İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürütülen 'Yolsuzluk' davasında, görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 59 tutuklu ve tutuksuz sanığın yargılanmasına devam edildi. Duruşmanın 17'nci haftasında mahkeme başkanı ile İmamoğlu arasında yaşanan tartışmanın ardından İmamoğlu duruşma salonundan çıkarıldı. Savcılık, ara mütalaasında görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ile Ceyda Kıryak ve Serap Karay'ın tahliyesini talep etti. Mahkeme, ara kararın açıklanması için duruşmaya 1 saat ara verdi.

İddianamede ağır suçlamalar yer aldı

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen 'Yolsuzluk' soruşturması kapsamında hazırlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede, İmamoğlu hakkında çok sayıda suçlama yöneltildi. İddianamede, İmamoğlu'nun 142 ayrı eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.

İmamoğlu hakkında soruşturma başlatıldı!
İmamoğlu hakkında soruşturma başlatıldı!
İçeriği Görüntüle

İlk duruşmadan bu yana 51 sanık tahliye edildi

Yargılama sürecinde mahkeme heyeti, önceki celselerde farklı görevlerde bulunan çok sayıda sanık hakkında tahliye kararı verdi. İlk duruşmadan bu yana toplam 51 tutuklu sanık tahliye edilirken, yargılama kalan sanıklar yönünden devam ediyor.

Özgür Özel duruşmayı takip etti

CHP Grup Başkanı Özgür Özel de duruşmayı izlemek üzere Silivri'ye geldi. Özel, savunma hakkının kısıtlandığını öne sürerek şu ifadeleri kullandı:

"Fatih Keleş'in avukatlarının savunmasının engellenmesini büyük bir üzüntüyle takip etti. Fatih Keleş'i neredeyse, gökyüzünün altında gerçekleşmiş her eylemden sorumlu tutuyorlar. 3 buçuk ay boyunca dinlediler, şimdi savunma yapma zamanı gelince kısıtlama yapıyorlar. Ekrem başkan için de aynı şey söz konusu olacak. İşin kabul edilebilecek bir tarafı yok. Tarihteki birçok siyasi davada en kötü mahkemeler bile mahkeme taklidi yapmaya çalışıyorlar. Burada onların öyle bir kaygısı da yok. Mahkeme taklidi bile yapmaya çalışmayan düzmece bir kurguyla karşı karşıyayız. Öfkelenmemek, öfkeli sözler söylememek, tansiyonu boşu boşuna germemek için bir şey söylemiyoruz ama bu kadar da olacak iş değil. Savunma kadar kutsal bir hakkı böylesine kısıtlamak; hem Fatih Bey için hem diğer arkadaşlar için avukatlar için. Bir avukatın savunmayı ne zaman bitireceğine hakimin karar verdiği nerede görülmüş. Şimdi Ekrem beyi çağıracak, savunma yap diyecek ama yarın akşam üstü savunmanın bitmesini bekliyor. 2 bin 400 yıl ceza istiyor, dünya kadar eylem var. Hepsiyle ilgili savunma hakkının yanında hepsi iftira olan 1 buçuk yıldır televizyonlarda yayınlar izliyoruz. Şimdi Ekrem beyin herkesin ağzının payını vereceği, masumiyetini hem vicdanlarda hem tutanak önünde ispatlayacağı yer de 1 buçuk yıldır ben konuştun sen dinledin, şimdi azcık konuş biz dinlemeyeceğiz diyorlar."

İmamoğlu hak ihlali itirazında bulundu

Saat 14.23'te savunmasını yapmak üzere salona getirilen Ekrem İmamoğlu, savunmasına başlamadan önce yargılamanın işleyişine ilişkin itirazlarını dile getirdi.

İmamoğlu, "Kendime göre tespitlerimi, talep ve itirazlarımı dile geçirmek için kürsüye geldim. 9 Temmuz’da bitireceğinize dair açıklamalarınız var. Benden önce iki kısıtlanmış arkadaşım var; hem Murat Bey’in avukatı hem Fatih Bey’in avukatı" dedi.

Mahkeme Başkanı ise, "Planlamamızı baştan da belirttik. Yeni bir planlama yapmadık. Zaten planlamamız baştan da belliydi. Dinlenecek sanıkların sırasındaki en son dinlenmek istediğinizi belirttiniz. Yine bu noktada en son sıra size geldi" ifadelerini kullandı.

