Buradaki Alaçatı, sadece dar sokaklarıyla değil; dünya standartlarında rüzgar sörfü olanaklarıyla dikkat çekiyor. Her yaz yüzlerce yabancı sporcu buraya akın ediyor. Diğer Ege tatil beldelerinde bu düzeyde bir rüzgar ve sörf kültürü bulmak pek kolay değil.
Sadece birkaç kilometre açıkta Yunanistan’ın Sakız Adası var. Sabah kahvaltınızı Türkiye’de yapıp, öğle yemeğini Sakız’da yiyebilirsiniz. Vize kolaylığı olan turlar sayesinde, burası aynı zamanda yurt dışı keyfi yaşatan bir yerli tatil alternatifi.
Denizin içinden sıcak su çıkar mı? Burada çıkıyor. Ilıca Plajı’nın sığ ve beyaz kumlu denizinde yürürken ayağınıza aniden sıcak su gelirse şaşırmayın. Ege’nin en bilinen termal kaynaklarından biri, doğrudan denizin içinden çıkıyor.
Momo Beach, Before Sunset ya da Cove Aya Yorgi... Bu isimler sadece plaj değil; aynı zamanda dekorasyon, müzik ve konsept açısından İstanbul’un en gözde mekanlarını aratmayan sahil deneyimleri sunuyor.
Her köşesi begonvillerle dolu, beyaz badanalı taş evler... Çeşme, büyük oteller yerine samimi ama şık butik otelleriyle biliniyor. Bu konsept, Bodrum’un lüksünden uzak, daha özgün ve dinlendirici bir deneyim sunuyor.
Burası sadece deniz tatili değil. Osmanlı’dan kalma kervansaray, Çeşme Kalesi ve antik kalıntılar sayesinde tarih meraklıları için de eşsiz bir gezi rotası sunuyor.
Damla sakızlı dondurmadan Ege otlarına, kalamar dolmasından lavantalı kurabiyeye kadar her şey var. Yunan ve Ege mutfağının bu kadar harmanlandığı başka bir yer bulmak zor.
İster Alaçatı’nın rüzgarında sörf yapın, ister saklı koylarda denize girin ya da feribotla komşu ülkeye kaçın... Bu bölge; sade ama rafine, lüks ama yorucu olmayan, ve en önemlisi farklılık arayanların tercihi. Üstelik hâlâ keşfedilmemiş köyleri ve sakin koylarıyla dolu.