Açıklamada, Çiçek'in 4 Ağustos 2026 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen rüşvet ve irtikap soruşturması kapsamında gözaltına alındığı, dosyada ise kısıtlama kararı bulunduğu belirtildi.
Avukat Aksay, soruşturmanın halen kolluk ve savcılık aşamasında devam ettiğini vurgulayarak, müvekkilinin henüz ifadesinin alınmadığını, hakkında iddianame hazırlanmadığını ve herhangi bir mahkûmiyet kararının bulunmadığını ifade etti.
"Sahte WhatsApp yazışmaları için 19 Haziran'da suç duyurusunda bulunuldu"
Açıklamada, mevcut soruşturmadan bağımsız olarak, 19 Haziran 2026 tarihinde İlkay Çiçek adına dijital montaj yöntemiyle oluşturulduğu öne sürülen sahte WhatsApp yazışmaları nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğu bildirildi.
Avukat Aksay, +964 751 714 73 06 numaralı telefondan gönderildiği belirtilen şantaj, tehdit, hakaret ve iftira içerikli mesajlarla ilgili soruşturmanın sürdüğünü, dosyada şüpheli ya da şüphelilerin henüz tespit edilemediğini kaydetti.
Açıklamada, söz konusu yazışmaların gerçek olmadığını gösterdiği ileri sürülen çeşitli teknik ayrıntılara da yer verildi. Mesajlarda yalnızca "bugün" zaman ifadesinin bulunduğu, aynı gün içerisinde 461 mesajın oluşturulduğu ve tüm kayıtların aynı gün alındığının görüldüğü belirtildi.
Bunun yanında, yazışmaların her iki tarafında da aynı yazım hatalarının yer aldığına dikkat çekilen açıklamada, "mahf ederim" ifadesinin aynı şekilde yanlış yazıldığı, "de, da" bağlaçları ile "mısın, musun" soru eklerinin de her iki tarafta aynı biçimde hatalı kullanıldığı ifade edilerek, yazışmaların tek kişi tarafından oluşturulduğu iddia edildi.
"Gerçek soruşturmayla ilgisi olmayan içerikler haberleştirildi"
Açıklamada, bazı ulusal ve yerel medya kuruluşları ile tabloid yayın organlarının, herhangi bir doğrulama yapılmadan ve adli makamlar tarafından delil olarak kabul edilmeyen bu yazışmaları gerçek soruşturmanın dayanağıymış gibi kamuoyuna sunduğu öne sürüldü.
Bu durumun kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir dezenformasyon örneği olduğu savunulan açıklamada, sahte olduğu iddia edilen içeriklerin gerçek soruşturmayla ilişkilendirilmesinin kabul edilemez olduğu ifade edildi.
"Ailenin ve çocukların zarar görmemesi gerekiyor"
Avukat Atalay Aksay, İlkay Çiçek'in evli ve iki çocuk babası olduğunu belirterek, soruşturma süreci tamamlanmadan kamuoyunda peşinen suçlu ilan edilmesinin hem müvekkiline hem de ailesine ağır zarar verdiğini dile getirdi.
Açıklamada, özellikle çocukların yaşadığı psikolojik etkilerin göz ardı edilmemesi gerektiği belirtilirken, soruşturmanın sonucu ne olursa olsun asılsız olduğu öne sürülen içeriklerin oluşturduğu itibar kaybının geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabileceği ifade edildi.
Medyaya çağrı ve tekzip vurgusu
Açıklamanın sonunda basın kuruluşlarına, adli makamlarca doğrulanmamış içerikleri haber kaynağı olarak kullanmamaları çağrısı yapıldı. Ayrıca, sahte olduğu ileri sürülen yazışmaların gerçek soruşturmayla ilişkilendirildiği yayınların düzeltilmesi istendi.
Avukat Atalay Aksay, Basın Kanunu'nun 14. maddesi kapsamında tekzip ve düzeltme haklarının saklı olduğunu belirterek, sahte içerikleri üreten ve yayan kişi ya da kişilere yönelik soruşturmanın etkin şekilde sürdürülmesini talep ettiklerini açıkladı.
Müvekkilimiz Menderes Belediye Başkanı Sn. İlkay Çiçek hakkında 04.08.2026 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen rüşvet ve irtikap soruşturması kapsamında gözaltı işlemi uygulanmıştır. Bu dosya kolluk ve savcılık nezdinde devam etmekte olup dosya hakkında kısıtlama kararı alınmıştır. Müvekkilin henüz ifadesi alınmamıştır, hakkında bir iddianame düzenlenmemiştir, herhangi bir mahkûmiyet kararı verilmemiştir.
