Osteoporoz sessiz ilerliyor! İlk kırıkta ortaya çıkıyor
Osteoporoz sessiz ilerliyor! İlk kırıkta ortaya çıkıyor
İçeriği Görüntüle

Göğüs ağrısının her zaman kalp hastalığı anlamına gelmediğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Zehra Akmaz, göğüste baskı ve sıkışma hissi, kola veya çeneye yayılan ağrı, nefes darlığı ve soğuk terleme gibi belirtilerin hayati risk taşıyabileceği uyarısında bulundu.

Göğüs ağrısı toplumda en fazla endişe oluşturan sağlık şikayetleri arasında yer alırken, her göğüs ağrısının kalp krizine işaret etmediği belirtildi. Pendik Kurtköy Özel Ersoy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Zehra Akmaz, göğüs ağrısının nedenleri ve dikkat edilmesi gereken belirtiler hakkında açıklamalarda bulundu.

Göğüs bölgesinde hissedilen ağrıların önemli bir bölümünün kalp hastalıklarıyla bağlantılı olmadığını belirten Uzm. Dr. Akmaz, bazı ağrıların ise kalp krizi veya ciddi damar hastalıklarının ilk belirtisi olabileceğini söyledi.

Göğüs Ağrısında Kritik Belirtiler Her Ağrı Kalpten Kaynaklanmıyor

Uzm. Dr. Akmaz, özellikle göğüste baskı hissi, kola veya çeneye yayılan ağrı, nefes darlığı ve soğuk terleme gibi belirtilerin birlikte görülmesi halinde acil değerlendirme gerektiğine dikkat çekti.

"Göğüs ağrılarının büyük kısmı kalp hastalığına bağlı olmasa da bazı ağrılar kalp krizi veya diğer ciddi damar hastalıklarının ilk belirtisi olabilir. Özellikle göğüste baskı hissi, kola veya çeneye yayılan ağrı, nefes darlığı ve soğuk terleme ile birlikte görülen şikayetler acil değerlendirme gerektirir. Erken tanı ve tedavi, kalp krizine bağlı kalıcı hasarların ve hayati risklerin önlenmesinde kritik öneme sahiptir" dedi.

Göğüs ağrısına eşlik eden belirtilere dikkat

Göğüs ağrısının çok farklı nedenlerden kaynaklanabileceğini ifade eden Uzm. Dr. Zehra Akmaz, ağrıya başka belirtilerin eşlik etmesi halinde kalp kaynaklı olma ihtimalinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

"Göğüs ağrısının başlıca nedenleri kalp krizi, koroner arter hastalığı, kalp kası iltihabı (miyokardit), kalp zarı iltihabı (perikardit), aort damar hastalıkları, akciğer embolisi, zatürre, akciğer zarı hastalıkları, pnömotoraks (akciğer sönmesi), reflü, mide ülseri, yemek borusu spazmları, kas zorlanmaları, kaburga iltihapları, göğüs duvarı ağrıları ya da panik atak, anksiyete bozukluğu ve yoğun stres kaynaklı olabilir. Kalp hastalıklarına bağlı ağrılar genellikle göğüste baskı ve sıkışma hissiyle ortaya çıkar. Hastalar da bu ağrıyı sıklıkla, 'Göğsümün üzerine biri oturmuş gibi, göğsüm sıkılıyor, göğsümde baskı var' şeklinde tarif eder. Bunun dışında göğüs ağrıları merdiven çıkarken, hızlı yürürken ve yokuş çıkarken efor sarf etmeye bağlı olarak başlayabilir ve dinlenince azalabilir. Göğüs ağrıları sol kola, her iki kola, omuzlara, boyuna, çeneye ve sırta yayılabilir. Beraberinde ortaya çıkabilen nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı, kusma, baş dönmesi ve bayılma hissi gibi belirtiler ise kalp kaynaklı ağrı ihtimalini artırır."

15-20 dakikadan uzun süren ağrıya dikkat

Kalp krizi açısından özellikle uzun süren ve dinlenmeyle geçmeyen göğüs ağrılarının önem taşıdığını vurgulayan Uzm. Dr. Akmaz, bazı belirtilerin acil müdahale gerektirebileceğini söyledi.

"15-20 dakikadan uzun süren ve özellikle dinlenmekle geçmeyen ağrılar kalp krizinin belirtisi olabilir. Göğüste şiddetli baskı ve ezilme hissi kalp krizinin en tipik belirtilerinden biridir. Sol kola veya çeneye yayılan ağrı koroner damar tıkanıklığını düşündürebilir. Nefes darlığı ile birlikte olan ağrı kalp krizi, kalp yetmezliği veya akciğer embolisinin belirtisi olabilir. Soğuk terleme ve bulantı eşlik ediyorsa özellikle orta yaş ve üzerindeki bireylerde ciddi değerlendirilmelidir. Ani başlayan ve yırtılır tarzda; göğüsten sırta yayılan çok şiddetli ağrı, aort damar yırtılmasının belirtisi olabilir. Bayılma ile birlikte görülen ağrı hayati risk taşıyan ritim bozuklukları veya ciddi damar hastalıklarıyla ilişkili olabilir. Daha çok kalp dışı nedenleri düşündüren ağrılar ise parmakla gösterilebilen küçük bir noktada ağrı, hareketle artan ağrı, göğse bastırınca artan ağrı, derin nefes almakla değişen ağrı ve saniyeler süren batıcı ağrılar olarak değerlendirilebilir. Bu noktada kesin ayrım yalnızca doktor değerlendirmesiyle yapılabilir."

Kadınlarda belirtiler farklı görülebiliyor

Kalp hastalıklarında kadınların her zaman klasik belirtiler göstermeyebileceğine de dikkat çeken Uzm. Dr. Zehra Akmaz, göğüs ağrısı yerine farklı şikayetlerin ön plana çıkabileceğini ifade etti.

"Kadınlarda göğüs ağrısı farklı seyredebilir. Göğüs ağrısı yerine nefes darlığı, halsizlik, çene ağrısı, sırt ağrısı ve mide rahatsızlığı hissi ön planda olabilir. Özellikle 40 yaş üzeri bireyler, sigara kullananlar, diyabet hastaları, hipertansiyonu olanlar, yüksek kolesterolü bulunanlar, obez bireyler ve ailesinde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olanlar risk altındadır. Göğüs ağrısının kardiyolojik değerlendirmesi sırasında Elektrokardiyografi (EKG), kan testleri, troponin ölçümü, Ekokardiyografi (EKO), efor testi, koroner BT anjiyografi ve gerektiğinde koroner anjiyografi uygulanabilir."

Kaynak: İHA