Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Münir Anıl, glütensiz beslenmenin son yıllarda “moda” haline geldiğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.

Prof. Dr. Anıl, herhangi bir hastalık teşhisi olmadan glütensiz beslenmenin ilerleyen süreçte ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini söyledi.

“Teşhis yoksa glütensiz beslenmek eksikliklere yol açabilir”

Glütensiz beslenmenin herkese uygun bir yöntem olmadığını vurgulayan Anıl, teşhis olmadan bu şekilde beslenmenin vitamin, mineral ve besin eksikliklerine yol açabileceğine dikkat çekti.

Glütensiz beslenmesi gereken bireylerin büyük bölümünü çölyak hastalarının oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Anıl, glütensiz beslenmenin gerekli olduğu durumları da sıraladı.

Kök hücre naklinde yeni dönem
Kök hücre naklinde yeni dönem
İçeriği Görüntüle

Glütensiz beslenme hangi durumlarda gerekiyor?

Prof. Dr. Münir Anıl, glütensiz beslenmenin gerekli olabileceği durumları şöyle açıkladı: "Fbromiyaljide, bağırsak sendromlarında, otizmin bazı gruplarında, haşimatonun bazı durumlarında, glüten alerjilerinde ve sebebi açıklanmayan bazı özel durumlarda glütensiz beslenme gerekiyor."

“Glüten buğdayın içinde bulunan bir proteindir”

Prof. Dr. Anıl, glütenin buğdayın içinde bulunan bir protein olduğunu belirterek, teşhis konulan kişilerin tüketmemesi gerektiğini vurguladı.

Anıl, konuyla ilgili açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Ancak son dönemde sadece moda veya trend olduğu için glütensiz beslenmek isteyenleri duymaya başladık. Glüten, buğdayın içinde bulunan bir proteindir ve teşhis konulan kişilerin tüketmemesi gerekir, aksi halde rahatsızlık verir"

Glütensiz Diyet Sandığınız Kadar Masum Değil Uzmanı Uyardı (1)

"Teşhis olmadan glütensiz beslenmek ileride sorunlara yol açabilir"

Yaklaşık 15 yıldır glütensiz beslenme üzerine bilimsel çalışmalar yürüttüğünü belirten Prof. Dr. Anıl, bilinçsiz glütensiz beslenmenin tehlikelerine dikkat çekerek, "20 miligramlık glüten bile bu bireylerde zor anlar yaşatabiliyor ve hastalığı ilerletebiliyor. Ancak diyet yapmak isteyen bazı kişiler ‘glütensiz besleniyorum' diyerek bunu bir trend haline getirdi. Bu çok sıkıntılı bir durumdur. Eğer herhangi bir hastalık teşhisi konulmadan glütensiz beslenmeye devam edilirse, bazı vitaminler, mineral ve besin bileşenleri gıdalardan alınamaz. Bu da uzun vadede sağlığa zarar verir" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Anıl, Samsun'un Atakum ilçesinde açılan özel glütensiz kafeterya ile Büyükşehir Belediyesinin glütensiz kafesinin ise teşhisli bireyler için önemli ve olumlu gelişmeler olduğunu söyledi.

Bilimsel çalışmalar teşhisli bireyler için sürüyor

Glütensiz ürün geliştirme çalışmalarına da değinen Prof. Dr. Anıl, "Bilim durmuyor. Bazı baklagillerden ve mısır unundan iki farklı tarhana geliştirdik. Glütensiz ürünlerde aynı lezzeti yakalamak zordur ama biz bunu bilimsel ortamda aslında uygun hatta daha üstün özelliklerde geliştirdik. Özellikle çocuklar için glütensiz cips ürettik. Ayrıca fonksiyonel özellikleri yüksek bir ürün elde ettik. Tatlı ihtiyacına yönelik olarak da bakla şekeri üzerinde çalışıyoruz. Bakla şekeri üzerine yüksek lisans tezinin tamamladık. Patent aşamasındayız. 9 farklı bakla şekerini bu hastaların faydasına sunacağız" diye konuştu.

Kaynak: İHA