Bundan tamamen ayrı olarak, 19.06.2026 tarihinde müvekkilimiz adına, kimliği belirsiz kişi/kişilerce dijital montaj yöntemleriyle üretilen sahte WhatsApp yazışmaları üzerinden müvekkilimize +964 751 714 73 06 numaralı telefon üzerinden yapılan şantaj, tehdit, hakaret ve iftira içerikli mesajlar nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmuş olup bu dosyada şüpheli/şüpheliler henüz tespit edilebilmiş değildir. Basitçe, bir uzman olmaksızın mesajlar incelendiğinde zaman olarak sadece “bugün” yazılıdır. Başkaca bir zaman birimi mevcut değildir. Yani iki taraflı yazılan aynı gün içerisinde 461 adet yazışma yapılmış olup, tüm kayıtlar mesajların çekildiği gün alınmıştır. Ayrıca karşılıklı yapıldığı iddia edilen bu gerçeğe aykırı yazışmalarda aynı yerlerde, aynı yazım hataları her iki tarafça yapılmıştır. (Her iki taraf da “mahf ederim” şeklinde hatalı yerden ayırarak kelime kullanmakta, “de, da” bağlaçları ile “mısın”, musun” soru eklerini ayırmadan kullanmaktadır) Anlaşılacağı üzere yazışmaları bir kişi oluşturmuş, oluşturduğu gün kayda almış, bekleyip whatsapp’ın tarih zaman damgası basmasına bile sabredememiştir.
Ne var ki bazı ulusal ve yerel medya kuruluşları ile tabloid yayın organlarınca, hakkında herhangi bir doğrulama yapılmamış, hiçbir adli mercii tarafından delil olarak kabul edilmemiş bu montaj içerikli sahte yazışmalar, sanki müvekkilimiz hakkındaki gerçek soruşturmanın bir dayanağıymış gibi kamuoyuna sunulmuştur. Gerçek soruşturma süreciyle hiçbir ilgisi bulunmayan, tamamen kurgu bir materyalin bu şekilde haber malzemesi haline getirilmesi, kamuoyu algısını yönlendirmek amacıyla kullanılan açık bir dezenformasyon örneğidir ve kabul edilemez. Müvekkilim evli, iki küçük çocuğu olan herkes gibi bu ülkede namusu ve şerefi için yaşayan, mahalleli ile, komşusu ile iletişim kuran, anne ve babası hayatta olan mütevazi bir hayat yaşayan başkanlık görevinden önce bir vatandaştır. Bu görevi gelip geçicidir, ailesi, akrabaları, arkadaşları, komşuları yaşamının geri kalanı özgürlüğü ile birlikte elinden alınmıştır. Müvekkilimiz hakkında henüz ifade dahi alınmamış, iddianame düzenlenmemişken; kendisinin peşinen suçlu ilan edilircesine, kamuoyu önünde "yargılanmış" hatta "infaz edilmiştir.
Kaldı ki yürütülen soruşturmanın sonucu ne olursa olsun, kamuoyuna bu şekilde sunulan asılsız ve kurgu içeriklerin oluşturduğu itibar kaybı, müvekkilimizin ailesi ve küçük yaştaki çocukları üzerinde geri döndürülemez olumsuz bir etki bırakmaktadır. Bu açıklama, sürecin bir tarafı olmayan ve hiçbir sorumluluğu bulunmayan çocukların ve ailenin bu durumdan zarar görmemesi gerektiğini kamuoyuna hatırlatmak amacıyla da yapılmaktadır. Zaten biri dört diğeri on bir yaşındaki bu güçlü çocuklar, hayatlarının sonuna kadar şafak operasyonu ile evlerinin darmadağın edilişini, babalarının gözlerinin önünde gözaltına alındığı gerçeği ve travması ile yaşayacaktır.
Bu doğrultuda; basın-yayın organlarını, doğruluğu adli makamlarca teyit edilmemiş içerikleri haber kaynağı olarak kullanmaktan kaçınmaya, sahte yazışmaların gerçek soruşturmayla ilişkilendirildiği yayınları düzeltmeye davet ediyor; Basın Kanunu'nun 14. maddesi ve ilgili mevzuat kapsamındaki tekzip ve düzeltme haklarımızın saklı olduğunu, sahte içerikleri üreten ve yayan kişi/kişilere yönelik soruşturmanın etkin biçimde sürdürülmesini talep ettiğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
İlkay ÇİÇEK
vekili
Av. Atalay AKSAY




