Eksik dişlerin yerine çene kemiğine yerleştirilen dental implantların, komşu dişlere zarar vermediği ve bazı durumlarda kemik erimesini de önleyebildiği belirtiliyor. Uzmanlar, implant tedavisinde yaş sınırının bulunmadığını vurgularken, en kritik unsurun hastanın genel sağlık durumu olduğunu ifade ediyor.
Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, implant tedavisinin kimlere uygulanabileceği, avantajları ve başarı oranına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Komşu dişler korunmuş oluyor”
Dental implantların, eksik dişlerin yerine çoğunlukla titanyumdan üretilen ve çene kemiğine yerleştirilen vidalar olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, süreci şöyle anlattı:
“Bu vidaların üzerine yapılan protetik rehabilitasyonla birlikte hastaların eksik dişleri tamamlanabiliyor.”
Köprü tedavilerine kıyasla implantın önemli bir avantaj sunduğunu belirten Altop, şu ifadeleri kullandı:
“Diş eksikliği tedavilerinde implant uygulandığında, köprü tedavilerinde olduğu gibi yandaki dişlerin küçültülmek durumunda kalınmıyor. Komşu dişler korunmuş oluyor. Bunun dışında, diş eksikliği sebebiyle hareketli (takma) protez kullanan hastalar implant tedavisi ile birlikte sabit protez kullanabiliyor. Ya da hareketli protez kullanan ama protezleri ağzında çok fazla oynayan hastalarda implant desteği ile birlikte protezlerin tutuculuğu artıyor. Aynı zamanda dental implantlar, normal dişlerde olduğu gibi çene kemiğine kuvvet iletebildikleri için kemik erimesini de durdurabiliyor.”
“İmplant tedavisi için üst yaş limiti yoktur”
İmplant uygulamasında yaş sınırının bulunmadığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, tedaviye uygunluk kriterini şu sözlerle açıkladı:
“Çene gelişimimiz genel olarak 17-18 yaşlarında tamamlanır. İmplant tedavisi için herhangi bir üst yaş limiti yoktur; sadece hastaların sistemik durumunun buna uygun olması gerekir.”
Altop, implantların uzun ömürlü olduğuna da dikkat çekerek şu bilgileri paylaştı:
“Düzenli hekim kontrolü ve iyi bir ağız hijyeni ile birlikte son derece uzun yıllar hastalara hizmet edebilir. Sağ kalım ömrü ortalama olarak 15-20 yıl diyebiliriz. Yapılan cerrahinin başarı oranı da yüzde 98'dir.”
Diyabet ve tansiyon hastalarına uygunluk
Sigara kullanımı ve kötü ağız hijyeninin implant başarısını olumsuz etkileyebileceğini belirten Altop, bu durumun tek başına engel olmadığını ifade etti:
“Böyle durumlarda hastaların sigarayı bırakması, en azından azaltması beklenir. Ancak sigara kullanımı, tek başına implant yapılması için bir engel teşkil etmez.”
Sistemik hastalıklara da değinen Altop, diyabet ve tansiyon hastalarının uygun koşullarda tedavi olabileceğini söyledi:
“Kontrol altında olduğu sürece hem diyabet (şeker) hastalarında hem de tansiyon hastalarında implant tedavileri yapılabilir. Bu tarz durumlarda hastaların kendi doktorlarından konsültasyon istenerek tedavi güvenle sürdürülür.”
Son olarak tedavi planlamasına ilişkin bilgi veren Altop, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Dişlerin çekiminden hemen sonra implant yapılmasına karar verirken; mevcut dişlerin durumu, kemiğin hacmi, hastanın beklentisi ve hekimin görüşü önemlidir. Uygun olan bazı vakalarda, aynı seansta hem çekim hem de implant bir arada yapılabilir.”




