Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 24 Şubat'ta paylaştığı son veriler, evliliklerin dayanıklılık süresinin azaldığını gösteriyor. 2025 istatistiklerine göre, evliliklerin büyük bir kısmı henüz ilk on yılını doldurmadan sona eriyor. Bu durum, sadece evlileri değil, düğün hazırlığı yapan nişanlı çiftleri de strese sokuyor. Uzmanlar; ekonomi, sosyal medya kullanımı ve ev içi sorumluluk paylaşımı gibi temel konularda ortak paydada buluşamayan çiftlerin "yüzük atma" noktasına geldiğini vurguluyor.
Ekonomik Kriz Aşkı Vuruyor: Ortak Bütçe Şart
İlişki uzmanlarına göre evlilik öncesi en büyük kavga sebebi: Para. Ekonomi, sadece bir geçim sorunu değil, aynı zamanda bir güç dengesi ve güven meselesi olarak öne çıkıyor. İlişki Uzmanı Dr. Margaret Paul, başarılı çiftlerin sırrının parayı "birlikte" yönetmek olduğunu ifade ediyor.
Dr. Paul’un çiftlere önerileri:
-
Ortak Hedefler: Temel ihtiyaçlar, birikim hedefleri ve harcama limitleri netleşmeli.
-
Şeffaflık: Her iki taraf da neden para biriktirmek istediğini veya harcama alışkanlıklarını açıkça paylaşmalı.
-
Bağlılık: Belirlenen bütçeye her iki tarafın da sadık kalması, güven bağını pekiştirir.

Ev İşi Sorumluluğu: Kim Ne Yapacak?
Geleneksel rollerin değiştiği modern dünyada, ev içi iş bölümü hâlâ büyük bir tartışma konusu. Uzmanlar, sorumlulukların tek bir kişinin üzerine yıkılmasının öfke ve tükenmişliğe yol açtığını belirtiyor. Henüz evlenmeden önce, temizlikten yemeğe kadar tüm süreçlerin nasıl bölüşüleceği konuşulmalı ve gerçekçi beklentiler oluşturulmalı.

Çocuk Kararı: Ne Zaman Konuşulmalı?
Aile Araştırmaları Enstitüsü verilerine göre, çocuk sahibi olma isteği konusundaki fikir ayrılıkları, ileride geri dönülemez kırılmalara neden oluyor. Uzmanlar, bu konunun ilişkinin başında, taraflar kendilerini en rahat hissettikleri dönemde konuşulması gerektiğini savunuyor. Erken dönemde yapılan bu görüşme, ebeveynlik vizyonunun uyuşup uyuşmadığını erkenden anlamaya olanak sağlıyor.

Değişime Uyum Sağlamak: "Eşinizi Tanıdığınızı Sanmayın"
Amerikan Psikoloji Birliği (APA) araştırmaları, bireylerin sürekli bir gelişim içinde olduğunu hatırlatıyor. Uzmanlar, "Eşimi her yönüyle tanıyorum" düşüncesinin bir yanılgı olabileceğini, zamanla değişen karakter ve tercihlere karşı aktif dinleme ve adaptasyon yeteneğinin geliştirilmesi gerektiğini belirtiyor.

İlişkiyi Ayakta Tutan 3 Altın Kural
Klinik Psikolog Dr. Michael W. Regier, en mutlu çiftlerin uyguladığı stratejileri şöyle özetliyor:
-
Duygusal Bağ: Günlük rutinlerin arasında birbirine vakit ayırmak.
-
Eğlenceyi Unutmamak: Ciddi hazırlıkların içinde mizahı ve oyunbazlığı korumak.
-
Özel Randevular: Evlilik hazırlığı ne kadar yoğun olursa olsun, "baş başa" kalınacak özel zamanlar yaratmak.





