ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları üçüncü haftasında stratejik bir kırılma noktasına ulaştı. ABD’nin, İran’ın ham petrol ihracatının yüzde 90’ını sağladığı Harg Adası’nı vurmasıyla küresel enerji piyasalarında "yangın" çıktı.
Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapalı olduğu bir dönemde gelen bu hamle, arz güvenliğine dair endişeleri en üst seviyeye taşıdı. Enerji piyasaları, son yılların en büyük fiyat dalgalanmasına sahne olurken, küresel ticaret rotaları yeniden şekilleniyor.
Petrol Fiyatlarında Temmuz 2022 Zirvesi
Operasyonun hemen ardından piyasalar sert tepki verdi. ABD merkezli Batı Teksas türü (WTI) ham petrol vadeli işlemleri, varil başına 102 dolara kadar tırmanarak Temmuz 2022'den bu yana en yüksek seviyesini gördü. Bugün itibarıyla piyasalarda hafif bir dengelenme çabası olsa da fiyatlar 99 dolar bandında güçlü kalmaya devam ediyor.
Türkiye’nin enerji maliyetlerini doğrudan etkileyen Brent petrol ise psikolojik sınırı aşarak 101,8 dolardan işlem görmeye başladı. Enerji uzmanları, bölgedeki gerilimin düşmemesi halinde üç haneli rakamların kalıcı olabileceği uyarısında bulunuyor.

Hürmüz Boğazı: Küresel Ekonominin "Düğüm" Noktası
Basra Körfezi'ni dünyaya bağlayan ve küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı, çatışmaların başından bu yana kapalı kalmaya devam ediyor. İran’ın yeni dini liderinin "düşmanlık sürdükçe boğaz kapalı kalacak" yönündeki açıklamaları, krizin süresine dair beklentileri karamsarlaştırıyor.
Buna karşılık ABD'nin, su yolunda gemi geçişlerini güvenli hale getirmek için uluslararası bir koalisyon kurmaya hazırlandığı belirtiliyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ise arz açığını kapatmak amacıyla pazar günü 400 milyon varillik rekor rezervin Asya pazarında kullanıma sunulacağını duyurdu.

Harg Adası Neden Kritik?
Harg Adası, İran’ın petrol altyapısının kalbi olarak biliniyor. 1980’lerdeki İran-Irak Savaşı sırasında da defalarca hedef alınan ada, modern dönemde İran ekonomisinin dünyaya açılan kapısı konumunda. Bu noktanın devre dışı kalması, sadece İran’ın gelirlerini kesmekle kalmıyor, aynı zamanda küresel rafinerilerin ihtiyaç duyduğu ham petrol akışını da sekteye uğratıyor.





