Türkiye'nin ev sahipliğinde 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilen 36'ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin sonuç bildirisi kamuoyuyla paylaşıldı.
Bildiride, NATO üyesi ülkelerin kolektif savunmanın temelini oluşturan 5'inci maddeye ve transatlantik bağa olan bağlılıklarını bir kez daha teyit etmek amacıyla Ankara'da bir araya geldiği belirtildi.
Bildiride, “Bir müttefike yönelik saldırı, tüm müttefiklere yönelik saldırıdır. Birliğimiz, dayanışmamız ve kolektif gücümüz, özgür ve demokratik uluslardan oluşan İttifak'ımızdaki 1 milyar vatandaş için barış, güvenlik ve refahın temeli olmaya devam etmektedir. Caydırıcılık ve savunmaya yönelik 360 derece yaklaşımımıza bağlılığımızı sürdürüyoruz” ifadelerine yer verildi.
Savunma yatırımları ve yeni tedarik anlaşması
Sonuç bildirisinde, Rusya'nın Avrupa-Atlantik güvenliği ve istikrarına yönelik uzun vadeli tehdidi ile terörizmin devam eden tehdidine karşı müttefiklerin Lahey Savunma Taahhüdü'nü uygulamaya koyduğu belirtildi.
Avrupalı müttefikler ile Kanada'nın 2025 yılında temel savunma ihtiyaçlarına yönelik yatırımlarını 139 milyar doların üzerinde artırdığı aktarılan bildiride, bu yatırımların hem gerekli askeri kabiliyetleri güçlendirdiği hem de savunma sanayisi ile dayanıklılığı desteklediği ifade edildi.
Bildiride, “Bugün Ankara'da, 50 milyar doları aşan yeni tedarik anlaşmasını duyuruyor, kolektif üretim kapasitemizi artırma ve inovasyonu hızlandırmak için sanayiyle birlikte çalışma taahhüdünde bulunuyoruz. Müttefikler arasındaki savunma ticareti engellerini ortadan kaldırma çalışmalarımızı sürdürecek, savunma sanayisindeki derinliği ve iş birliğini en üst düzeye çıkarmak için NATO ortaklıklarından yararlanacağız” denildi.
Savunma kabiliyetleri güçlendirilecek
Bildiride, daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa ve modernize edilmiş bir İttifak hedeflendiği belirtilirken, Avrupalı müttefikler ile Kanada'nın ABD ile birlikte İttifak'ın savunmasında daha fazla sorumluluk üstlendiği kaydedildi.
NATO'nun caydırıcılık ve savunma yapısının uzay ve siber unsurlarla desteklenen nükleer, konvansiyonel ve füze savunma kabiliyetlerine dayandığı vurgulanan bildiride, “Silahlı kuvvetlerimizi konuşlandırma, destekleme ve sürdürülebilirliğini sağlama kapasitemize yatırım yapıyor; derinlikte hassas vuruş, entegre hava ve füze savunması, insansız sistemler, ileri teknolojiler ve istihbarat kabiliyetleri dahil olmak üzere tüm alanlarda belirlenen kabiliyet hedeflerimizi hayata geçiriyoruz. Birbiriyle uyumlu çalışabilen transatlantik muharebe bulutu geliştiriyor ve güçlü yapay zeka modellerini benimsiyoruz” ifadeleri kullanıldı.
Ukrayna'ya destek taahhüdü
Sonuç bildirisinde Ukrayna'nın transatlantik güvenliğe katkı sağladığı belirtilerek, müttefiklerin ülkenin özgürlüğünü, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunmasına yönelik desteğinin sürdüğü vurgulandı.
Bildiride, Avrupalı müttefikler ile Kanada'nın Ukrayna'ya yönelik güvenlik yardımının büyük bölümünü ikili ve çok taraflı mekanizmalar aracılığıyla finanse ettiği hatırlatılarak, “Müttefikler, bu desteğin uzun vadede adil, öngörülebilir ve sürdürülebilir olması gerektiğinin altını çiziyor. Müttefikler, 2026 yılı için Ukrayna'ya askeri teçhizat, yardım ve eğitim desteği kapsamında 70 milyar avro taahhüdünde bulunuyor ve 2027'de de en az aynı seviyede desteği sürdürme yönündeki egemen taahhütlerini teyit ediyor” denildi.
Ayrıca, Avrupa Birliği'nin Ukrayna Destek Kredisi kapsamında Ukrayna'ya çok yıllı finansman sağlama kararının memnuniyetle karşılandığı ifade edildi.
Hürmüz Boğazı mesajı ve Türkiye'ye teşekkür
Bildiride, İttifak'ın stratejik rekabet, hibrit tehditler ve güvenlik krizlerine uyum sağlamayı sürdürdüğü belirtilirken, “Müttefikler, İran'ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yineliyor ve İran'a Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğüne tam anlamıyla saygı gösterme çağrısında bulunuyor” ifadelerine yer verildi.
Sonuç bildirisi, “Türkiye'nin bizlere gösterdiği cömert ev sahipliği için teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bir sonraki toplantımızda bir araya gelmeyi bekliyoruz” sözleriyle tamamlandı.




