Deri kanseri, dünya genelinde en sık görülen kanser türleri arasında yer alırken, erken dönemde teşhis edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksek hastalıklar arasında bulunuyor. Ancak toplumda, deri kanserinin yalnızca benlerden kaynaklandığı yönündeki yaygın inanışın doğru olmadığına dikkat çekiliyor. İyileşmeyen yaralar, kabuklanan lezyonlar, uzun süre geçmeyen kızarıklıklar ve sonradan ortaya çıkan cilt oluşumları da hastalığın ilk belirtileri arasında yer alabiliyor.
Liv Hospital Ulus Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ömer Gezdur, deri kanserinin belirtileri, risk faktörleri ve erken tanının önemi hakkında açıklamalarda bulundu.
"Deri kanseri her zaman bir ben olarak başlamaz"
Uzm. Dr. Ömer Gezdur, "Kontrolsüz güneş maruziyeti, ultraviyole (UV) ışınları, solaryum kullanımı, açık ten yapısı, ileri yaş ve genetik yatkınlık deri kanseri riskini artıran en önemli faktörler arasında yer alıyor. Toplumda deri kanserinin yalnızca koyu renkli benlerden geliştiği düşünülse de bu doğru değildir. Deri kanserleri farklı klinik özellikler gösterir ve her biri farklı belirtilerle ortaya çıkabilir. Bu nedenle ciltte oluşan her yeni değişikliğin dikkatle değerlendirilmesi gerekir" dedi.
Kanser öncesi lezyonlara dikkat
Geçmişte yoğun güneş ışığına maruz kalan kişilerde görülebilen Aktinik Keratoz adı verilen lezyonların önemine değinen Gezdur, bu oluşumların henüz kanser olmadığını ancak yassı hücreli deri kanserine dönüşme riski taşıdığını belirtti.
"Kanser öncesi dönem gözden kaçmamalı"
Uzm. Dr. Ömer Gezdur, "Özellikle açık tenli, renkli gözlü ve yaşamı boyunca yoğun güneşe maruz kalmış kişilerde; yüz, el sırtı ve saçsız kafa derisinde görülen sert, pürüzlü ve zımpara hissi veren kızarık alanlar Aktinik Keratoz olarak adlandırılır. Bunlar henüz kanser değildir ancak yassı hücreli deri kanserine dönüşme potansiyeli taşıyan prekanseröz lezyonlardır. Bu dönemde uygulanacak basit dermatolojik tedavilerle kanser gelişimi büyük ölçüde önlenebilir" ifadelerini kullandı.
En sık görülen üç deri kanseri
Bazal Hücreli Karsinom (BCC)
Deri kanserlerinin yaklaşık yüzde 80'ini oluşturan Bazal Hücreli Karsinomun en sık yüz, burun, kulak, boyun ve saçlı deri gibi güneşe yoğun maruz kalan bölgelerde görüldüğünü belirten Gezdur, bu kanser türünün genellikle inci görünümünde parlak pembe bir kabarıklık, ortası hafif çökük iyileşmeyen yara ya da ince damarların görüldüğü küçük lezyonlar şeklinde ortaya çıktığını söyledi. Uzak organlara yayılma riskinin düşük olduğunu ancak tedavi edilmediğinde çevredeki doku, kıkırdak ve kemik yapılarına zarar verebildiğini ifade etti.
Yassı Hücreli Karsinom (SCC)
İkinci sıklıkta görülen deri kanseri türü olan Yassı Hücreli Karsinomun ise daha çok dudak, kulak, saçsız kafa derisi ve el sırtında geliştiğini aktaran Gezdur, bu tümörün üzeri pullanan, sert, kabuklanan, kolay kanayan ya da siğil benzeri görünüme sahip lezyonlar şeklinde görülebileceğini belirtti. Bazal hücreli karsinoma göre daha agresif seyredebilen bu kanser türünün, tedavi edilmediğinde bölgesel lenf bezlerine yayılma riski taşıdığına dikkat çekti.
Melanom
Melanomun deri kanserleri arasında daha az görülmesine rağmen en agresif tür olduğuna işaret eden Gezdur, mevcut bir ben üzerinde gelişebileceği gibi daha önce normal görünen ciltte yeni oluşan koyu renkli bir leke şeklinde de ortaya çıkabileceğini söyledi. Asimetrik yapı, düzensiz sınırlar, birden fazla renk tonu ve zaman içinde hızla değişim göstermesinin melanom açısından önemli uyarı işaretleri olduğunu belirten Gezdur, erken tanının yaşam süresi ve tedavi başarısını doğrudan etkilediğini vurguladı.
"Ben muayenesinde ABCDE kuralını unutmayın"
Her bireyin ayda bir kez kendi cildini kontrol etmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Ömer Gezdur, benlerde görülen bazı değişikliklerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.
Gezdur, "A (Asimetri): Benin iki yarısının birbirine benzememesi. B (Border/Sınır): Kenarların düzensiz, girintili veya belirsiz olması. C (Color/Renk): Aynı ben içerisinde kahverengi, siyah, gri, kırmızı veya mavi gibi farklı renklerin bulunması. D (Diameter/Çap): Çapın yaklaşık 6 milimetreden büyük olması. E (Evolution/Değişim): Benin büyümesi, renk değiştirmesi, kalınlaşması, kaşınması veya kanamaya başlaması" ifadeleriyle ABCDE kuralını anlattı.
"Dört haftadan uzun süren yaralar ihmal edilmemeli"
Erken teşhis sayesinde deri kanserlerinin büyük bölümünün tamamen tedavi edilebildiğini vurgulayan Uzm. Dr. Ömer Gezdur, "Özellikle yüz ve güneşe maruz kalan bölgelerde ortaya çıkan, dört haftadan uzun süredir iyileşmeyen, kabuklanan, zaman zaman kanayan ya da giderek büyüyen her cilt lezyonu mutlaka dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Yılda bir kez yapılacak dermoskopik cilt muayenesi, deri kanserinin henüz erken evrede tespit edilmesini sağlayan en etkili yöntemlerden biridir. Erken teşhis yalnızca tedavi başarısını artırmakla kalmaz, hastaların yaşam kalitesini de korur" dedi.
Gezdur ayrıca, "Cildinizde fark ettiğiniz her değişiklik masum olmayabilir. Düzenli dermatolojik muayene, deri kanserine karşı en güçlü koruyucu yaklaşımdır" uyarısında bulundu.