Bunun üzerine İmamoğlu şu açıklamayı yaptı:

"Mahkemeyi ayın 9’unda bitirmekle ilgili bir kararınız vardı. Şu anda bunu ısrarla da dile getirdiğinizi duydum. Malum dün burada yoktum. Sanık arkadaşlarımı dinlemekten de mahrum edildim. Bu da aslında hukuken hakkımın ihlal edilmiş olmasıdır. Ağır bir hak ihlali içerisindeyim. 203 kararı ile ilgili perşembe günü ben sözünüze yönelik hiçbir söz söylemedim. Kalktım gayet nezaketli bir şekilde anlattım, nasıl olması gerektiği noktasında önerimi sundum. Makul bir zamana ihtiyacımız olduğunu ifade ettim. Sürecin en adil bir şekilde yönetilmesi hususunda taleplerimi anlattım. Siz bana bunlara ret cevabı verdiniz. Ben yerime geçtim, oturdum. Ne mahkemeye bir hakaretim var ne sürece dair olumsuz bir sözüm. Dün hapishaneden buraya getirilişim engellendi. En çok önem verilen, en çok hakarete, suçlamaya, tacize maruz bırakılan Fatih Keleş arkadaşımın ne sorgusunu dinleyebildim ne sorularınızı dinleyebildim ne de sorularımı sorabildim. Bu çok ağır bir hak ihlali. Suç örgütü lideri diye tariflendim. Bana göre asrın hukuksuzluğu iftirasının yüklü olduğu bu iddianamede, benim bu kürsüde, sizin daha önce ‘9 Temmuz’da bitireceğim, bu konuda kararlıyım’ dediğiniz noktada yaklaşık 10 saatlik zaman diliminin kaldığı bir atmosferde beni kürsüye çağırıp sorgunuza başlayın dediğinizde şunu bilmem lazım: Avukatlar sözünü tamamladığı bir noktada benim kendi savunmam bitecek, üç avukatımın savunması bitecek. Ondan önce sizlerin soruları var ve sanık arkadaşlarımın doğal olarak bana soracağı sorular vardır. Sayın Başkan, sayın heyet, 6-7 saatlik bir süre kalıyor. Eğer sizin bu kararınız net ise, bu takvim değişmez diyorsanız, benim burada bir sorguya tabi tutulmam diye bir şey gerçekten düşünülemez. Sayın Selahattin Demirtaş 14 gün savunma yaptı. O yüzden benim itirazlarım kayda geçsin istiyorum."

Tartışmanın ardından salondan çıkarıldı

Mahkeme Başkanı, "Gereksiz olarak çok uzadı bu dava. 4 aydır yargılama yapıyoruz. Biz programda değişiklik yapmayacağız. Savunma yapmak istemiyorsanız susma hakkı diye kayda geçiririm" dedi.

Ardından Mahkeme Başkanı, "Buraya benimle pazarlık yapmak için geldiyseniz salondan çıkartacağım. Ya savunmanıza geçelim ya da yapmayacaksanız salondan çıkartayım" ifadelerini kullandı.

İmamoğlu ise, "Ben savunma yapmaya değil, yargılamaya geldim" dedi.

Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, "Burası senin yargılayacağın ortam değil, sen yargılanmaya geldin. Biz senin yargılayacağın makamda oturmuyoruz. CMK 203’ü uyguluyorum, çıkarın salondan" diyerek İmamoğlu'nun duruşma salonundan çıkarılmasına karar verdi.

Mahkeme: "Susma hakkını kullandığı tespit edildi"

Duruşmanın yeniden başlamasının ardından mahkeme başkanı, tutanağa geçirilen işlemleri okuyarak, İmamoğlu'nun savunma yapmayacağını beyan ettiğini, gerekli uyarılara rağmen savunmaya geçmediğini belirtti.

Mahkeme başkanı, sanığın kimlik tespitine geçilmesine rağmen savunma yapmadığını, susma hakkını kullandığının tespit edildiğini ve duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle salondan çıkarılmasına karar verildiğini açıkladı.

Savcılıktan üç sanık için tahliye talebi

Savcılık, ara mütalaasında görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ile Ceyda Kıryak ve Serap Karay'ın tahliyesini talep etti. Mahkeme heyeti, ara kararını açıklamak üzere duruşmaya 1 saat ara verdi.

Kaynak: DHA