinerek, babalığın görünürlüğünün artırılması gerektiğini söyledi:
“İngiltere’de partiler üstü bir parlamenter grup tarafından yürütülen bu girişim, babaların doğum öncesinden itibaren çocuklarının yaşamında daha etkin rol üstlenmelerini destekliyor. Farkındalık çalışmaları sayesinde binlerce babaya ulaşılıyor ve babalığın önemi görünür hale getiriliyor.”
“Güçlü ailelerin temeli güçlü anne-babadır”
Açıklamasının sonunda tüm babaların Babalar Günü’nü kutlayan Ülküer, sözlerini şöyle tamamladı:
“Babalarımız önemlidir. Güçlü ailelerin temeli, güçlü anne-babalar ve mutlu çocuklarla atılır.”





